Ülkemizin yetiştirdiği saygın hukukçu ve siyasetçilerden birisi Ertuğrul Yalçınbayır. 3 Kasım 2002 seçimlerinde AKP’den Bursa milletvekili seçilmiş, Abdullah Gül’ün başbakanlığında kurulan 58. Hükümette başbakan yardımcısı olmuştu. Yalçınbayır AKP’nin programını hazırlayan isimlerin de başında geliyordu.

Ne var ki partinin ilk hükümet döneminden sonra programındaki ilkelerle taban tabana zıt uygulamalar yapıldığını gören Yalçınbayır siyaseten kendisini geri çekmiş, ancak ağabey olarak gördüğü yanlışlar konusunda uyarılarını yapmaktan da geri durmamıştı. Tabii anlayıp dinleyene...

Yalçınbayır, YSK’nın İstanbul seçimlerini iptal etmesinin ardından ortaya çıkan garabetle ilgili bir yazı yazdı. Yazıyı bana da gönderdi. Uzun olduğu için yazının tamamını aktaramıyorum, ancak ilgili bölümünü alıntılayabiliyorum:

“YSK yedi asıl ve dört yedek üyeden oluşmaktadır. YSK’nın tam kadro toplandığı haller: Başkan ve Başkan Vekili seçimi ve yedek üyelerin ad çekme ile belirlenmiştir. Anayasa’da ve kanunlarda YSK’nın toplantı ve karar verme yeter sayıları ve usulü hakkında başkaca hüküm yoktur. YSK öteden beri asıl üyelerle toplanır ve karar alırken bilmediğimiz bir tarihte ve şrkilde yedek üyelerin toplantıya ve oylamaya katılmalarıyla kararlar almaya başlamıştır. YSK’nın Anayasal ve yasal dayanağı olmayan toplantı ve karar düzenleyen ve uygulayan işlemi adı ne olursa olsun , ister ilke, teamül, prensip, uygulama yok hükmündedir. Hukuk aleminde sonuç doğurmaz. Anayasa’ya aykırılığın sürmesi düşünülemez.

YSK’nın kararını bütün unsurlarıyla bilmek ve hak aramayı ona göre kullanmak gerekir. YSK’nın soyut olarak verdiği karar YSK’nın toplantı ve karar verme usulü hakkında genel düzenleme yapılmasına dair bir idari karardır. YSK’nın idari kararına karşı baş vurulacak yol Anayasa Mahkemesi 125’e göre idari yargı yoludur. YSK’nın apaçık Anayasa’ya ve yasalara aykırı işlem yapma yetkisi yoktur.

Yetki unsuru bakımından kararın yokluğunu tespit idari yargının işidir. Davanın davacısı seçmenlerdir, seçme ve seçilme hakkı ihlal edilenlerdir. Davalı YSK’dır. İdari davanın yanı sıra Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılabilir. Ayrıca ceza davası da düşünülebilir.

Yokluğun tespiti Anayasal yargının, idari yargının ve kamunun vicdanının işidir. Bu yollar denenerek hukuk yoluyla demokrasiye ulaşılır. Hukuksuz demokrasiden yana olunamaz. Haksız oy teminini kurumsallaştıran anlayış demokrasiyi yozlaştırır.

YSK’nın işlemi iyi yönetim görevinin ve iyi yönetimin güvencesi altındaki hakların ihlalidir. Öteden beri seçme, seçilme, iyi yönetim hak ve ödevlerinin ihlallerinin kurumsallaşması karşısında TBMM’de bir Araştırma Komisyonu kurulmasına ihtiyaç var. Yasamanın, yürütmenin , yargının , basının , kamunun, kamuoyunun, devletin başından itibaren tüm kurul ve kurumlarının her bir hak ve ödev bakımından durumlarını tespit etmek, ölçme, değerlendirme ve alınması gereken önlemleri belirlemek, bu doğrultuda düzenleme yaparak uygulamamız halinde iyi yönetime, insan onuruna, hukuka ve barışa hizmet ederiz.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.