banner87
Bu köşede birkaç kez yazıp deklare ettik…
Yurt Gazetesi, muhalif bir gazetedir.
Gücünü okurlarından alır ve bu sayede de editoryal bağımsızlığını korur.
Bu bir iddia değil, bizim açımızdan kesin ve somut bir durumdur: Yurt Gazetesi bugün Türkiye’de editoryal bağımsızlığı en yüksek gazetedir.
Doğru bildiğini, okurlarının ve kamuoyunun bilmesi gerektiğine inandığı doğruları hiç çekinmeden, sakınmadan, kalemini titretmeden yazar.
Bizde patronaj baskısı yoktur. Aksine patronajın “ama” dediği haberler Yurt’ta daha bir değerlidir ve bu doğrultuda sayfalarımızda gerektiği gibi yerini alır. Yurt’ta “Alo Fatih…” telefonlarının bir hükmü yoktur…
Bayram değil, seyran değil… Bu serzeniş neden, diyebilirsiniz… Bugünkü kelamımız da ona dair zaten…
Daha doğrusu dün Yurt Gazetesi’nin sürmanşetinde yer alan “Bırak, git” haberi…
Bu haber nedeniyle dün birçok dostumuz, arkadaşımız, gazetecilik ve siyaset zemininde bir dönem yan yana bulunduğumuz birçok kişi sağ olsunlar desteklerini, alkışlarını da eleştirilerini de eksik etmediler… Hepsini, “düşüncelerini özgürce ifade edebilme haklarına” saygıdan ötürü sonuna kadar dinledik ve not ettik…
1 Kasım sürecinde, tüm baskı ve engellemelere rağmen öz kaynaklarıyla yol alan, okuyucularının desteğinin dışında hiçbir geliri ve dayanağı olmayan, resmi ya da özel ilan gelirleri engellenen, tırpanlanan, haksızlığa uğrayan bir muhalif yayın oldu Yurt Gazetesi…
Buna rağmen, editoryal bağımsızlığımızı ve habercilik refleksimizi zedelemeden Türkiye’ye dayatılan zoraki seçim sürecini ayağı yere basan muhalif çizgideki bir yayın politikasıyla izleyip, okurlarımıza sunduk.
Yurt Gazetesi olaylara muhalif, hatta agresif bakar. Ama adaletli bakar. İddialara karşı, muhataplarına mutlaka mikrofon tutar.
Bugüne kadar bu ilkelerden geri adım atmadık, bundan sonra da atmayacağız. Bu duruşumuz aynı kararlılıkla sürecek. Haksızlıklara karşı susmayacağız. Yolsuzluklara, adam kayırmalara, hukuksuzluklara göz yummayacağız. İster AKP, ister CHP ister MHP ister HDP olsun…
Çünkü Yurt, Türkiye’nin gazetesidir. Kimsesizlerin kimsesidir. ‘Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır’ prensibini var gücüyle savunan gazetedir.
Biz bugüne kadar yaptığımız gibi muhalif yayın yapma hakkımızı kullanmaya devam edeceğiz. Biz kavga etmeden, haksızlık etmeden, yapılanları küçümsemeden ama yanlışları da eleştirerek, fikri katkımızı sunuyoruz. Sunmaya da devam edeceğiz. Tabi ki gerçekleri savunarak, iftiradan uzak, ezilenin yanında durarak…
İstanbul’da Ankara’da, Antalya’da, Mersin’de Muğla’da Şişli’de, Beyoğlu’nda, Fatih’te, Büyükçekmece’de, Küçükçekmece’de, Çankaya’da, Kadıköy’de, Ümraniye’de, Beşiktaş’ta ve diğerlerinde neler oluyor, neler bitiyor farkındayız. Hepsini biliyoruz ve yakından izliyoruz...
Biz, yandaş-candaş medya (ya da havuz medyası) gibi sadece başkasının kapısına bakmıyoruz. Sadece karşı evin önünde olan bitenleri görmüyoruz.
Biz gazeteciliğimizin gereği olarak, kendi evimizin önüne de, sokağımıza da bakıyoruz. Daha titiz ve daha rasyonel olarak, doğruyu bulmak adına eleştirerek...
Bizim tek kaygımız daha çok okuyucuya ulaşmaktır, layık olduğumuz tiraja ulaşmaktır. Övünmek gibi olmasın, elinizdeki gazete iyi ve başarılı bir gazetedir. Bize sonsuz destek veren, Yurt Yayın Grubunu sadece öz kaynakla bu noktaya getiren Durdu Özbolat’a da teşekkür borcumuz vardır.
Yurt Gazetesi, başka zeminler gibi önce muhalif medya gücünü ‘pazara sürüp’ destek kesilince de CHP’nin kurumsal kimliğine muhalefet etmez.   

Bunları niye yazdım?
Tüm genel başkan adayları dâhil, her farklı sese, muhalif her sese gereken değeri ve yeri veriyorum gazetemde.

Bugüne dek yaptığımız gibi… Adaletli ve tavizsiz.
Her ne kadar bu gazetenin imtiyaz sahibi ve yönetim kurulu başkanı olsa da aynı zamanda CHP Parti Meclisi Üyesi olan Durdu Özbolat kendince doğru sebeplerden dolayı muhalif bir duruş sergileme, tavır takınma ve eyleme geçme kararı almıştır.
Ayağı yere basan, karalama ve iftira içermeyen her muhalif sese sayfalarımızı açtığımız gibi; Muharrem İnce, Umut Oran, Mustafa Balbay, Ümit Kocasakal’a yaptığımız gibi;
CHP içinde önemli bir yeri, ağırlığı, zemini ve destekçisi olan Durdu Özbolat’a yaptığımız da budur… Takdir CHP delegesinindir, örgütündür…
Yazılarımızda, 1 Kasım seçimleri, sonucu ne olursa olsun Türkiye için milat olacaktır. Bu milat bizim için de geçerlidir. Herkes evinin önünü temizlesin, demiştik.
Çankaya ve Alper Taşdelen’den sonra Bakırköy ve Bülent Kerimoğlu’nu soranlara…
Biz başladık işte...
Yarası olanlar gocunsun, sırasını beklesin…
Durum budur;
Okurlarımızın takdirine sunulur…
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.