banner87

Getiriliş gerekçesi ile ilgisi olmayan alanlara yayılan ve ne zaman sonlandırılacağı belli olmayan OHAL bugünkü haliyle, bazı uygulamalarda sadece insanların haksız yere canını  yakmakla ve yaşamlarını karartmakla kalmıyor. Halkımızı bölerek ve ilerisi için çoğu zaman umutsuzluğa sürükleyerek ülkeyi de belirsiz bir akıbete doğru sürüklüyor.

 

Muhtelif sektörlerde binlerce, on binlerce kamu çalışanı görevlerinden alındığı gibi, halen işinin başında olanlar da başlarına ne zaman ne geleceğinden kuşku duymanın emin olamamanın huzursuzluğunu yaşıyor. Bu sürecin insan hakkı ile ilgili boyutu olduğu gibi, kamu hizmetlerinin niteliğiyle ilgili boyutu da bulunuyor.

 

Devlet kesiminden ihraçların ve bazı kurumlar üzerindeki baskıların toplum vicdanında aklanabilmesi için ilgili kişinin ya da kurumun hukuk ve adalet sistemine dayalı olarak aleni şekilde suçlanması ve suçun kanıtlanması gerekir.

 

OHAL yönetim biçimi ülkeyi karartma değil, tam tersi bazı tehlikelerden koruma sistemi olacaksa, keyfilikten uzak ve hukuka ve adalete uygun davranılarak sistemin adaletli davranması zorunlu ve kaçınılmazdır.

 

Bunu sağlamanın toplum vicdanını rahatlatılmasının temel dayanağı, suçlayıcı kanıtların detaylı araştırmayla toplanması ve kamu erkinin zanlının hem savcısı hem de avukatı rolünü üstlenmesini koşulunun sağlanmasıdır. 

 

İktidarın başlattığı 'ihbar' mekanizması genel ahlak çürümesi yanında, devlete olan güvenin de sarsılmasına sebep olabilmektedir. Bir müddet önce başbakanlık gerekçesi ile imzasız ihbarın geçerli olmayacağı tebliği, o döneme kadar bu tür ihbarların yapıldığı ve kamu kararlarında dikkate alındığının delili olarak, devlet yönetiminin çok ciddi hatası olarak görülmelidir.

 

İktidar ihbar mekanizmasıyla ile mücadele ettiğini ileri sürerken, yaptığı uygulama ile aslında FETÖ grubuna çok önemli bir olanak sağlamaktadır. Böylesi uygulamada, suçlanan FETÖ grubu rengini belli etmeden ilgisiz ihbarlarda bulunarak, iktidarın suçladığı kesimi genişletip çeşitlendirerek kendisine yandaş edinme yoluna gidebileceği gibi, yürütülen mücadeleyi de hukuksuz ve adaletsiz kanaatini güçlendirebilir.

 

Devlet yönetiminden on binlerce çalışanın ihracı, ister istemez, insanın aklına yönetim kademesinde çok yoğun ve hiçbir şekilde meşru görülemeyecek kadrolaşmanın gerçekleştirdiği düşüncesini oluşturuyor. Ülkemiz tarihinde daha öncede bu tür vakalar yaşanmışlıklar olduğu görülmüştür. Dönemin iktidar partisinin sahte taraftar kazanma hırsı ile binlerce hatta belki de hiç olmayan insanları bölerek vatan cephesi ne kaydederek ve bu listeleri akşam haber bülteninden sonra radyoda okutarak, halkın partiye teveccühü ve katılımını göstermek yoluna gitmişti. Bu sürecin ülkeye bir yararı olmadığı gibi, partiye de çok büyük zararı olmuştu.

 

Son operasyonlarla devlet kadroların AKP’lileştirildiğinin aksi iddia edilemeyeceği gibi, bunu engelleyecek bir yöntem de maalesef bulunmamaktadır. Bu durum, devlet işlerinin ehline terk edilmesi kuralı ile çelişkili, hatta çatışmalı olduğu ortadadır. İşlerin ehline verilmemesi kadar, iktidar partisi taraftarlarınca ve partizan zihniyetle işgal edilmesi de hem işlerin verimli görülmesi önünde bir engel oluşturur hem de toplumsal güveni sarsar.

 

Kısacası, bu durum, mülkün temeli olarak görülen adaletin gerçekleştirilmediği kanısını yaygınlaştırır.

 

Hukukun ve adaletin demokratik toplumsal yönetimin ortadan kalktığı böylesi uygulamalarda toplumun zorla kalıba sokulmasının hukuki kılıfı olabilecek yeni anayasa çalışmalarından kaçınılması ve bu dayatmada siyasi partilerin ileride çok büyük töhmet altına girecekleri şekilde AKP ile iş birliği içine girmemesi ülkenin selameti için zaruridir.

 

Ekonomi ve siyaset alanında tozun dumana karışmış görüntüsünü toplumun başına salan siyasi yapılanmayı odağa koyup, toplumsal siyasi kararımızda artık daha aklıselimle davranma zamanı gelmiş ve geçmektedir!

 

Ülkemizin durumu ortada…

 

Tüm YURT severler demokratik cumhuriyetçi birleşmeyi sağlamalı bir şekilde!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.