Türkiye daha öncekilerden farklı bir seçime doğru gidiyor. İşsizlikle boğuşan, sağlık, eğitim, ulaşım hakkı gibi temel insan haklarını kullanamayan yurttaşlar, belediyecilik yarışını değil sorunlarının çözümünü oylamaya hazırlanıyor.

Yapılan saha araştırmalarında, daha öncekilerin aksine yurttaşların ‘Türkiye’nin birinci sorunu’ olarak ‘terör’ü değil ‘ekonomi’yi gösterdiği ortaya çıkıyor. Sorunun ne kadar yakıcı olduğunu, iktidarın yerel seçim yatırımı olarak açtığını itiraf ettiği ucuz sebze satış noktaları da doğruluyor zaten.

Cebi boşalan yurttaşın tenceresi de kaynamıyor. Aydınlıkla, bilimle, üretimle, dinamizmle anılması gereken gençlik, bugün işsizlikle anılıyor.

Ülkede işçinin maaşı haricinde her kaleme günaşırı zam geliyor. İşçiler hakkını alamıyor, çiftçi kan ağlıyor. Sokağa çıkıp mikrofon uzatıldığında borçsuz bir yurttaş bulunamıyor. Her on yurttaştan dokuzu bankalara borçlu.

Yine yapılan araştırmalar, ‘Ak’ iktidar yıllarında yurttaşların adalete duyduğu güvenin zayıfladığını yazıyor. Hakkını aramak isteyen yurttaş, adliye kapısından geri dönüyor, çünkü cebinde dava harcını karşılayabilecek parası dahi yok.

Cumhurbaşkanlığı, Diyanet İşleri başta olmak üzere, devlet kurumlarının bütçeleri her yıl katlanırken, Ulaştırma Bakanlığı aylık 37 bin liraya ultra lüks makam aracı kiralarken, halka hizmet götürmekle görevli AKP’li belediyeler adı duyulmamış reklam şirketi ve medya organlarına her ay onbinlerce liralık faturalar keserken; bu ülkenin çocukları kaloriferi yanmayan okullarda eğitim görmek zorunda bırakılıyor.

İşsizlik, gelecek kaygısı yaşayan yurttaşların çoğunluğu genç yaşta. Son yıllarda çığ gibi artan beyin göçüne en çok dahil olanlar da onlar. Ülkenin kendisini yetiştirmiş, üniversitelerden mezun olmuş gençleri, kurtuluşu yurtdışına gitmek, orada çalışmak ve yaşamakta buluyor.

Peki, yurttaşlar ne istiyor?

İşte yerel seçimlere kilitlendiği sanılan Türkiye’nin asıl gerçekleri…

İŞSİZLİK YÜZDE 20’DE!
İşsizlik Türkiye’de, özellikle de gençliğin en yakıcı sorunu. Yapılan araştırmalar İşsizlik Sigortası Fonu’nun keyfi kullanımına dayalı devasa teşviklerle yürütülen istihdam seferliğinin de işe yaramadığını ve krizin vahim sonuçlarından biri olan işsizlik patlamasının yaşandığı gerçeğini ortaya çıkarıyor.

Sanayi üretimindeki daralma daha fazla işsizliğin habercisi. Kasım 2018’de sanayi üretimi bir önceki yılın kasım ayına göre yüzde 6,5 oranında azaldı.

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi'nin (DİSK-AR) hesaplamaları, Ekim, Kasım ve Aralık aylarını içeren Kasım döneminde geniş tanımlı işsizliğin yüzde 19.3 düzeyinde olduğunu gösterdi.

DİSK-AR’ın, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), İ̇ŞKUR, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler (AÇSHB) verilerine dayanarak yaptığı hesaplamalara açıkladığı İşsizlik ve İstihdam Raporu‘na göre, Kasım döneminde geniş tanımlı işsiz sayısı 6 milyon 646 bin kişi, yani yüzde 19.3 oldu.

DİSK-Ar’ın raporunda, son bir yılda işsiz sayısı 700 binden fazla artarken, Ağustos-Kasım 2018 döneminde istihdam bir milyon kişi azaldığı belirtildi.

İŞKUR verilerine göre Ocak 2019’da işsizlik ödeneği başvurularında rekor başvuru yaşandı. Başvuru sayısı Ocak 2018’de 145 bin iken yüzde 77 artarak Ocak 2019’da 257 bini aştı. Aylık toplam işsizlik ödeneği alanların sayısı Ocak 2018’de 439 bin iken yüzde 50 artarak Aralık 2018’de 655 bine yükseldi. İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı 2018 Ocak ayında 2.4 milyon iken, Ocak 2019’da 3.8 milyona yaklaştı.

Ne eğitimde ne istihdam olan gençlerin oranı ise yüzde 24.3 oldu.

KRİZİN FATURASI HALKA
Ekonomik durgunluğun ve küçülmenin, yüksek enflasyon ve yüksek işsizliğin birlikte görüldüğü 2018 krizinin etkilerinin uzun vadeli olacağı ve krizden çıkışın zaman alacağı raporlanıyor. Bir yandan tırmanan fiyatlar diğer yandan tırmanan işsizlik ve geçim şartlarının zorlaşması krizin emekçi halk için ağır sonuçlar doğuracağını gösteriyor.

Krizin en çarpıcı sonucu ekonomik büyümedeki yavaşlama oldu. . Gayri Safi Yurtiçi Hasıla 2017’nin üçüncü çeyreğinde yüzde 11,5 oranında artarken 2018’in üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre sadece yüzde 1,6 arttı.

Ekonomik kriz Türkiye’yi OECD ülkeleri içinde tüketici fiyatlarının en yüksek olduğu ülke haline getirdi. Türkiye OECD ortalamasının 8,5 katı, AB ortalamasının 12 katı enflasyona sahip hale geldi. 2018’de ana harcama grupları arasında gıda enflasyonu yüzde 31, ev eşyası yüzde 29 oranında arttı.

2018’de elektrik ve doğalgaz fiyatlarındaki artış ortalama enflasyonun çok üzerinde gerçekleşti. TÜİK’e göre elektrik fiyatları 2018 yılında yüzde 45 oranında arttı. Doğalgaz fiyatlarındaki artış ise yüzde 31 oranında gerçekleşti.

ADALETE GÜVEN(SİZLİK)
AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığı döneminde yargılandığı AKBİL davasında beraatine karar veren hakim, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, 2016’da yaptığı bir konuşmada "Geçmişte yargıya güven yüzde 70 idi, şimdi yüzde 30'lara düştü” demişti.

Aynı Cirit Cirit, Saray’da yapılan 2018-2019 Adli Yılı açılışında “Hepimizin bildiği üzere, mahkemelere ve adalet kurumlarına ülkemizde duyulan güven arzulanan seviyede değildir” dedi. Kimi araştırmalar bu oranın yüzde 80’e vardığını ortaya koyuyor.

EĞİTİM EŞİTSİZ VE KALİTESİZ
Türkiye zorunlu eğitimde ders saatlerinin en az olduğu ülkeler arasında bulunuyor.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’ne (OECD) üye ülkelerle ilgili 2018 eğitim raporuna göre, üye ülkelerde zorunlu eğitimde ortalama ders süresi 7 bin 533 saat. Zorunlu eğitimde ders saatlerinin en az olduğu ülke ise 5 bin 940 saat ile Macaristan.

Letonya 6 bin saat ile ikinci sırada yer alırken, 6 bin saatin çok az bir üstünde bir rakamla Polonya ve Türkiye bu klasmanda 3. ve 4. sırayı alıyor.

Zorunlu eğitimde en fazla ders süresinin olduğu ülke 11 bin saat ile Avustralya. Bu ülkeyi 10960 saat ile Danimarka izliyor.

OECD raporuna göre, 2015 rakamları temel alındığında Gayri Safi Yurt İçi Hasılaya (GSYH) göre ilk orta, orta üstü eğitim kurumlarına toplamda en fazla yatırım yapan ülke Norveç. Bu listede ise yüzde 3 ile Türkiye son sıralarda yer alıyor.

OECD'de ilk, orta, ortaüstü ile birlikte üniversite eğitimi de dahil edildiğinde GSMH oranına göre en fazla yatırım yapan ülkeler arasında Türkiye yer almıyor bile.

BEYİN GÖÇÜ PATLADI
Türkiye’nin adı son 17 yılda artan bir şekilde ‘beyin göçü’ raporlarında geçiyor. CHP Bilim Platformu’nun Kasım 2018’de “AKP’nin yol açtığı büyük beyin göçü” başlığıyla hazırladığı raporda AKP iktidarında yurtdışına göç eden yurttaşların sayısında büyük bir artışın olduğu belirtildi.

Rapora göre, yurtdışına göç eden yurttaşlarımın sayısı bir yılda yüzde 63 arttı. 2016’da yurtdışına göç eden yurttaşların sayısı 69 bin 326 iken, bu sayı 2017’de yüzde 63’lük bir artışla 113 bin 326 oldu.

Yurtdışına göç eden her beş kişiden ikisi 20-34 yaş aralığında. Yurtdışına göç edenler arasında eğitimliler ve kentliler geniş yer tutuyor. Örneğin 2016 yılında yurtdışında çalışmaya giden 24 bine yakın kişinin binden fazlası mühendis.


Editörün notu: DİSK-AR, TÜİK, CHP ve OECD verilerinden yararlanılarak hazırlanmıştır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gereksiz 2019-02-16 13:07:08

Yeni Türkiye‘de hayaller bitti, şimdi gerçeklerin zamanı geldi. Anlayın artık, bırakın masalları, pembe tabloları , algı operasyonlarını bırakın artık. Asgari ücret eridi, maaşlar eridi, bizi açlıkla imtihan etmeyin. Yazıktır günahtır Şunu da bilin ki her iki cihanda da hesabı sorulacak. Elbette bu ekonomik kriz, yükselen eflasyon ve işsizlik rakamları sandığa yansıyacak. Her ne kadar masallar, pembe tablolar ve algı operasyonları bir yere kadar. İNSAF YAHU

Avatar
Gereksiz 2019-02-16 13:08:06

Vatandaşın gündemi : Ekonomik kriz, yükselen eflasyon ve işsizlik rakamları Cumhur ittifakının gündemi : Beka sorunu yaratmak, vatandaşlar arası ayrışma oluşturmak, gerilim startejisi ile beslenmek, muhaliflere hareket etmek ve ceza yağdırmak, gölgesi ile savaşmak, vatandaşın yaşadığı ve gideremedikleri her sorunu bir veya birkaç mihraka yıkmak,kendini aklamaya çalışmak. Akkoyunları ve akkurtları masallarla uyutmak

Avatar
Muhalif 2019-02-16 13:45:31

Vatandaş sorana göre cevap, yani nabza göre şerbet verir. Bugün temel sorun işsizlik ve ekonominin düzeltilmesi derken, yarın iktidar yanlısı bir medya sorsun yeni cami ve kuran kurslarının açılması, umre ve hac ziyaretlerine devletçe teşvik verilmesini talep eder. Soruları kimin sorduğuna bakar.

Avatar
Yolcu 2019-02-16 23:28:12

VATANDAŞ BU HER YASAYI ÇIKARAN HÜKÜMETTEN. KIDEM TAZMİNATI DEVLETTE BİRİKEN YASASI ÇIKARSIN. HEMEN SEÇİMDEN ÖNCE. ÇIKARAMAZLAR PATRONLARDAN KORKUYORLAR

Avatar
ERDO 2019-02-17 07:04:20

Gitmesini

Avatar
TÜRK ULUSU 2019-02-17 07:08:23

Bilal veletin sabahlara kadar SIFIRLAYIPDA bitiremediği TÜRK ULUSUNUN vergileri OLAN MİLYONLACA ,DOLAR VE AVROLARI GERİ İSTİYOR

Avatar
NEREYE GİTDİĞİ BİLİNMEYEN ÖRTÜLÜ ÖDENEĞİNİN HESABINI 2019-02-17 07:13:27

Vergilerimizden tayyibin giderleri için nere harcandığını bilmediğimiz ÖRTÜLÜ ÖDENEĞİN HESABINI