banner87
Yine beklenen oldu.

Zarrab yakayı ele verdi. Hem de en güvendiği ülke olan ABD'de de. Son dönemlerde mallarını satıp daha güvenli bir ülke arıyordu.

Yazık oldu çocuğa..!

Zarrab ABD'ye yerleşip orada kalmayı planlarken, cezaevine girdi. Hatta bir süre sonra paketlenip İran'a teslim edilebilir. 30 yaşında dünyanın en zengin adamlarından birisi olan Zarrab'ı acaba parası kurtarabilir mi? Onu göreceğiz.

Yine dünyanın en hızlı zengin adamlarının başında olan Babek Zencani, İran'da idam cezası aldı. Oysa Zarrab Türkiye'de bakanların kapısının önüne yattığı, başbakanların özel korumaya aldığı bir adamdı. Neden Türkiye dışında başka bir ülke arayışına girmişti?

Ona da ileride değineceğiz.

İran ile ABD yakınlaşması öyle 'pat diye' pas geçilecek bir olay değil.

Bunu Türkiye'nin iyi okuması lazım. Bu 70 yıldır iç içe olduğu ve müttefiki ABD için belki olmayabilir. Ama İran'ı çok iyi tahlil etmesi lazım. İran 3 bin yıldır sınırları değişmemiş, Fars kültüründen gelen dünyanın en diplomatik ülkelerinin başında geliyor.

ABD'yi bile diplomasi ile dize getirmiş, 38 yıldır süren ambargo ve savaşlara rağmen ayakta kalan, nükleer santral yapan, güdümlü füze yapabilen, uzaya uydu fırlatabilen, kendi otomobilini yapan, tarım, hayvancılık ve sanayide kendisine fazlasıyla yetebilen bir ülke.

100 yıl önce dünyanın en büyük havalimanını yapabilen, yine dünyanın ikinci doğalgaz, dördüncü petrol üreten ve 300 yıllık rezervleri olan, ülkesinde bir günde dört mevsimi yaşayan, dış borcu olmayan 2 trilyon dolarlık altın-döviz rezervi olan bir ülke.

Nüfusunun yüzde 45'i Azer'i Türk'ü, inanç olarak da yüzde 90'ı Şii bir ülke.

Ve ülkemizin binlerce yıllık komşusu.

Suriye Savaşına kadar da Türkiye ile ilişkisi gayet iyi olan İran, şimdilerde AKP iktidarı ile büyük sorun yaşıyor. Nedeni; bizim saçma sapan ve tutarsız dış politikamız.
İran ile ilişkilerimizi düzeltmek zorundayız. Başka türlü olmaz.

Eğer İran olmasa idi, IŞİD bugün Türkiye'nin içinde cirit atıyor olacaktı. Irak ve Suriye'de diye bir devlet de kalmazdı. Bunu unutmamak lazım. Bu bağlamda, sadece İran ile değil, komşularımızın tamamı ile yeniden iyi ilişkiler kurmak zorundayız. Yoksa başımız çok ağrıyacak.

Terör nereden gelirse gelsin, nerede yaşanırsa yaşansın kınanacak bir davranıştır. Mazereti olamaz. Taksim'de patlayan bomba da  IŞİD'li çıktı. Bu IŞİD'in Türkiye'deki ilk eylemi değil ve hep masum insanları hedef alıyor. Bundan sonra da masum insanları hedef alacak. Çok dikkatli olmamız lazım. Devlet, terör eylemleri yapan bu örgütün kaynaklarını kesmek zorunda. Devlet, IŞİD'i besleyen, El-Kaide, El-Nusra ve ÖSO gibi Irak ve Suriye'de kelle kesen örgütlere dolaylı desteğini acil olarak kesmelidir.

Hele hele IŞİD Türkiye'de de kelle kesmeye başlarsa bunu durdurmak imkânsız hale gelir.

İktidarın yaptığı, yanlış ve tutarsız dış politikadan bir an önce vazgeçmesi lazım. Hem de çok geç kalmadan.

İran 40 yıllık düşman 'Şeytan ABD' ile barışıyor, ortak operasyon yapıyor. Zarrab'ı kendisine teslim etmesini isteyen İran, Türkiye'nin reddetmesi üzerine ABD ile anlaşarak Zarrab'ı tutuklattı.

Bu ABD ile bir barış sürecidir.

Bize ne oluyor?
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.