Neredeyse bir haftadır karla mücadeleyle geçiyor günlük hayatımız, zemheri uzadıkça uzadı.Kışın sert iklimi siyaseti de sardı, ekonomiyi de… 

Herkes etkileniyor ama en çok gazeteciler zarar görüyor bu sert iklimden. Misal bu sabah, meslekten ağabeyimiz 30 yıllık gazeteci, şimdi CHP Milletvekili Enes Berberoğlu hakkında müebbet istendiğini öğrendik. Dosyaya bakan savcı, Enis Berberoğlu’nun bir haberle ilgili olarak, gizli kalması gereken bilgileri açıklama suçunu işlediği gerekçesiyle müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi.


Cumhuriyet Gazetesi’nin yazar ve yöneticileri ile gazetemiz yazarı Hüsnü Mahalli hala tutuklu. Evlerinden alınan 6 muhalif gazeteci ise yaklaşık 18 gündür gözaltında çünkü OHAL 30 güne kadar gözaltı süresini uzatma yetkisi veriyor. 


Ekonomiyi iç siyasetten ayrı düşünmek imkânsız. TBMM’de 3 gündür devam eden anayasa değişikliği görüşmeleri, var olan parlamenter rejimi değiştirip Başkanlık sistemini getireceği, dolayısıyla demokrasinin en temel göstergelerinden biri olan kuvvetler ayrılığı ilkesine darbe vuracağı endişesiyle kavga gürültü yürüyor. Meclis içinden çekilen bir görüntüde gizli oy kullanmayan Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın “Suç işliyorum, sana n? Sana mı soracağım” dediği görülüyor. Allah muhalefete kolaylık versin hele ki Ankara’da bir ay süreyle her türlü gösteri ve protesto eylemi yapmak yasaklanmışken.

 

Tabi bu endişeler ve mecliste görüşmeler sırasında verilen demokrasiye yakışmayan görüntüler, doların rekor üstüne rekor kırmasına sebep oluyor. Dolar 3.90’a gelip 4 liraya yaklaştı ki 2017 sonunda bile bu rakama ulaşacağı düşünülmüyordu. Euro dersen 4 lirayı geçti. Vatandaş doları Euro’yu nerede görüyor derseniz, çeyrek altın fiyatına bakın. Daha geçen hafta 217 lira olan çeyrek altın 243 liraya çıktı. Merkez Bankası piyasaya müdahale etmeye çalışıyor. Önceki gün 1.5 milyar dolarlık ilave likidite sağlayacak adımlar attı. Faiz artışı bu süreçte doları tutabilir belki ama ekonomideki durgunluk sebebiyle bu riske girilemiyor. Yüksek faiz uygulanırsa piyasadaki paranın yatırıma gitmeyeceğinden, dolayısıyla büyümenin duracağından endişe ediliyor.


Piyasaların yangın yerine dönmesi, doların artışı ve her şeyin sorumlusu olarak Amerikan başkanlığına seçilen Trump’u görenler var. Ama bunlar, neden Trump’un tehdit ettiği Meksika’nın Peso’su yerine Türk Lirası’nın yüzde 30 değer kaybettiğini açıklayamıyor. Meksika Peso’su son 3 ayda dolara karşı yüzde 10 değer kaybetmişken, Türk Lirası’nın kaybı yüzde 30’a yaklaştı. 


Bu iç siyasetteki kriz yetmiyormuş gibi bir de Başika kampı, Musul operasyonu gibi dertlerimiz var. Geçtiğimiz günlerde Türkiye ve Irak Başbakanlar düzeyinde görüşüp anlaştı. Başbakan’ın programında Başika kampına ziyaret yoktu ancak bazı bakanlar kampa gidip bir nevi şov yaptı. Bunun üzerine Irak açıklama istedi. Irak kısaca ‘Türkiye’nin topraklarımızda operasyon yapmasını istemiyoruz’ diyor ve Başika’dan Türk askerlerinin çekilmesini istiyor. Türkiye ise Musul operasyonu bittikten sonra çekilmeyi kabul etmiş görünüyor. Ancak Savunma Bakanı’nın bugünkü açıklaması planın üç ayda Irak’tan çıkmak değil, uzun vadeli olarak kalmak olduğu yönünde işaretler veriyor. Savunma Bakanı bölgenin IŞİD’den temizlenmesinin yeterli olmayacağını, PYD gibi diğer terör örgütlerinin de temizlenmesi gerektiği görüşünde. Türkiye bu siyaseti güderse, bölgenin yerel aktörlerinden biriyle yine savaş durumuna girmiş olacak.


Zemheri uzadıkça uzuyor, biz yine de büyük şair Ahmed Arif gibi baharı düşünelim… Yoksa bu karabasandan başka çıkış yok!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.