Akiller için 'Süreç Kılavuzu'

Hükümetimiz tarafından özenle seçilerek halkımızı “barış süreci” konusunda aydınlatmakla görevlendirilen Akil İnsanlarımızın canla başla görevlerine sarılmış olmalarıyla birlikte, bazı zorluklar yaşadıklarını göz önüne alarak, bir “Süreç Kılavuzu” hazırlanarak onların istifadesine sunulmasını öneriyorum. Yalnız, bu kılavuzun kapağına ve her sayfasına ilgili makamlarca (tercihan MGK), “Çok Gizli” ve “Görmesi Gereken Prensibi Uygulanır” ibarelerinin konulması gerekmektedir. Çünkü sıradan Türk vatandaşlarının bilmemesi, görmemesi gerekenleri içermek durumunda olacaktır!
 
Kılavuzun içermesi gereken noktalar, şöyle özetlenebilir :

1.Başbakan’ın söylemiş bulunduğu gibi  “silahları mağaralara gömerek silahsız çekilme” maalesef söz konusu değildir. Ancak, bu konuda, şimdiye kadar Başbakanımızın demeç ve söylevlerini AKP kamuoyu tepkilerine göre tevil ve revize etme becerisinde uzmanlaşmış olan yetkililerinden yardım alınabilir. Özellikle Yalçın Akdoğan’ın “Karayılan yanlış anlamış, aslında silahsız çekilme olacaktı” demecinden yararlanılmalıdır. PKK’nın “ikinci ve hatta üçüncü aşama”ya kadar Kandil’de ve Kuzey Suriye’de eli silahlı bekleyeceğini bilmek ama Türk  halkından “barış, oldu da bitti” söylemiyle gizlemek, süreç için gereklidir.

2.Karayılan’ın belirttiği gibi, sürecin ikinci aşaması’nın ilk aşaması, T.C.’nin silahsızlandırılmasıdır. Zaten bu Türk Silahlı Kuvvetleri’nin etkisizleştirilmesi için içerden ve dışarıdan gösterilen üstün gayretlerle büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Şimdi sıra “Özel Kuvvetlerin” ve Koruculuğun da kaldırılmasındadır. Bu konu, Türk halkına artık “ananız ağlamayacak” diye sunulmalıdır.

3.Karayılan, Demirtaş ve Öcalan “ikinci aşama”nın asıl önemli konusunun “Anayasal ve Yasal düzenlemelerle Kürtlere yeni bir “statü” kazandırılması olduğunu açıkça belirtmişlerdir. Gerçi hâlâ “Başkanlık mı, yarı Başkanlık mı” olacağı konusunda müzakereler sürmektedir ama bu konunun, uzun süredir üzerinde çalışıldığı ve bu bir yıl içinde Türk halkına benimsetilmesi gerektiği, unutulmamalıdır. Bu konudaki slogan, “demokratikleşiyoruz” olmalıdır. İşin ayrıntısına girilmemelidir.

4.Bu konuda halktan, sıradan insanlardan bir sıkıştırılma olduğunda, Cengiz Çandar’ın geçenlerde yazdığı gibi “Kuzey Irak’ta Kürtler statü kazandı ; şimdi Kuzey Suriye’de de kazanmak üzereler. Bu durumda T.C. kendi Kürtlerine bunların gerisinde bir statü verebilir mi?” fikrinden yararlanılabilir. Veya Karayılan’ın Kandil Söylev’inde dediği gibi, “Türkiye’deki Kürtler kimliksiz ve statüsüz yaşayamaz” düşüncesi öne çıkartılabilir.

5.“Statü” konusunda en açık sözlü olan Demirtaş’tan yararlanılmalıdır. Ancak Demirtaş’ın ve tabii Kandil ve İmralı’nın istediği statünün bal gibi “özerk federe devlet” statüsü olduğu Türk halkından gizlenmelidir. Çünkü Demirtaş ve Karayılan gereğinden açık sözlü davranmaktadır. Demirtaş’a göre Bölge Meclisleri, Hükümetleri kurulacak ve Bölge Başkanları olacaktır. Bunlar, ulusal güvenlik, genel adalet ve savunma konuları dışında hiçbir yetkiyi Federal Yönetimle paylaşmayacaktır. Üçüncü Aşamada, Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşması gerekecektir. Bunlar, “Süreç”in sonunda değil,  içinde gerçekleştirilmelidir. Bunlar, Karayılan’ın da açıkça belirttiği gibi, silahsız döneme geçilmesinin “ön koşullarıdır”.  Ne diyor zaten Demirtaş da : “Bunları barış sonrası için değil, barış için öneriyoruz !”

6.Aslında sonunda olacak olanı siz Akil İnsanlarımızın bilmesinde fayda mülahaza etmekle birlikte Türk halkının bu hususta açıkça bilgilendirilmesinin sürece zarar vereceği değerlendirilmektedir. Olacak olan şudur :Bir Anadolu Federal Cumhuriyeti” oluşacak ve bu süreçte biçimlenen Güney Doğu Bir “Anadolu Federal Kürdistan (Irak’taki) ve Güney Batı Kürdistan (Suriye’deki) Cumhuriyetleriyle bir Konfederasyon oluşturulacaktır.

7.Hâlâ Orta Doğu’nun Kürtleriyle federasyon ve konfederasyon kurmak yerine ayrılarak ulus devletini korumak isteyen Türkler varsa, onlara “siz çözüme karşı çıkıp, analar ağlasın mı demek istiyorsunuz” diye saldırmak ve bir yandan “ulus devletlerin artık ortadan kalktığı” konusunu işlemek yararlı olacaktır. İngiltere, Fransa, Almanya gibi ulus devletlerin sapasağlam yerinde durduğunu söyleyen olursa, onları da “kafa karıştırmak”la suçlayıp, susturmak gerekir.

8.Kurulacak konfederasyonun en sağlam gerekçesi olarak ise, Yurt yazarı Mustafa Sönmez’in yerinde bir tanımlamayla “Aç Tavuk Projesi” olarak nitelendirdiği, “Mezopotamya petrollerinin üstüne oturma” tasarısı kullanılmalıdır. Bu konuda rahmetli Özal’ın eski Bakanlarından yararlanmak da mümkündür.

Önceki ve Sonraki Yazılar