Bizim Giray Kaan Haziran ayında dört yaşına bastı.
Kendine sorarsanız, dört buçuk yaşında imiş…
Geçenlerde babaannesinin cüzdanını görmüş, "Aç içine bakacağım” demiş.
Babaanne “Ayıp olur bakılmaz ve büyüklerin cepleri cüzdanları karıştırılmaz” deyince Giray Kaan “Peki sen göster babaanneciğim” diye izin istemiş.
Cüzdanı açmışlar, bir tane yüz liralık bir tane de yirmi liralık kâğıt para var.
Giray Kaan “ Sen bana arkadaşlarınla hep bölüş diyorsun bölüşelim mi babaanne?” demiş.
Babaanne biraz şaşkın “tamam bölüşelim” deyince Giray Kaan yüz lirayı almış.
“Bu benim, bu da senin” diye yirmi lirayı babaanneye vermiş.
“Olur mu?” diye itiraz gelince “Niye kızıyorsun babaanne? İki para vardı, biri benim, biri de senin oldu, işte bölüştük.
“Bu çocuğu ilerde Maliye Bakanı yapmak lazım, işten anlıyor.
Aslında dünyanın sorunu bölüşmek ve adil paylaşım değil sadece kaynakları da artırmak.
Dünya zenginliğinin yüzde 50’sini dünyada yaşayan nüfusun yüzde 1’nin aldığını, dünya nüfusunun yüzde 99’nun ise zenginlikten kalan yüzde 50’yi paylaştığını iki de bir yazıyorum.
Kaynaklar artsa bile, bölüşüm aksıyorsa, çatışmasız gün geçmesi sizce mümkün mü?
Bir adım daha ileriye gidip yolsuzluğa bulaşmamış yönetici bulmak bu dünya da artık kolay mı?
Michael Flynn itirafçı olacakmış, hani şu Başkan Trump’ın görevine son verilen general danışmanı.
Ruslarla ilgili nasıl konuşur bilmiyorum ama Türkiye ile ilgili konuşursa bayağı sıkıntılar olacağa benziyor.
Zaten Zarrab, sonra Halk Bankası genel müdür yardımcısının da itirafçı olduklarını düşünün.
Belki de olmuşlardır bile, sıkılacağımız belli.
Dominique Strausse Kahn başarılı bir Fransa Maliye Bakanı idi, sonra da IMF’nin yöneticisi oldu.
IMF’de de epeyce başarılı idi ve üçüncü ülkeleri peşinden sürüklemeyi başardı.
Ayrıca 7 büyük ülkeyi iyi idare etti Fransız Cumhurbaşkanlığı’na oynayınca, bir gün kendini hapiste buldu.
O kadar ki New York Kennedy Havalimanında, Paris’e giden uçağın içinden aldılar.
Oteldeki kadın görevliye sarkıntılık etmiş.
Acaba günde kaç otel müşterisi New York otellerinde kadın görevlilere sarkıyor?
Kaç diplomatik pasaportlu ünlüyü polis uçağın içinden alıp yıllarca yargılayıp hayatını bitiriyor.
Sakın yanlış anlamayın kadınlara sarkıntılık taraftarı değilim.
DSK’nın eşi ünlü gazeteci Anne St. Clair de başkan karısı olmak yerine sarkıntının eşi olmaktan çok hoşlanmayıp eşini bıraktı ve üniversiteden eski hocası ile medyada pozlar verdi.
“Zaten 20 yaşında iken de hocama âşıktım” dedi.
ABD anayasasında bir madde var, özgürlükler ve hukukun üstünlüğü ABD çıkarlarına aykırı kullanılmaz.

Serbest piyasa ekonomisini ve liberal anlayışı çok kuralsız sanmayın.
Öylesine kurallı ki, seçilenlerin bile sisteme iyi hizmet etmesi gerekiyor.
Yoksa sistem çöker.
Şimdi NATO’yu bir askeri örgüt diye görmek ne kadar eksikse, IMF’yi de sadece ekonomik bir örgüt diye yorumlamak o kadar doğru değil.
Norveç’teki olayda, özür dileyip garanti vermek, siyasetin bir yüzü, anlıyorum da, neden Türkiye’de basın ve siyasetçiler bu olayı sadece Türkiye açısından ve basite indirgeyerek yorumluyorlar.
Proje ve geleceğe dönük planları, stratejileri yok.
Partilerin programlarında ne var bu konuda?
Hükümeti desteklemek yeter mi?
Bu olayın rastlantı olmadığı bir gerçek!
Ancak bizim tepkilerimizin de duygusallığın dışında, doğru olmadığını da görmemiz gerekiyor.
Cumhurbaşkanımızın yanındaki danışmanlar hiç mi, olayın bütün boyutlarını anlatmıyorlar, tartışmıyorlar.
Cumhurbaşkanı kendi söylüyor, uluslararası kuruluşlarla ilgili artık yeni politikalara gereksinim var diye.
Peki, kimlerle yapılacak bu iş?
TV’lerde boy gösteren kendileri bile nereye geldiklerini fark etmeyen birkaç niteliksiz adamla mı?
Siz S-400 sistemi alacaksınız Rusya’dan, Akkuyu Santralı ile tanışacaksınız ama teknoloji elinizde değil.
Sonra Rusya, İran, Türkiye Suriye meselesinde NATO dışı, belki ABD dışı bir çözüm arayacaksınız, kimse rahatsız olmayacak öyle mi?
Devamlı Almanya ile mesele çıkaracaksınız AB fonları yüzde 10 kesilmeyecek, öyle mi?
Her gün bütün dünyanın aleyhinde atıp tutacaksınız, dilinizi tutamayacaksınız, karşı taraf boş mu duracak.
Haklı olsanız bile uluslararası, “Brinksmanship (Bardağı taşırmadan sonunu kadar doldurmak, gereğinde yarısını boşaltmak) kurallarını kullanmak zorundasınız.
Eh tabii, muhataplarımıza da akıl ihsan etmesini diliyorum yüce Yaradan’ın.
Bir ülke ile bir veya birkaç siyasiyi karşına almanın da siyaset biliminde ciddi sonuçları olduğunu herkes herhalde biliyordur.
Nazi Almanya’sına ses çıkarmayan o günkü iktidarlar, sonra Yahudilerin yok edilmesine de göz yumdular.
1948 yılında birden vicdanları sızladı ve Filistin’de Yahudi devleti kurulmasına izin verdiler.
Nasıl 1. Dünya Savaşı’nın sonu, Osmanlı’nın Ortadoğu’da bitişi ise, 2. Dünya Savaşı’nın sonu da İngilizler’in
Ortadoğu’da yerlerini ABD ve Rusya’ya bırakması ile sonuçlandı.
Kimin hatırı için, herhalde insanların değil, zenginliğin petrolün hatırı için ve stratejik ortak İsrail oluverdi.
Ekleyelim, İsrail’in nüfusunu neredeyse yarısı Rusya’dan göç etmiştir.
Giray Kaan tarzı bölüşüm, herkesin hayali ama böyle olunca da çatışmasız gerginliksiz bitmiyor.
Biz bu bölgede akılımız kullanmak ve bütün değerlerimizden yararlanmak zorundayız.
Zor günlerin beklediğini unutmadan, yeni kadroları ülkeye kazandırmak gerekli...

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.