CHP'de Fikri Sağlar'ın Genel Başkan adaylığı için nabız yokladığını herkes biliyor.  Sahaya inmek üzere olduğunu da. Biz de bu faaliyetleri her siyasetçide olduğu gibi kulisleri ile takip etmeye çalışıyoruz. Halkın haber alma hakkını kullanması  adına.  Türk basınında unutulan bir gazetecilik geleneğini devam ettiriyoruz. Gazeteciliğimizin en önemli yanı şudur.  Duymayan duyanlara söylesin diye de hep tekrarlıyoruz. “Aracıya, mahkemeye ve siteme gerek yok. Yalan yanlış söylediğine de inansak cevap hakkını kullandırıyoruz. Kullandırtmaya da devam edeceğiz. Kimseye ön yargımız yok. Kişisel garezimiz de. Soru ve cevap hakkı kutsaldır.” Bunları niye tekrarladım.  Fikri Sağlar ile ilgili yazım üzerine iki açıklama geldi.  Daha doğrusu bir açıklama var bir de rezil bir adamın rezil hezeyanı… Bu rezil adam gazeteci mi, değil mi? Yoksa siyasetçi mi, değil mi? Belli değil! Kimlik bunalımı yaşıyor. YURT Gazetesi kendisine lütfetmiş bir süre köşe açmış. O köşede kendisini yeniden tanıtmış, gazetenin imkânlarını kullanmış. Peki, sonra o adam ne yapmış? İşler karışınca 'pırr'… Gazeteyi ele geçirmeye çalışan gayretlere omuz vermek için bir gecede yazısını kesmiş.  Kedi, yedi misali. Sonra siyasete merak salmış... Ali Kılıç kardeşinin kanatları altında “İstanbul'a İl Başkan Adayı” olmuş. Ama bir başka otel macerası olarak detaylarıyla bildiğimiz “Green Park” ziyareti ve bir gece yine 'pırr'… Adaylıktan çekilivermiş! Rezil adam… Senin yaptıklarını biliyorum. Merak etme zamanı gelince ele alacağım. Ne mal olduğunu da… Ama biz sorunları kişiselleştirmeyiz. Cevap hakkın baki. Ama terbiyeni takın. Ali Kılıç dostunu da al gel. Biz kimseyi ezmeyiz, ama kendimizi de ezdirmeyiz. Hele hele gazeteciliğimize hiç laf ettirmeyiz. İsmail Coşkun'dan başlarız, İstanbul İl Başkanlığı seçiminden çıkarız… Kim mi bu adam? ‘FikriSağlar'ı genel başkan yapacağım’ diye ortaya çıkıp, ama belki de Sağlar'ı önüne paravan yaparak siyaset devşirmeye çalışan Necdet Saraç adlı bir kişi. Nasıl birisi olduğunu anlamanıza yardımcı olmak amacıyla şu 'pespaye' satırları okuyun. Tabii mideniz bulanmasa. “Yaptığınız habere / yoruma “yalan yorum” bile denmez! Tam bir asparagas! O kadar uydurma, o kadar çarpıtma ve pespaye! Utanır mısınız bilmem ama utanın!” Pespaye adam. Seni bir kenara yazdık. Şimdilik, işimiz çok. Halkın haber alma ve soru sorma hakkını elinden almak için bir gecede bırakıp kaçtığınız YURT'ta yapacak çok işimiz var. Dedikoduyu size bıraktık. Bu arada aynı kulis haberi için Prof. Dr. Burhan Şenatalar'dan da bir açıklama geldi. Edepli ve kendisine yakışır bir ağırlıkta. Bu konuda bazı itirazlarımız da olsa cevap hakkına ve hocamıza saygıdan takdiri o toplantıda bulunanlara bırakarak yayınlıyorum… “Haberde yer alan yanlışları düzeltmek zorundayım. 1) 10 Aralık Hareketi çalışmalarına son vereli beş yıl oldu. Dolayısıyla yeni bir toplantı düzenlemesi söz konusu olamaz. 2) Sayın Sarıgül'ün, 10 Aralık Hareketi ile bir bağlantısı olmamıştır. 3) Burhan Şenatalar, söz konusu toplantıda bulunmamıştır. Toplantının düzenleyicileri arasında da yoktur. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından bu açıklama zorunlu olmuştur.” Efendim herkese mutlu bayramlar. Umudunuzu kaybetmeyin!
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.