banner87
Türkiye gerilimli bir haftayı geride bıraktı. Maalesef Bürüksel de Dünya’nın gözü önünde kanlı bir hafta yaşadı. Üzüntülerini ve acılarını yürekten paylaşıyoruz ancak, Avrupa’nın IŞİD gerçeği ile yeni  tanıştığına da dikkat çekmek zorundayız.

Başka ülkelerin masum çocukları, kadınları ve gencecik insanları öldürülürken yaşanan bu olayları TV’lerde ‘film gibi seyredenler’  yaratmış oldukları canavarların kendi kapılarını çaldıklarında ne yapacaklarını şaşırıyorlar.

Ve acı bir gerçeğin dayanılmaz ezikliği içerisinde çaresizce suçlayacakları birilerini arıyorlar.

Özellikle Arap Baharı ile başlayan ve Ortadoğu’nun tamamını kan gölüne çeviren süreçte  masum çocukların, hastalıktan ve savaştan ölmelerine seyirci kaldılar.

En acısı kadınlar köle gibi insan pazarlarında satılırken sustular. Tecavüze uğradıklarında da, kabullenmeyip, işkence ile öldürüldüklerinde de sustular.

Gencecik insanlar kafaları kesilip, boğazlanırken. Ya da Ege’nin serin sularında can pazarı yaşarken.

Hep sustular.

Besledikleri canavarın kapılarını çalmaları kaçınılmazdı, bekleniyordu, çaldılar.

Türkiye ve Ortadoğu ülkelerindeki  insanlar öldürülürken ya da şehirleri harap edilirken sanki bu olup bitenler o ülkelerle sınırlı kalacakmış gibi değerlendirmeler yapılıyordu. Binlerce yıllık tarih yok edilirken ve tarihi eserler balyozlarla parçalanırken bir gün sıranın kendilerine geleceğini hesaplamadılar.
Peki, bu IŞİD’in cephanesi hiç  bitmez mi?

Dünya’nın en önemli silah üreticisi olan Belçika başta olmak üzere batılı ülkeler IŞİD’in silah fabrikaları olmadığını bilmiyorlar mı? Bu örgütlerin arkasında hangi silah üreten ülkeler olduğunu bilmediğimizi mi düşünüyorlar.

IŞİD ve El Nusra’nın kullandığı silahlar bugün ciyak ciyak bağıran Avrupalıların eseri değil mi?

Buradan Dünya’ya seslenmek istiyorum. O silahları hiç bitmeyen cephaneleri onlara  verenler bunun  bedelini çok ağır ödeyecektir. İster bir yıl ister daha uzun bir sürede.

Kim ki IŞİD’ten ucuz petrol alıp onlara silah ve cephane veriyorsa asıl şerefsiz onlardır.

Türkiye gibi sağlık konusunda gelişmiş bir ülke olan Türkiye bile ilaç ve hasta tedavisi konusunda zorlanırken bu IŞİD hastalarını ve yaralılarını nerede tedavi ediyor, niye hiç ilaç sıkıntısı çekmiyor?

İslam ülkeleri ve Ortadoğu’nun kaderi midir bu?

Kardeşi kardeşe düşman eden ve insanları birbirine öldürten emperyalist güçlere karşı artık birbiriyle savaşan ülkelerin oturup bir düşünmesi lazım. Biz kime hizmet ediyoruz diye bir karar vermesi lazım.

Yeter dememiz lazım.

Benim üzüntüm, bu olan bitenleri yerinde değerlendirebilecek bir iktidarın olmamasıdır. Bu emperyalist güçlerin kirli emellerini biliyorum. Benim ülkemi yönetenlerin eli kanlı canilere hoşgörü ötesinde destek vermekten, sınırlarımızı yolgeçen hanına çevirmekten artık vazgeçmeleri gerekmiyor mu?

Geçtiğimiz hafta eski dışişleri bakanlarımızdan Şükrü Sina Gürel ile yazarımız Süleyman Kılıç’ın Suriye Cumhurbaşkanı Başer Esad ile yaptığı görüşmeyi Yurt gazetesinden takip ediyoruz.

Oradaki mesajdan herkesin bir ders çıkarması lazım. Hepimizin.

“Bir hafta sonra Emevî Camisinde namaz kılacağım” diyerek bu kardeşliği yıkanların, “kardeş olmaya mecburuz” çağrısını mutlaka dikkate almaları lazım.
İran’ı da dikkate almak lazım.

Ortadoğu denkleminde Türkiye’nin İran ile yeni bir sayfayı mutlaka açması lazım.

İran ile yeni bir sayfa açmak için sadece iktidar değil, CHP’nin de büyük bir çaba içerisine girmesi lazım. CHP “Kurucu İrade”dir.

‘İktidarda değiliz’in mazeretine sığınmak Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Yurtta barış, dünyada barış’ desturuna da uygun düşmez. CHP barışı ve kardeşliği savunmalı ve herkesin, hepimizin anlayacağı mesajlar vermeli. Sadece, kürsüden yapılan açıklamalar ya da TV kanallarındaki bir iki söz, CHP’nin dış politikasını tarif etmeye yetmez.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.