İlk Meclis'ten günümüze
23 Nisan günü, ilk Meclis ile bugünkü TBMM bir tutulup göklere çıkarılınca ; Mustafa Kemal’in Egemenliğin Millete ait olduğunu söylerken neyi kastettiğini düşünmeden geçemedik,
Dünyada dikta rejimleri yükselirken, Mustafa Kemal Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni kuruyor. Hem de Kurtuluş Savaşı yıllarında. Düşünde de; çoğunluğun hâkim olduğu değil, çoğulculuğu öngören bir Meclis, bir demokrasi var… Muhalefetin sesi kısılmıyor, aksine alabildiğince yükseliyor.
Düşman Polatlı’ya kadar dayanmış, top sesleri Ankara'dan duyuluyor. Ancak, Mustafa Kemal'e karşı tertip ve komplolar da yürüyor … Mustafa Kemal o günlerdeki muhalefeti Nutuk'ta şöyle anlatıyor:
“Ordu nereye gidiyor. .. Bu harekâtın her halde bir sorumlusu vardır. O nerededir. Onu göremiyoruz. Bugünkü elim halin feci vaziyetin sorumlusunu ordunun başında görmek isterdik”
Kimi iyi, kimi art niyetli… Bu istek baskı haline dönüşünce, Mustafa Kemal 4 Ağustos 1921'de TBMM Başkanlığı’na bir önerge vererek Başkomutanlığı kabul ettiğini bildiriyor.
Ordu zafer üstüne zafer kazanmaya başlar. Fakat, Meclis içindeki muhalefet yine boş durmaz…
1922 yılının sonuna doğru, verilen bir önerge ile Mustafa Kemal'in mebus olması engellenmek istenir. Önerge; mebus seçilmenin koşullarını düzenlemektedir. Aday olabilmek için; o günkü sınırlar içinde doğmuş olma veya göç ederek gelenlerin en az 5 yıl oturması koşulu getirilmektedir.
Mustafa Kemal, bu komployu da bozmayı başarır.
Barış görüşmeleri sürerken, Meclis içindeki muhalefetle mücadele eder. Bunların arasında karşı devrimciler de vardır kuşkusuz…
Ta ki, Mustafa Kemal, Cumhuriyet'i kuruncaya kadar…
İlk Meclis’le bugünkü arasında anlayış aynı değil kuşkusuz. Ancak…
Bugünkü TBMM'de çoğunluğun tahakkümü mü var.? Yoksa Mustafa Kemal’in düşündeki çoğulcu sistem, çoğulcu demokrasi mi?
Bu soruya yanıt ararken, milletvekillerinden 8'inin hâlâ hüküm giymeden hapiste çürütüldüğü bir Meclis'i de düşünün.
Kılıçdaroğlu 23 Nisan’da bir mesaj gönderdi:
“Çocuklarımıza bayram armağan eden Atatürk’ün açtığı Meclis’te egemenlik milletindi. Kutluyoruz.
AKP’nin çoğunlukta olduğu Meclis ülkemizin ve çocuklarımızın geleceğini karartı. Milli irade tutuklu, milletvekilleri hapiste. Kınıyoruz.”
Ve; ilk Meclis'e ve Mustafa Kemal’in yaptıklarına, muhalefete verdiği öneme bakın, sonra bugünle kıyaslayın. Muhalefete tahammül edilemeyen bir çoğunluk. 4+4+4 eğitim yasasında olduğu gibi…
Ve şimdi haykırın,” Demokrasi çoğunluğun azınlığa tahakkümü müdür?” diye