'Kocaman' Rekorlar
Aykut Kocaman, futbolculuğunda Oğuz’la birlikte Sakaryaspor, sonrasında Fenerbahçe’de bir dönemin kahramanıydı. Sarı-Lacivertli formayla gol kralı da oldu. Şampiyonluklar yaşadı. Fenerbahçe’nin ve Türk Milli Takımı’nın tarihine adını altın harflerle yazdırdı.
Kocaman, Lazio’yu eleyerek Fenerbahçe’nin adını ilk kez UEFA’da yarı finale yazdıran teknik direktör oldu. Bu noktadan sonra adını finale yazdırması, hatta şampiyonluğa uzanarak Fatih Terim’den sonra bu onuru kazanması işten bile değil. Kuralar çekilene kadar yarı finaldeki dört takım Fenerbahçe’nin şansı yüzde 25’ti. Önceki gece alınan Benfica galibiyeti, daha doğrusu rakibin farktan kurtulduğu maçtan sonra bu yüzdenin kaça çıktığını anlatmaya gerek var mı bilemem.
Cristophe Daum dönemindeki sportif direktörlüğünün ardından, 2010-2011 sezonunda teknik direktör olarak Fenerbahçe’nin başına getirildi. Üç sezondur takımın başında. Geçen sezon, 29 yılın ardından ilk kez Fenerbahçe’ye Türkiye Kupası’nı kazandırdı. Kocaman, aynı sezonda hem ligi hem de kupayı kazanan ilk yerli teknik adam oldu. Önceki iki sezonda üst üste 12 deplasman maçını kazanan takımın başındaki isim de Kocaman’dı.
Kocaman’lı Fenerbahçe’nin üç yıllık toplam istatistiği, şu andaki Süper Lig’deki tüm teknik direktörleri geride bıraktığını gösteriyor.
Oysa, sezon başında neredeyse çarmıha geriliyordu. 3 temmuz sürecindeki duruşuyla çok takdir topladı ve sinir savaşlarını da kazandı. Alex’siz de Fenerbahçe’nin futbol oynayabileceğini gösterdi. İçinde tutuklamaların, şike davasının ve takım üzerindeki transfer sonuçlarının, medya baskısının, siyasal baskıların da olduğu çok zorlu bir süreçte dimdik durarak bugünleri gördü. Takımını ligde ikinci sırada şampiyonluk yarışında tutmayı, kupada yarı finale çıkarmayı, Avrupa’da tarihsel bir başarıya imza atarak UEFA Kupası’nda yarı finale çıkarmayı başardı.
Bütün bunları nasıl başardı?
Tabii ki, birikimlerinin üzerine sürekli yenilerini ekleyerek, çok çalışarak, inanarak ve inandırarak… Futbolcularına bağırıp çağırmadan, bilgiyle, eğlendirerek çalışma anlayışıyla… Kadrodaki futbolculara özgüven aşılayarak… Herkese yer vererek takımda. Ancak, kurduğu bir omurga var ve her maça göre bu omurgaya eklenenler ve çıkanlar var. Volkan, Gökhan, Yobo, Miereles, Sow, Webo bu sezondaki değişmezleri. Belki bir de Christian eklenebilir bu isimlere. Onların dışındaki futbolcular rakibe, deplasman mı kendi saha maçı mı olduğuna (bir yerde taktiğe) ya da form durumuna göre forma şansı bulabiliyor.
Kocaman, kısacası işini yapıyor ve rekorlar da ister istemez arkasından kendisini takip ediyor.