CHP'li Özbolat: Söz, yetki, karar 'Halkçı Belediyelerin' olacak

CHP'li Özbolat: Söz, yetki, karar 'Halkçı Belediyelerin' olacak

Avrupa Alevi Düşünce Derneği tarafından Konak Selahattin Akçiçek Kültür Merkezinde düzenlenen panelde 'Yerel Yönetimlerde Sol Düşünce ve Anayasa Değişikliği' tartışıldı.

Özgür TUĞRUL - Panele CHP Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır’ın yanı sıra 23. ve 24. Dönem Milletvekili ve CHP PM üyesi  Durdu Özbolat,  Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, Menemen Belediye Başkanı Tahir Şahin ile Hozat Belediye Başkanı Celalettin Polat katıldı.

Panelde açılış konuşmasını yapan 23. ve 24. Dönem CHP Milletvekili Durdu Özbolat “Türkiye’de iktidarın yolu halkçı belediyecilik yaparak toplumun sevgisini, güvenini kazanmaktan geçiyor, bu yüzden de ‘Söz, yetki, karar halkıçı belediyelerin olacak diyoruz” dedi.

ÖZBOLAT: HEDEFİMİZ İKTİDAR

Özbolat “Hayatımı adadığım CHP’mizin milletvekili ve parti meclisi üyesi olarak, siyasi mücadelemde hedefim bu güne kadar partimizin aldığı oy oranını çok daha yukarıya taşımak, partimizin yerelde iktidarını sağlamak ve akabinde yapılacak genel seçimlerde iktidar yolunu açmaktır. Maalesef bazı belediklerimizdeki örgütten ve halktan kopuk yönetim anlayışları partimizi de etkiliyor” dedi.

"BELEDİYEDEN GELDİLER"

Yerel yönetimten gelerek ülkenin kaderi hakkında söz sahibi olunabileceğinin örneklerini de gördüklerini söyleyen CHP'li Özbolat, Bir siyasal İslam hareketinin metropol belediye başkanlığından gelerek cumhurbaşkanlığına kadar yükselme örneğini Ahmedinecad da İran’da vermişti. Buna karşılık, bir çevre ülkesinin laik cumhuriyet rejiminde, bir metropol belediye yönetiminden gelen kadroların merkezi iktidarı tümüyle ele geçirmesi ve İslamcı bir rejim inşasına koyulması sıradışı bir örnektir. 1994’te Refah Partisi’nin kılpayı kazandığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi üzerinden 1995 genel seçimlerinden birinci parti olarak çıkabilmesi, dönemin belediye başkanının 2001’de kurulan AKP’nin yükselişinde oynadığı özel konum ve ülkenin 10 küsur yıllık kaderine hakim olacak bir politikacıya dönüşmesi de sıradışıdır. Kuşkusuz, bu sürecin çalışmasında hegemon gücün tercihleri de önemsiz değildir" diye konuştu.

SINDIR: SÖMÜRÜNÜN HER TÜRÜNE KARŞIYIZ

Konuşmasına sosyal demokrasinin önemine vurgu yaparak başlayan Genel Sekreter Sındır, “Sol antiemperyalisttir. Sol, sömürüye, ulus aşırı sömürüye, sömürünün her türlüsüne karşı olmaktır. Bunun yanında kapitalizmin sömürü düzenine de karşı olduğu için antikapitalisttir. Sosyal demokrasi dediğimiz kavram; sosyal adaleti, adil bir paylaşımı, dengeli gelir dağılımını gerçekleştirmektir. Emeğin sömürülmesini, işsizliği ve yoksulluğu önlemektir. Hiçbir insanı devlete ya da bir başka güce ezdirtmemektir. Üretim artışını sağlayacak etkin ekonomi politikalarını geliştirebilmektir. Özgürlükleri, insan haklarının sınırlarını geliştirmektir.” dedi.

Panelde, İzmir Seferihisar Belediye Başkanı ve SODEM (Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği) Başkanı Tunç Soyer, “Sol düşünce her yerde, hep beraber olabilmektir. Önceliğimiz ortak dil oluşturmak ve birlik olmak” dedi.

İzmir’in kıdemli Belediye Başkanlarından Menemen Belediye Başkanı Tahir Şahin ise “ Onurlu geçmişimiz, demokrat kimliğimiz, bitmek bilmeyen enerjimizle, hiçbir siyasi parti ayrımı gözetmeden halkımızın gür sesi, insan hak ve özgürlüklerinin savunucusu olduk. Belediyenin zor koşullarına rağmen, çağdaş bir Menemen yaratmak için gece-gündüz demeden çalıştık. Daha çok çalışmak, daha büyük projelere imza atmak adına gereken ne var ise yapacağız” dedi.

POLAT: SAYGI GÖRMEK, SAYGI DUYMAKTAN GEÇER

Son olarak panelde söz alan Hozat Belediye Başkanı Celaleddin Polat,“Her anlamda kucaklayıcı ve ötekileştirmeyen bir yaklaşım göstermek zorundayız. Bunu yaparken de gittikçe kutuplaşan dünyada söylemlere dikkat etmek çok önemli, çünkü değerlerimize saygı görmek, değerlere saygı duymaktan geçer” dedi.