Libya ordusu yeni bir harekat başlattı

BAE’yi oluşturan yedi emirlikten biri olan Dubai Emiri Maktum’un geçen yıl ülke içindeki gizli bir toplantıda bu duruma tepki göstererek, "Dış politikamızı toptan gözden geçirmeliyiz. Her gün yüz milyonlarca dolar harcıyoruz. Peki bunun karşılığında ne kazanıyoruz?" ifadelerini kullandığı kamuoyuna yansımıştı.

06 Haziran 2020 Cumartesi 13:16
Libya ordusu yeni bir harekat başlattı

BAE ayrıca Hafter saflarında savaşmak için Çad ve Sudan gibi ülkelerden binlerce paralı asker getiriyor..

BAE’yi oluşturan yedi emirlikten biri olan Dubai Emiri Maktum’un geçen yıl ülke içindeki gizli bir toplantıda bu duruma tepki göstererek, "Dış politikamızı toptan gözden geçirmeliyiz. Her gün yüz milyonlarca dolar harcıyoruz. Peki bunun karşılığında ne kazanıyoruz?" ifadelerini kullandığı kamuoyuna yansımıştı.

Milyon dolarlık SİHA ve İHA'lar

BMGK raporuna göre BAE'nin Hafter'e gönderdiği ve en sık kullanılan üç tip SİHA ve İnsansız Hava Aracı (İHA) ön plana çıkıyor. BAE'nin Hafter'e temin ettiği ve en çok kullanılan SİHA'ların başında Çin yapımı "Wing Loong II" geliyor.

Libya ordusunca sık sık düşürülen SİHA'ların başında da yine bu 2 milyon dolarlık "Wing Loong II"ler bulunuyor. BAE'nin SİHA'lardaki bombalar için de birim fiyatı on binlerce dolar olan Çin yapımı "Chinese Blue Arrow 7" füzelerini kullandığı belirtiliyor.

Abu Dabi yönetimi tarafından 2009'da üretilmeye başlanan "Yabhon-HMD" tipi SİHA da yine Hafter güçlerince hava saldırılarında tercih ediliyor. 1,5 ton mühimmat taşıma kapasitesine sahip Yabhon'un fiyatının ise 25 milyon dolar olduğu kaydediliyor.

Hafter'e gönderilen Rus yapımı "Orlan-10" tipi İHA'lar da Libya'da hükümet güçlerine karşı kullanılan hava araçları arasında yer alıyor. Söz konusu İHA'ların birim fiyatının 120 bin dolar civarında olduğu ifade ediliyor.

BAE kontrolündeki SİHA ve İHA'ların, Bingazi yakınındaki El-Hadim Askeri Hava Üssü'ne konuşlandırıldığı BM raporlarına da yansımıştı.

15 milyon dolarlık "Pantsir", 30 milyon dolarlık "Hawk"

BAE, Libya'da Hafter güçlerini sadece SİHA ve İHA'larla tahkim etmekle yetinmiyor, darbeci generale Rus yapımı "Pantsir" hava savunma sistemi de sağlıyor.

Libya ordusu son bir ayda Trablus sınırları içinde gerçekleştirdiği operasyonlar 9 Panstir'i imha etti. Adet fiyatı yaklaşık 15 milyon dolar olan Pantsirlerin ateşlenmesi için de ayrıca SA-19 füzeleri kullanılıyor.

BAE'nin Hafter milislerine gönderdiği bir diğer önemli hava savunma sistemi de ABD yapımı "MIM-23 Hawk". Hawk bataryasının ünite fiyatı 30 milyon doları bulurken, fırlatılan her bir füzenin fiyatı da 250 bin dolar civarında.

Başarısız baskın için 18 milyon dolarlık helikopter ve sürat botları

BMGK'nin şubat ayında gerçekleştirdiği gizli soruşturma neticesinde BAE'nin, Haziran 2019'da Hafter'e Libya kara sularındaki askeri operasyon için Güney Afrika yapımı 6 "Super Puma" helikopter gönderdiği ortaya çıktı.

New York Times'ın haberine göre, BAE, bu helikopterleri Libya hükümetine yardım getiren gemilere baskın düzenlenmesi için Hafter milislerine verdi. BAE'nin söz konusu 6 helikopter ve iki sürat botu için yaklaşık 18 milyon dolar ödediği kaydediliyor.

BAE yapımı zırhlı araçlar

Hafter milislerinin sevkiyatı için kullanılan zırhlı taşıyıcıların başında BAE yapımı Panthera F9 4x4 model araçlar geliyor.

Libya ordusu tarafından pek çoğu imha edilen veya ele geçirilen Pantheraların birim fiyatı net olarak bilinmese de yüksek maliyetli zırhlı taşıyıcılar olarak kabul ediliyor. Hafter milisleri Pantheraların yanı sıra yüksek maliyetli BAE yapımı Nimr, Spartan ve Tygra zırhlı taşıyıcılarını da çatışmalarda sıkça kullanıyor.

Çadlı ve Sudanlı paralı askerlerin maaşı BAE'den

BAE'li askeri yetkililerinin Hafter birliklerine sahada taktiksel danışmanlık sağladığı, Sudanlı ve Çadlı paralı askerlerin maaşını da Abu Dabi'nin ödediği sıkça haberlerde yer aldı.

BM raporlarına göre, Çadlı isyancı silahlı grupların yaklaşık 700 kadar üyesi Libya'da Hafter'e hizmet veriyor. Sudan Bağımsızlık Ordusuna bağlı ülkenin batısındaki Darfur'da faaliyet gösteren iki gruptan 500 kadar milis de Hafter saflarında yer alıyor.

BM raporlarına göre Sudanlı yaklaşık 1000 Cancavid milisi, Hafter'in elindeki kritik Cufra Hava Üssü'nü koruyor. Cancavid milislerinin bazı komutanlarının, Darfur'daki katliamları nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesinin "arananlar" listesinde yer alan isimler olması dikkati çekiyor.

Uluslararası basında çıkan haberlere göre, Hafter saflarında savaşan Sudanlı milislerin sayısı son dönemde 3 bine kadar çıktı.

BAE'den Yemen'e savaş uçakları, atak helikopterleri

Yemen'de 2014 yılından bu yana İran destekli Husiler ile hükümet güçleri arasında devam eden iç savaşın önemli bir aktörü de BAE.

Husilere karşı Yemen hükümetine destek için Suudi Arabistan öncülüğünde kurulan Arap Koalisyonu'nun merkezinde bulunan BAE, son dönemde içinde yer aldığı koalisyonun kurulma misyonuna aykırı bir strateji izliyor.

BAE, Yemen'de hükümet güçlerine saldırıp ülkenin güneyinde tek taraflı sözde "özerlik" ilan eden ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi'nin neredeyse tek destekçisi konumunda.

Hollanda merkezli PaxforPeace'in, "BAE'nin Silah Transferi ve Bölgesel Çatışmalar" adlı raporuna göre Abu Dabi yönetimi, Arap Koalisyonu kapsamında Yemen'e kendi askerini konuşlandırmanın yanı sıra çok sayıda ağır silah da gönderdi.

BAE'nin Yemen'e gönderdiği, kendi envanterinde bulunan farklı ülkelerden ithal ettiği silahların değeri milyar dolarları buluyor.

Abu Dabi yönetimi 2015'ten bu yana Yemen'e tanesi 4 milyon dolar değerindeki Fransız yapımı Leclerc tanklar, tanesi 3 milyon dolarlık Güney Afrika yapımı G6 tank, BAE yapımı Nimr zırhlı taşıyıcı araçlar, tanesi 16 milyon dolar değerindeki ABD yapımı Falcon savaş uçağı, tanesi 23 milyon dolarlık Fransız Mirage savaş jetleri, yine tanesi 18 milyon dolarlık ABD yapımı Apache helikopterleri gönderdi.

Ülke içinden tepki: "Neden bu kadar para harcıyoruz?"

Bir zamanlar Körfez bölgesinde turizm ve finans yatırımlarıyla cazibe merkezi olarak anılan BAE'nin, Abu Dabi'nin bölgesel hırsları ve agresif dış politikaları sonucu siyasi krizler ve insan hakları ihlalleri ile anılan bir ülkeye dönüşmesi 7 emirlikten oluşan BAE'deki bazı emirliklerin tepkisine neden oluyor.

BAE her ne kadar Suudi Arabistan ve diğer baskıcı bazı Arap rejimleri gibi dışarıya bilgi sızdırmayan yönetimlerden biri olsa da birkaç ay önce ülkenin dış politikası ve bölge ülkelerine yönelik müdahaleci tutumuna dair gizli bir toplantı yapıldığı bilgisine ulaşılmıştı.

Devlet Başkan Yardımcısı, Başbakan ve aynı zamanda Dubai Emiri olan Şeyh Muhammed bin Raşid Al Maktum, geçen yıl ülkeyi oluşturan emirliklerin liderlerini bir araya getiren toplantı sırasında BAE'nin dış politikasına tepki göstermişti.

"Dış politikamızı toptan gözden geçirmeliyiz. Her gün yüz milyonlarca dolar harcıyoruz. Peki bunun karşılığında ne kazanıyoruz?" diye soran Al Maktum, ülkenin saldırgan ve müdahaleci dış siyasetinden bir an önce vazgeçmesi gerektiğini, bu siyasetin ülkesine pahalıya mal olmasına rağmen bir getirisinin olmadığını vurgulamıştı.

Al Maktum, bu kadar parayı BAE'nin hiçbir çıkarı olmayan yerlere harcamasına gerek olmadığını belirtmişti.

Son Güncelleme: 06.06.2020 13:38
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.