Bülent Arınç hiç şüphesiz AKP zihniyeti ve olgusunun en önemli şahsiyetlerindendir.

Hiçbir şey yapmadığı veya görünürde parti veya devlet görevinde bulunmadığı dönemlerde bile mutlaka bir şey yapmıştır.

En azından bir laf edip Türkiye’nin gündemine oturmasını bilen bir siyasetçi.

Mesala İ. Melih Gökçek ile ilgili “Ankara’yı parsel parsel sattılar” ifadesi döneme damga vuran bir olaydı.

Aslında hep birlikte yarattıkları benzeri görülmemiş bir düzenin mimarlarındandır kendisi.

***

Zamanında “Fetullah Hoca Efendi” dediği FETÖ’nün yılmaz savunmacısı ve onunla adeta özdeşleşen bir kişiydi.

Ama yalnız da değildi.

Hep birlikte yürüyorlardı.

Hatta aynı cenahın önemli bir gazeteci unsuru demiş ki:

AKP’nin üçte ikisi FETÖ elebaşısı (pardon o zamanlar kendilerinin deyimiyle muhterem hoca efendileri) ile fotoğraf çektirmiş.

Aslında tam bir itiraf.

Tabi yönetim ve kanaat önderleri arasından üçte ikisidir herhalde.

Bence de çoğu vardır, eksiği yoktur.

Ta ki çıkarlar, planlar, şahıslar çakışana kadar.

***

Ülkemizdeki en üst makamlarda görev almış biri.

Şimdi de devletin yüksek makamlarında istişare etmek ve edilmek maksadıyla önemli iş üstlenmiş.

Bazı “edepsizler” de takmış onun ve diğer pek önemli istişarecilerin alacakları maaşın ne olduğuna.

O da edepsiz demiş kendince birilerine.

Haklı haksız. Ama demiş işte.

***

Ama benim aklıma “edepsiz” denilince nedense Ergenekon ve benzeri davalar gelir.

Hatta o zaman “bana suikast planlanıyor” vs gibi sonradan uydurmaca olduğu anlaşılan panik gösterişli iddiaları ortaya atan da zamanın önemli ismi Bülent Arınç’tı.

Belki oyunun bir parçası veya hatta bilgisiz sözde mağduruydu.

Pekala bu telaşlı suikast paniklemeleri ne kadar gerçek ve edepliydi bilinmez.

Farketmez.

Sonunda olan bazı subaylara oldu. Zindanlara atıldılar.

Ama sonunda ve en kötüsü Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kozmik Odası’na daldı FETÖ’cüler ve kim bilir hangi en gizli bilgileri efendilerine ilettiler.

O zamanki çok sorumlular siyasi sorumluluk nedir bilmediklerinden sadece bu olaydan bile başkalarını suçlayarak sıyrıldılar.

Edepleri buna müsaitti.

Kozmik Oda’nın başına gelen bu en büyük edepsizliğin mimarları “çok edepli” olarak halen kendilerini vazgeçilmez ve önemli sayabilirler.

Ama millet onlara edebin ne olduğunu göstermeye başladı:

23 Haziran.

Bu daha başlangıç!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.