Veriler açıklandı: Sosyal devlette tablo ağır, Avrupa’da büyük farkla sonuncuyuz!

Veriler açıklandı: Sosyal devlette tablo ağır, Avrupa’da büyük farkla sonuncuyuz!

TÜİK’in 2024 Sosyal Koruma İstatistikleri, Türkiye’nin sosyal devlet harcamalarında Avrupa ülkelerinin gerisinde kaldığını ortaya koydu.

TÜİK’in yayımladığı 2024 yılı Sosyal Koruma İstatistikleri, Türkiye’nin sosyal devlet performansına dair çarpıcı bir tabloyu ortaya koydu. Dünya gazetesi yazarı Seyfettin Gürsel, verileri Avrupa ülkeleriyle karşılaştırarak değerlendirdi ve sosyal koruma harcamalarının milli gelire oranı açısından Türkiye’nin açık ara son sırada yer aldığını vurguladı.

Gürsel’e göre sosyal koruma harcamalarının GSYH içindeki payı, bir ülkenin sosyal devlet anlayışının gücünü ve kapsayıcılığını gösteren en temel göstergelerden biri. Avrupa Birliği’nde bu oran 2023 itibarıyla ortalama yüzde 26,7 seviyesinde. Ülkeler arasında gelir farkları olsa da AB üyelerinin neredeyse tamamı sosyal devleti benzer oranlarda finanse ediyor.

BALKANLARDA GERİLEME, TÜRKİYE’DE DİP SEVİYE

Avrupa’nın güneydoğusuna gelindiğinde tablo belirgin biçimde değişiyor. Eski Yugoslavya ülkelerinde sosyal koruma harcamalarının milli gelire oranı AB ortalamasının 7–9 puan altında seyrediyor. Bosna-Hersek’te bu oran yüzde 19,9, Sırbistan ve Karadağ’da ise yüzde 17,5 düzeyinde.

Avrupa’nın en yoksul ülkelerinden Arnavutluk’ta ise sosyal koruma harcamaları GSYH’nin yüzde 11,8’ine kadar düşüyor. Türkiye ise yüzde 9,8 ile Arnavutluk’un da gerisinde kalarak listenin son sırasında yer alıyor. 2024’te oran yüzde 10,9’a yükselmiş olsa da Gürsel, bu artışın tabloyu kökten değiştirmediğine dikkat çekiyor.

HARCAMALAR ARTIYOR AMA TABLO DEĞİŞMİYOR

“Sosyal devlette son sıradayız ama harcanan para da az değil” diyen Gürsel, 2024 yılında sosyal koruma için 4 trilyon 876 milyar TL harcandığını hatırlatıyor. Ancak bu kaynağın dağılımı, yapısal sorunu gözler önüne seriyor.

Toplam harcamaların neredeyse yarısı emekli ve yaşlı maaşlarına gidiyor. Bu kalemin payı 2023’te yüzde 43,9 iken 2024’te yüzde 46,8’e yükseldi. Gürsel, bu artışın maaşlardaki reel iyileşmeden değil, emekli sayısının bir yılda 521 bin kişi artmasından kaynaklandığını vurguluyor.

SAĞLIK HARCAMALARI AVRUPA İLE BENZER

Sosyal koruma harcamalarında ikinci büyük kalemi sağlık ve hastalık giderleri oluşturuyor. Türkiye’de bu kalemin toplam içindeki payı yaklaşık yüzde 30 ve bu oran Avrupa ülkeleriyle büyük ölçüde örtüşüyor.

Türkiye’nin Avrupa’dan belirgin biçimde ayrıştığı alanlardan biri ise aile ve çocuk yardımları. Avrupa’da bu harcamaların toplam içindeki payı yüzde 8,7 iken Türkiye’de yüzde 6,4 seviyesinde. Gürsel, bu farkın yeni evlilik ve çocuk destekleriyle kapanabileceğini belirtirken, bu tür teşviklere mesafeli durduğunu da açıkça ifade ediyor.

Ortaya çıkan tablo, Türkiye’de sosyal koruma harcamalarının miktarından çok dağılımı ve kapsayıcılığı üzerine yeniden düşünülmesi gerektiğini gösteriyor. Avrupa ile aradaki fark, sadece rakamlarda değil, sosyal devlet anlayışında da derin bir uçuruma işaret ediyor.