Geçen yazımda Fatih Terim’in yabancı sınırlamasına ilişkin sözlerine köşemde yer vereceğimi ifade etmiştim. Sözümüzü yerine getirelim zira az faydalı işlerinden biri bu idi:

“2015´te bu kural devreye girmiş, ben de çalışıyordum, en önemli faktörlerden biri de benim. Bütün kulüp başkanlarına da sunumu ben yaptım. Bunun adı esasında yerli teşvik sistemiydi. Bu süreç kamuoyuna açıklanmadan evvel bu konuyu uzun süre profesyonel arkadaşlarımla beraber çalıştık, inceledik ve herkese anlattık. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere konuya hakim taraf olan herkesin bilgisi ve görüşü, onayı alındı. Tüm kulüplerin başkanlarının toplandığı toplantıda sunum bittikten sonra, bazı başkanlarımızın alkışlayarak ‘Bu bir devrimdir’ dediğini hatırlıyorum.

Bizim yaptığımızın özü şuydu; yabancı sayısını sınırlayarak, yasaklayarak yerli oyuncuyu artıramazsınız. Yerli oyuncuyu, demin söyledim teşvik sistemini, her yabancı alınan rakamla havuz oluşturulacak, yerli oynatanlara geri dönecek, oradan eğitim ve altyapıya yatırım yapılacaktı. Sonrasında bu teşviklerin hepsi fazla geliyor diye bu rakamlar yavaş yavaş eridi. Ancak bakıyorum, bunlardan çok mutlu olanlar da var. Bazen yabancı sayısı fazla gibi şeyler söyleniyor. Bu sistem özellikle altyapıya kaynak sağlayacak sistem olarak çıkarıldı. Sistemi daha bilmeyenler var. 14 yabancı mecburi değil, 14 Türk mecburi. Alma, 28 Türk ile oynayabilirsin. Bunun çıkma nedenleri var; bu kime zarar? Bu milli takım hocasına zarar, öyle görünüyor. Ben bunu kabul etmiyorum...

Ben diyorum ki 14 yabancı tercih edersem bunun bir bedeli var, bu bedeli ödediğin zaman havuza, havuzdan da kulüplerin altyapısına gidecek diye koyduk. Büyük rakamların ödenmemesi adına konuldu, neredeyse rakamlar stabil oldu. Bazı oyuncularımız çok büyük rakamlarla yedek oturuyordu. Belki Avrupa´ya giderler dedik, tarihimizin en yüksek rakamı gitti Avrupa´ya. Olay şuna döndü, yerli yabancı. Böyle bir şey yok. İsterseniz almazsınız. Daha çok anlatabilirim bu konuda ama ilk günden beridir benim duruşum belli. İlk günden beri fikrim de belli, aynı yerde ve aynı duruştayım. Hiçbir zaman da değişmeyecek. Yerli yabancı diye bir kavram da benim kitabımda yok açıkçası. Çünkü Avrupa ile mücadele ederken diyorsunuz ki aynı şartlarda değiliz. Yeri geldiğinde, yabancı serbest oluyor bu sefer çok yabancı oluyor diyoruz. Futbol federasyonu nasıl bir karar alır biz buna saygı duyarız ama benim fikrim çok net duruşum da belli. Yapılmış birçok yenilikler var. Ben şunu kabul etmiyorum; ‘Biz Avrupa Şampiyonası’na katılamadık çünkü çok yabancı oynuyor yabancı liglerimizde katılamıyoruz.´Başarabiliyoruz, biz gittik. Bir gün şikayet ettim mi gidemeyince yabancılar, gidince hiç ses yok. Bu yarışma onların lehine Türk oyuncuların 2 milyon Eurolarla 2.5 milyon Eurolarla yedek oyuncular var. Korkmayalım yasaklardan onun için. Size soruyorum buna karşı kim ise bunun çözümü için herhangi bir argüman gördünüz mü? Sebebi bahaneyi kaldıracağız. Almanya, İspanya, Fransa, İngiltere, Hollanda hepsinde serbest, Avrupa şampiyonu olanların hepsinde serbest. Ama hep dünya şampiyonu Avrupa şampiyonu onlar oluyor.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.