Bahçeli'nin "Rütbeleri sökülmelidir!" dediği amirallere MHP'den yıllar önce iktidar için 'Uyarı yap!' mektubu!

Bahçeli'nin "Rütbeleri sökülmelidir!" dediği amirallere MHP'den yıllar önce iktidar için 'Uyarı yap!' mektubu!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bildiri yayımlayan emekli amiraller hakkında "Rütbeleri sökülmelidir!" şeklinde yorumda bulunmuştu. MHP'nin yıllar önce amirallere iktidara yönelik yazmış olduğu 'Uyarı yap!' mektubu ortaya çıktı.

YURT GAZETESİ - Gamze Köksal  TSK’daki cübbeli general ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne ilişkin ortak açıklama yapan 104 emekli amiral ile ilgili başlatılan soruşturmada, sabah saat 6 sıralarında gözaltılar yapılmıştı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan söz konusu gözaltılara ilişkin aralarında Cem Gürdeniz, Mustafa Özbey ve Kadir Sağdıç'ın da bulunduğu 'Montrö bildirisi'nde imzası olan 10 emekli amiralle ilgili gözaltı kararı aldıkları açıklaması gelmişti. Hatta Emekli amirallerin evlerinde arama dahi başlatılmıştı.

Gözaltına alınan diğer isimlerden bazıları ise Sahil Güvenlik Komutanlığı Kurmay Başkanı Turgay Erdağ, Gölcük Ana Üs Komutanı Ali Sadi Ünsal, Sahil Güvenlik Komutanı Can Erenoğlu, Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı Alaettin Sevim,

Hücumbot Filosu Komutanı Ergun Mengi şeklindeydi. 104 emekli amiral ile ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştı. İmzacıların 'FETÖ ile irtibatlarının inceleneceği' ve bildiriye öncülük ettiği tespit edilen kişilerin tek tek ifadeye çağırılacağı iddia edilmişti.

 

"AMİRALLERİN RÜTBELERİ SÖKÜLMELİDİR!"

 

Gerçekleşen bu olaylar sonrasında önde gelen siyasi isimler kişisel sosyal medya hesaplarından söz konusu gelişmelere yönelik yorumda bulundu. Bu isimlerden birisi de Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli idi. Bahçeli, emekli amirallerin yayımlamış olduğu bildiri ve onlara yönelik gerçekleştirilen gözaltılara ilişkin düşüncelerini sert bir şekilde ifade etti.

 

Bahçeli'nin söz konusu paylaşımı şöyle:

103 emekli amiralin ortak imzalı yayımlamış oldukları anti demokratik ve tehditvari, aynı zamanda vesayetçi bildiriyi Milliyetçi Hareket Partisi nefretle lanetlemekte ve reddetmektedir. Bu kapsamda partimizin görüşü olarak derhal alınması gereken önlemler şu şekildedir:

Muhtıra tarzında hazırlanarak gece yarısı servisi yapılan bildiride imzası bulunan amirallerin rütbeleri sökülmelidir. Emeklilik hakları kaldırılmalı, emekli maaşları kesilmelidir. Açıklanan bildirinin çok yönlü adli ve idari soruşturması yapılmalıdır.


Ayrıca 103 vesayetçi amiralin imzasıyla yayımlanan bildirinin arkası ve önü kararlılıkla araştırılmalı, bu rezaletin içinde kimlerin olduğu tevsik ve tespit edilmelidir. Konu vatandır, konu demokrasidir, konu milli iradedir. Taviz veya gecikmenin bedeli hiç kuşkusuz ağır olacaktır.

 

de.pngekran-goruntusu-2021-04-05-141531.pngekran-goruntusu-2021-04-05-141548.png

 

Bahçeli'nin bu paylaşımı sosyal medyada da büyük yankı uyandırdı. Emekli amirallere yönelik yukarıdaki ifadeleri kullanan Bahçeli’nin, 2004 yılında başta Genelkurmay Başkanı olmak üzere 313 generale “siyasi iktidarı uyarmaları” için ‘Tarihi görev çağrısı’ başlıklı 17 sayfa mektup yazdığı ortaya çıktı.

 


MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şandır imzasıyla 13 Haziran 2004’te, yani DEP eski milletvekillerinin cezaevinden salıverilmelerinden 4 gün sonra gönderilen ve siyasi çevrelerde şaşkınlık yaratan mektupta şu ifadeler yer alıyordu:

‘Sayın Generalim, Genel Başkanımız Sayın Dr. Devlet Bahçeli, ‘endişe verici son gelişmeler’ üzerine bir değerlendirme yapmıştır. Bir tarihi görev olarak, toplumun tüm kurum ve kesimlerinin, ‘azami sorumluluk anlayışı ve sağduyu ile hareket etmeleri gerektiğini’ bu yönde siyasi iktidarın uyarılmasını ifade eden açıklama metnini bilgilerinize saygılarımla sunuyorum. Mehmet Şandır. Milliyetçi Hareket Partisi Basın ve Propagandadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı.’

 

Şandır’ın bu mektubuna ilave olarak, ‘Tarihi görev çağrısı’ başlıklı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli imzalı 17 sayfalık yazı gönderildi. 17 sayfalık yazıda özetle şöyle ifadeler yer aldı:

"Son günlerde yaşanan gelişmeler Türkiye’nin milli birliğini ve bütünlüğünü hedef alan bazı çevrelerin ülkeyi tehlikeli bir gerginlik ortamına sürüklemek istediklerini göstermektedir. İhanet provaları ve nümayişlerle yeni tahrikler için zemin arayışına girilmiştir...

AKP Hükümetinin içine düştüğü teslimiyet ve aczden güç ve cesaret alan bu iç ve dış tahriklerin iç bünyemizi kemirmesine ve Türkiye’nin ufkunun karartılmasına asla izin verilmemelidir...

AKP iktidarı kendisiyle birlikte Türkiye’yi de bir felakete sürükleyecek bu tehlikeli yolda ısrar ederse bu durumun çok ağır olacak vebalini tarih önünde taşımak durumunda kalacak ve mahşeri vicdanına mahkum olacaktır. Bölücü terör örgütüne yardım ve yataklıktan mahkum olan ve PKK bağlantılı faaliyetleri nedeniyle kapatılan bir siyasi partiye mensup eski milletvekillerinin tahliyesi, yeni tahriklerin sahneye konulması için siyasi bir gövde gösterisine dönüştürülmüştür...

PKK’nın siyasallaşması hedefinin adım adım gerçekleştirilmesini, Türkiye politikasının merkezi haline getiren AB, bu mahkumların serbest bırakılması için bugüne kadar her türlü zorlamayı yapmış, her yola tevessül etmiştir... AKP, bu süreçte kendisine verilen görevi büyük bir sadakatle ifa etmiştir. İlk adım olarak AB İnsah Hakları Mahkemesi’ni Türk milli hukuk sisteminin üzerinde yüksek temyiz mahkemesi haline getirmiştir...

Ne hazindir ki basınımızın bir bölümüde bu koroya katılmıştır... AB’nin himayesi ve vesayeti altında Türkiye’de yeni tahrik ve nifak tohumlarını atılmasında yeni bir zemin kazanılmıştır. AB’ye her bakımdan teslim olan AKP iktidarı ne acıdır ki Türkiye’yi AB birliğine taşımakta bölücü heveslere umut bağlamış, bundan medet umar hale düşmüştür.

AKP iktidarına bu konuda hakim olan anlayış, önümüzdeki dönemde Türkiye’yi çok zor günlerin beklediğinin habercisidir. Bölücü terörün, Türkiye’nin AB üyelik sürecini kendi siyasi hedeflerine hizmet edecek bir araç olarak gördüğü, ve siyasi stratejisinin AB’nin Türkiye’den talepleriyle örtüştüğü, kimsenin inkar edemeyeceği gerçeklerdir... Herkes haddini bilmeli, rüzgar ekenin fırtına biçeceğini aklından hiç çıkarmamalıdır. Bu vatan sahipsiz değildir..."

 

Söz konusu mektup 2004 yılında Hürriyet gazetesinin manşetinde yer almıştı. Haber şöyle:

 

313.jpg