CHP İzmir İstanbul Sözleşmesi'nin iptalini yargıya taşıdı

CHP İzmir İstanbul Sözleşmesi'nin iptalini yargıya taşıdı

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasının Anayasa'ya olduğu savunarak bu işlemin iptali istemiyle, Danıştay da görülmek üzere İzmir Bölge İdare Mahkemesine başvurarak dava açtı.

CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel ile birlikte, CHP Buca İlçe Başkanı Hacer Taş Gültepe, Bayraklı İlçe Başkanı Pınar Susmuş, Seferihisar İlçe Başkanı Senem Gürer Solak, Balçova İlçe Başkanı Binnur Akın, Bornova İlçe Başkanı Ertürk Çapın, Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu, Çiğli İlçe Başkanı Mert Özcan, Kemalpaşa İlçe Başkanı Ahmet Cemil Balyeli’nin de ayrı ayrı dava dilekçeleri verirken, CHP İl Kadın Kolları Başkanı Nurdan Şenkal Uçar, il başkan yardımcıları ve il kadın kolları yöneticileri de dava dilekçesi veren başkanları yalnız bırakmadı.

İstanbul Sözleşmesi'nin şiddete uğrayan ve şiddet görme ihtimali olan tüm fertlerin can simidi olduğunu ve sözleşmeye geri dönülünceye, Türkiye’ye yaşatılan bu ayıptan geri adım atılıncaya kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirten CHP İl Başkanı Yücel, “Hukuki mücadelemizi bugün başlattık. Kadınlarımızın, çocuklarımızın hakkını geri alıncaya kadar bu yoldan dönmeyeceğiz” dedi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİNE SAHİP ÇIKIYORUZ
Yücel, dava dilekçesini verdikten sonra şunları söyledi: Bugün daha önceden verdiğimiz sözü tutmak ve mücadelemizin hukuki ayağını başlatmak için buradayız.  Danıştay da görüşülmesi istemiyle, Bölge İdare Mahkemesine, cumhurbaşkanlığı kararnamesinin iptali için, ilçe başkanlarımızla birlikte dava dilekçelerimizi sunduk. Burada olmayan ilçe başkanlarımız da kendi ilçelerinde bu davayı açıyorlar. Partimizin İstanbul sözleşmesinin ne anlama geldiğini bilen, kadın haklarına, çocuk haklarına her zaman sahip çıkan, şiddete karşı duran anlayışını, tüm İzmir’de bir kez daha sergilemekten onur duyuyoruz. Türkiye cumhuriyetinde yargı sisteminin iktidar eliyle bilinçli olarak yıpratılmasına, bağımsızlığına engel olunmaya çalışıldığını hepimiz biliyoruz. Tüm bu baskılara rağmen, ülkemizde adalete inanan, yaşananların anayasaya ve insan haklarına aykırı olduğunu teyit edecek ve adaleti sağlayacak mahkemeler olduğuna inanıyoruz.  Bu inancımızla hukuki mücadelemizin sonuna kadar takipçisi olacağız. Bugün burada olan ilçe başkanlarımız, kadın kollarımız ve il yöneticilerimizle bir kez daha İstanbul Sözleşmesine sahip çıkıyoruz. Bir gece yarısı operasyonuyla, yangından mal kaçırırcasına sözleşmeden çıkılmasını,  tarikatların, kadın düşmanlarının isteğiyle anayasaya aykırı bir şekilde sözleşmeden çıkılmasını kabul etmiyoruz. Ülkemiz genelinde kadına uygulanan şiddete ve ayrımcılığa karşı verilen mücadelenin akamete uğratılmasına izin vermeyecek, bu uğurda AKP iktidarının ötekileştirmeye, yalnızlaştırmaya ve eve hapsetmeye çalıştığı kadınlarımızla birlikte mücadelemize devam edeceğiz.

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI VE İPTALİ İSTENDİ
CHP’li başkanların mahkemeye verdiği dava dilekçesi toplamda 10 sayfadan oluşurken, dilekçenin sonuç bölümünde şu ifadeler yer aldı: 19.03.2021 tarih ve 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının; ÖNCELİKLE YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA, Yok hükmünde olduğunun tespitiyle İPTALİNE, Sayın Başkanlığınızın yoklukla ilgili iddiamızı kabul etmemesi halinde işlemin Anayasanın 104. maddesine aykırı olması nedeniyle İPTALİNE, Dava konusu kararın dayanağı olan 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ve üçüncü fıkrasında yer alan “milletlerarası andlaşmaların uygulama alanının değiştiğini tespit etme, bunların hükümlerinin uygulanmasını durdurma ve bunları sona erdirme” ve üçüncü fıkrasında yer alan “uygulanmasının durdurulduğu ve sona erdiği tarihler; Cumhurbaşkanı kararı ile tespit olunarak Resmî Gazete’de yayımlanır” ibarelerinin Anayasaya aykırılığı nedeniyle Anayasa Mahkemesine itiraz yoluna başvurulmasına, karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.