CHP'li Altay: "Dünya aynı zamanda bitkilerin, aynı zamanda hayvanlarındır, Erdoğan’a da bunu öğreteceğiz”
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ve milletvekillerinden oluşan heyet, Muğla'nın Milas ilçesi İkizköy Mahallesi'nde bulunan Akbelen ormanında kömür ocağı açmak amacıyla ağaçların kesilmesine karşı nöbet tutan köylülerle bir araya geldi.
Orman yangınlarının devam ettiği Muğla'nın Köyceğiz ve Milas ilçelerinde incelemelerde bulunan CHP Grup Başkanvekili İstanbul Milletvekili Engin Altay, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca ve Muğla milletvekilleri Burak Erbay, Mürsel Alban, Süleyman Girgin ile birlikte Akbelen'de ağaç nöbeti tutan köylülerle bir araya geldi.
CHP'li heyet ağaç nöbetindeki köylülerle sohbet etti ve sorunları dinledi.
"GEMİYİ KURTARMAK İÇİN SANDAL FEDA EDİLİR AMA BURASI BAŞKA BİR ŞEY"
CHP Grup Başkanvekili Altay, yaklaşık 100 dolayında ağacın yangının yayılmasını önlemek amacıyla kesildiği iddialarıyla ilgili olarak, dışarıdan gelen gönüllülerin bu konuda yanlış yönlendirilerek kandırıldığını savundu. Altay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“O gönüllüleri kandırmışlar. AFAD onaylı gönüllüler var, onların da ayrıca alayının alnından öpüyorum. Büyük fedakarlıkla burada yangın söndürme faaliyetinde bulunuyorlar. Ama bu kurnazlar şunu yapmış: 'Burasının da temizlenmesi lazım' demişler. Mesela 3 gün önce Yeniköy Santrali’ni korumak için yol kenarlarında geniş bir açıklık yaratmak için kesim yapıldı. Bu olabilir, orada da belki büyük ağaç kesildi, birkaç tane gördüm. Bütünü kurtarmak için, gemiyi kurtarmak için sandal feda edilebilir. Burası öyle değil, burası başka bir şey. Ben biliyorum 10 gündür ormanlardayız. Burada dışarıdan gelen gönüllüleri, dışarıdan gelen, mesela Denizli’den gelen orman ekibini, buralara onları yanlış yönlendirmek suretiyle, akılları sıra bir uyanıklık, tabirimi mazur görün bir çakallık yapmışlar. Ama hem yöre halkı hem de çevre ve doğa hassasiyetine duyarlı insanlar tabii gürültüsüz, itiş kakış kibar bir şekilde durdurmuşlar çalışmaları. İnşallah devlet yeni girişimlerde bulunmaz."
"DÜNYAYI BİTKİLER VE HAYVANLAR DA KULLANIYOR BUNU ERDOĞAN’A ÖĞRETECEĞİZ"
Dünyayı sadece insanların değil, bitkiler ve hayvanların da kullandığını belirten Altay, "Bunu Erdoğan’a öğreteceğiz" dedi. Altay, şöyle konuştu:
“Arkadaşlarla sohbet ederken girişte bir pankart var, kırmızı renkli bir pankart. ‘Akbelen ormanlarını vermeyeceğiz’ diye. Şimdi diyorlar ki 'Bu pankartı kaldırın.' O pankarttan kime ne zarar var? Hükümete sesleniyorum, tahrik için demiyorum bunu, buradaki arkadaşlarla da oturacağız sağduyu ile demokratik yollarla hak mücadelesini doğa ve çevre hassasiyeti ile devam etmelerini tavsiye ve telkin olarak vereceğim haddim olmayarak. Ama devleti yönetenleri de uyarıyoruz. Devlet başımızda bir diktatörlük değildir. Devlet millet içindir, millet varsa devlet vardır. Tekrar söylüyorum dünyayı sadece insanlar kullanmıyor. Dünya aynı zamanda bitkilerin, aynı zamanda hayvanlarındır. Bunu herkes böyle bilecek. Erdoğan’a da bunu öğreteceğiz.”
"MUĞLA MİLLETVEKİLLERİ O PANKARTIN BAŞINDA BEKLEYECEKLER"
Altay, köylülerin asmış olduğu "Akbelen ormanlarını vermeyeceğiz" yazılı pankartın, bakan geleceği için yetkililer tarafından kaldırılmak istenildiğini söyledi. Bunu yapmak isteyenleri ise yalakalık ve şarlatanlık yapmaya çalıştıklarını iddia eden Engin Altay, “Şuradaki pankartın kime ne zararı var merak ediyorum. O pankartı da oradan kimse sökmeye kalkmasın. Muğla milletvekillerimize burada grup başkanvekili olarak görev veriyorum. O pankartın sökülmesine müsaade etmeyin kardeşim. Bakan geçerken pankart sökülecekmiş, gerekirse Muğla milletvekillerimiz o pankartın başında bekleyecekler. Ayıp bir şey. Bu kadar bakana yalakalık yapmak için yerel yetkililerin böyle bir yalakalık hali içinde olması da saraylarda olan bir mantık işte. Her sarayın bir şaklabanı vardır, bir şarlatanı vardır. Türkiye maalesef 200 yıl önceki saray rejimleri mantığı ile yönetiliyor. Bakan geçsin hoş geldi sefa geldi, ben buradayken gelirse oturur onunla da konuşuruz, hangi bakan geliyor bilmiyorum."
"BAKAN BEY BEN BURADAYIM, GEL BURAYA ARKADAŞLAR BİR ÇAY VERİRLER"
Engin Altay, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye de seslenerek, “Bakan Bey ben buradayım, gel buraya, arkadaşlar bize bir çay verirler. Bak yerel incir çıkmış, incir var burada, üzüm de var. Gelsin burada çevre ve doğa hassasiyeti olan insanların derdini bir dinlesin. Devlet, hükmederek, emrederek değil, karşılıklı müzakere ile görüşme ile istişare ile yönetilir. Devlet kimsenin babasının çiftliği değildir. Bu Akbelen Ormanı’nın talan edilmesine de kimse müsaade etmez diye düşünüyorum” diye konuştu.
"AĞAÇLAR BİZİM ÇOCUKLARIMIZ, 5 YAŞINDAKİ ÇOCUĞU BİLE KESMİŞLER"
Orman nöbetinde bekleyen İkizköy Çevre Komitesi Sözcüsü Nejla Işık ise 24-25 gündür bir mücadele verdiklerini belirterek şunları söyledi:
"Öncelikle ağaçlarımız kesilmesin diye geldik buraya, çadırlarımızı kurduk. Sonrasında her tarafımız yanmış iken dün bir bakıyoruz 100’ün üzerinde ağaç kesiliyor. Sebep soruyoruz, bize diyorlar ki 'Yangını önlemek için.' Yangın bilmem nerede, kesim bilmem nerede. Bu kadar vicdansızlık bu kadar insafsızlık olamaz. Bakan bizlere mesaj (SMS) göndereceğine ‘ormanlarımızı koruyalım’ diye, biz zaten koruyoruz burada. Bakan buradan geçecekse ilk önce buraya bir gelsin, buradaki insanların halini bir görsün, oradaki kesilen ağaçların halini bir görsün. 5 yaşındaki çocuk bile kesilmiş, biz çocuk diyoruz ağaçlarımıza, 100 yaşındaki ağaç da kesilmiş. Oraya gelen insanlara da diyorum, buraya geldiklerinde sorgulasınlar. 'Biz buraya geldik kesiyoruz ama yangın nerede?' diye bir sorgulasınlar, körü körüne söylenen her şeyi yapmasınlar. Önce ağaç kesimini değil de yangını önleyelim yangına koşalım, önceliğimiz yangın olsun.”
"LANET KÖMÜR İÇİN BU FİDAN KESİLİR Mİ?"
CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban'a dert yanan yaşlı bir kadın “Benim boyumda bir ağaç bu. Bu lanet kömür için bu fidan kesilir mi? Bakın buna gözünüzün önünde gidiyor bu fidanlar. Kesilir mi bunlar yazık değil mi? Bunlar benim çocuklarım. Benim anam bu benim babam bu. Kestirmeyeceğiz vermeyeceğiz” dedi.
CHP'Lİ ALBAN: KESİM EKİBİNİN ELİNDE LİMAK'A AİT MOTOR HIZARLARI VAR
CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban da “Burada şimdi yangın var. Millet ne yapıyor? Geliyor burada yangınla mücadele ediyor. LİMAK ne yapıyor? Geliyor ağaçları kesiyor. Biz bir tane ağaç yanmasın diye koruyoruz, canla başla. Ormanlarımızın zaten üçte biri yandı. Geriye de bu yeşillik kaldı. Bu yeşillik de yanarsa, LİMAK’a kömür lazımsa kapalı devre sistem yapsın. Biz üstteki yeşili kestirmeyeceğiz” diye konuştu.
Kesim ekibinin elinde LİMAK’a ait motor hızarlarının olduğunu söyleyen Alban, “Denizli’den buraya yangını söndürmek için ekip geliyor. Bunlar bu ekibi alıyor getiriyor Akbelen ormanlarını kestirmeye, çamur sahası açtırmaya çalışıyorlar. Burada bir kötü niyet var, bir art niyet var. Bizim de günlerdir seslendiğimiz bu. Dedik ki 'Bu süreç yönetilemiyor, kriz masası yok.' Ama burada yangına müdahaleye gelen ekibe kömür için ağaç kestiriyorlar. Yazıklar olsun bunlara” dedi.