Ertuğrul Özkök'ü bile isyan ettiren iftira

Ertuğrul Özkök'ü bile isyan ettiren iftira

Ertuğrul Özkök bugün Hürriyet'teki köşesinde kaleme aldığı 'Kim sıvazlıyor bunların sırtını' başlıklı yazısında, Enis Berberoğlu'nun kızı Dilara Berberoğlu'na atılan iftirayı gündemine aldı.

Ertuğrul Özkök, bugünkü yazısının bir bölümünde Güneş gazetesinde Berberoğlu'nun ailesiyle ilgili yayınlanan asılsız haberden dolayı, gazetenin sahibi Ethem Sancak'a hitaben: 'Ethem Bey, sahibi olduğunuz gazete Güneş’in cuma günkü haberini gördünüz mü?, İçerideki arkadaşımız Enis Berberoğlu’nun kızı Dilara Berberoğlu’na attığı iftirayı, uydurduğu yalanı okudunuz mu?' diye sordu.

Haberin adeta Berberoğlu'nun kızını da içeri attırmaya yönelik bir kampanya olduğu iddiasında bulunan Özkök yazısının devamında isyan ederek: "Nedir bu Allah aşkına... Babasına verilen o müebbet yetmedi, şimdi çocuklarını, ailesinin tümünü de mi yok etmek istiyorsunuz... Yazık değil mi daha hayatının başındaki, içi zor durumdaki zavallı insanlara yardım duygusu ile dolu bu genç kıza reva görülen bu iftira... Sizin de çocuğunuz var... Lütfen bu yazıyı bir de o duyguyla okuyun. Kim sıvazlıyor bunların sırtını" dedi.

İşte Özkök'ün kaleme aldığı yazının Berberoğlu ailesiyle ilgili bölümü:

ETHEM BEY GAZETENİZDEKİ BU HABERİ GÖRDÜNÜZ MÜ
ETHEM Sancak Bey...              
Sahibi olduğunuz gazete Güneş’in cuma günkü haberini gördünüz mü...
İçerideki arkadaşımız Enis Berberoğlu’nun kızı Dilara Berberoğlu’na attığı iftirayı, uydurduğu yalanı okudunuz mu...
Neymiş “Mülteci Hakları Derneği”nde çalışıyormuş...
Neymiş o derneğin de bir başka mülteci derneği ile ilişkisi varmış.
Neymiş o dernek de Avrupa Birliği fonları tarafından fonlanıyormuş...
Neresinden baksanız, “Kızını da içeri atın” kampanyası...
Nedir bu yahu...
Nedir bu kin, bu nefret...
Dilara’yı çocukluğundan beri tanıyorum...
Galatasaray Üniversitesi mezunu, idealleri olan bir çocuktur.
İçi insan sevgisi ile doludur. Kendini mülteci dramına, insan haklarına adadı.
Şimdi öğrendiği hukuk bilgisini, babası hakkında verilen o insafsız kararı düzelttirmek için kullanıyor.
Babası hakkında yazılan ve ileride hukuk tarihine bir “felaket vakası” olarak geçecek o gerekçeli kararı düzeltmek için uğraşıyor...
Nedir bu Allah aşkına...
Babasına verilen o müebbet yetmedi, şimdi çocuklarını, ailesinin tümünü de mi yok etmek istiyorsunuz...
Yazık değil mi daha hayatının başındaki, içi zor durumdaki zavallı insanlara yardım duygusu ile dolu bu genç kıza reva görülen bu iftira...
Sizin de çocuğunuz var... Lütfen bu yazıyı bir de o duyguyla okuyun.
Kim sıvazlıyor bunların sırtını