Fatih Altaylı 23 yıl geriye gitti: "Yılmaz Güney bir katildir"

Fatih Altaylı 23 yıl geriye gitti: "Yılmaz Güney bir katildir"

Gazeteci Fatih Altaylı, Yılmaz Güney'in ailesi ve oyuncu Farah Zeynep Abdullah arasındaki tartışmaya dahil olarak Güney için 23 yıl önce yazdığı yazıyı hatırlattı.

Oyuncu Farah Zeynep Abdullah, Yılmaz Güney hakkında, "Sinemamızın en iyi kadın döven erkeği" sözleri gündeme bomba gibi düştü. Bu sözlerin ardından Güney ailesi ve Abdullah arasında alevli bir tartışma yaşandı, Güney'in ailesi Abdullah'a dava açacaklarını söyledi. Farah Zeynep Abdullah ise aileye "hakimi öldürmek yok ama" şeklinde imalı bir karşılık verdi.

Gazeteci Fatih Altaylı da bu tartışmanın başladığı 23 yıl önce Hürriyet'teki köşesinde, "Benim için Yılmaz Güney, Türkiye’nin Avrupa’daki imajını yerle bir eden, bunu da kendi menfaatleri için yapan bir katildir." ifadesini bugünkü köşesinde bir kez daha hatırlattı.

Altaylı şöyle yazdı:

Pazar günü Hürriyet Pazar’da bir röportaj. Konu Yılmaz Güney.

Yılmaz Güney’in ülkesinde sinema yapma olanakları elinden alındığı için yurtdışına kaçmak zorunda kaldığı, büyük bir sinemacı ve düşünce adamı olduğu, bu yüzden Türkiye’yi terk etmek durumunda bırakıldığı anlatılıyor sayfalarda.

Güney’in hayatı film olacakmış. İnci Aral da senaryoyu yazıyormuş. Filme bir itirazım yok da, İnci Aral’ın söylediklerine itirazım var. Yılmaz Güney’in ne olduğunu yeni nesiller bilmediği için bu yutturmacaları yazıp duruyorlar.

Yılmaz Güney kadın döven, entelektüel yönü zayıf, maço bir adam aslında.

 

İlk eşi Nebahat Çehre’yi dayaktan geçiren, Çehre’nin kaçıp kurtulduğu bir adam.

Hapisten kaçıp yurtdışına gitmesinin ise fikirle mikirle alakası yok.

Adam katil. Bayağı bir katil.

İçki masasında Yumurtalık Hákimi’ni vurmuş.

Siyasi yön falan yok olayda.

Adi bir katil. Sonra hapisten kaçıp yurtdışında tutunmak için kendine siyasi bir hava yaratmış.

Sanki düşünce suçlusu gibi.

Senaryoyu yazan İnci Aral, röportajda bu cinayetten hiç söz etmiyor. Üzerinden, ‘‘Yumurtalık olayı!’’ diye geçiyor. Yumurtalık olayı denen mesele, Yılmaz Güney’in basit bir katil olduğunu ortaya çıkaracağı için atlanıyor.

Kadın döven bir katilden, bir mit yaratmak için gerçekler saptırılıyor.

Benim için Yılmaz Güney, Türkiye’nin Avrupa’daki imajını yerle bir eden, bunu da kendi menfaatleri için yapan bir katildir.

Bugün hâlâ Avrupa’da Yılmaz Güney’in mirasıdır başımıza bela olan…

Gerisi palavra”