İktidar tekrar kandırıldık demesin diye tarihe not düştüler

Gazeteciler Uğur Dündar, Soner Yalçın ve Barış Terkoğlu'nun gündeminde medeni kanun ve laikliği hedef alan GATA'nın eski Başhekim Yardımcısı Ali Edizer vardı. 3 yazar da Ali Edizer üzerinden GATA'nın geldiği durum ve yapılan liyakatsiz atamaları eleştirdi.

08 Ekim 2020 Perşembe 12:58
İktidar tekrar kandırıldık demesin diye tarihe not düştüler

Erkeklere boşanmaları yerine ikinci eş alma çağrısında bulunması ve medeni kanunu hedef almasının ardından görevden alınan Gülhane Eğitim Araştırma Hastanesi'nin eski Başhekim Yardımcısı Ali Edizer'in ardından GATA'nın durumu gündeme geldi.

Gazeteciler Uğur Dündar, Soner Yalçın ve Barış Terkoğlu, konuyu köşelerine taşıyarak Ali Edizer ve GATA'nın durumunu irdeledi.

Yazılarda, Ali Edizer'in mensubu olduğu menzil tarikatı sayesinde yükseldiği ifade edildi.

İşte yazılardan konuya ilişkin ilgili bölümler...

UĞUR DÜNDAR: ENTARİLİ BAŞHEKİM YARDIMCILARI...

Uğur Dündar, Sözcü Gazetesi'ndeki köşesinde şu ifadeleri kullandı: 

"Bu yazıyı mutlu sonla noktalamayı çok isterdim. Ama ne yazık ki, mümkün değil. Zira olağanüstü gayret ve engin birikimleri sayesinde başarıyla yaptıkları ameliyatlarla Abdullah Eği örneğinde olduğu gibi, birçok yaralıyı ayağına, koluna ve sağlığına kavuşturan o günlerin askeri sağlık personeli çok mutsuz.

Çünkü  GATA'ları ellerinden alınmış durumda!..

Değerli ve başarılı olanları tenzih ederim ama yerlerine kimlerin getirildiklerini gördünüz!

Entarili başhekim yardımcıları…

Liyakat yerine tarikat tercihi, bakalım bize daha neler gösterecek?.."

BARIŞ TERKOĞLU: BİLMEYENLER İÇİN SÖYLEYEYİM...

Barış Terkoğlu ise Ali Edizer'in bu göreve nasıl geldiğini anlattı..

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın uzun yıllar danışmanlığını yapan, en bilinen biyografisinin yazarı da olan eski AKP milletvekili Hüseyin Besli, Akşam gazetesinde 4 yıl önce şunu yazdı:

loading...



“Bugün (FETÖ ile) aynı yöntemleri kullanan yapıların (tarikat/vakıf) gelecekte aynı sonuca varmalarının kaçınılmaz olacağını söylemek için kâhin olmak gerekmez. Dolayısıyla, misal olarak, ismini palazlandığı şehirden, Adıyaman/Menzil’den alan bir yapının özellikle bir bakanlığımızda neredeyse bütün pozisyonları kendi mensuplarıyla doldurmasına dikkat çekmek istedim... ‘Bana ne?’ demeden.”

Hüseyin Besli de biliyordu ki bir zamanlar Akdağ’ın yerine bakanlık koltuğuna oturan Mehmet Müezzinoğlu, AKP’li olduğu halde Menzilci olmadığı için birçok adımı atamaz hale gelmişti. Belli ki Akdağ’ın oturduğu koltuğu ancak onun kadar güçlü bir figür doldurabilirdi. Erdoğan da böyle düşünmüş olacak ki hem Medipol hastanelerinin kuruluşunda bulunacak kadar sektörün içinde olan hem de İskenderpaşa cemaatine yakınlığı ile bilinen Fahrettin Koca’yı o koltuğa oturttu. Ali Edizer’in yükselişinin sırrı Menzil ise görevden alınabiliyor olmasının sırrı da buydu. 

"GATA’YI KİM YÖNETİYOR?

Unutulmasın, Ali Edizer’in yönettiği GATA, Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne bağlı. Söz konusu üniversitenin başında ise halihazırda Profesör Cevdet Erdöl var. Bilmeyenler için söyleyeyim: Erdöl, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özel doktoru ve aynı zamanda o da Akşam gazetesi yazarı.

Ali Edizer’i tartıştık, bir yenisi gözümüze batana kadar bitirdik. Liyakati dışlayan, birikimi küçümseyen, cemaatlerin ya da eş dost, akrabaların adamlarının kolayca yukarıya çıktığı düzen ise olduğu yerde duruyor. Yükselmenin de düşmenin de kuralının olmadığı, devleti savunuyor görünürken aslında yıkan, Cumhuriyetin ruhunu öldüren, ülkede yaşayanların çoğunluğunu dışlayan bu sistemle hesaplaştığımız gün zaten Ali Edizer gibiler sadece karikatürlerde olacak."

SONER YALÇIN: BUNUN YERİNE BİZ NEYİ KONUŞTUK?

Soner Yalçın ise konuya farklı bir açıdan yaklaştı...

"ABD Ankara Büyü­kelçisi David Satterfield, Türkiye'deki devlet has­tanelerinin ABD ilaç şirketlerine 2.3 milyar dolar borcu olduğunu söyledi.

Büyükelçi Satter­field, ABD Ticaret Ba­kanı Wilbur Ross'un bu konuyu geçen yıl Cumhur­başkanı Erdoğan ve Hazi­ne ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile görüştüğünü ve borcun zamanında öden­mesine ilişkin kendilerine güvence verildiğini belirtti.

Büyükelçinin bu sözle­ri üzerinde tek tartışılma yapılmadı, borcun sebebi üzerinde hiç durulmadı.

Peki, bunun yerine bizler neyi konuştuk?

GATA/GEAH Başhekim Yardımcısı Dr. Ali Edizer!

Cumhuriyet ürünü Mede­ni Kanu'na karşı çıkıp çok eşliliği savunmasını ya da Osmanlı erkeklerini yerel Arap giysisi yerine pan­tolon giydirmeye özendirdi­ği için 2. Mahmut'a kızma­sını biliyorsunuzdur. Hele yoğun bakımdaki bir eski başbakan hakkında, “Bu arada İmam Hatip mezu­nu gassalimizin bir avuç dolusu pamukla Mesut Yılmaz'ı köşede sabırla beklediğini de ilave edelim” gibi ayıp sözlerini Türkiye kaç gündür tartışıyor.

Bu iki olay birbiriyle ilgili mi? Evet…"

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.