Kavala'nın Avukatları: İddianame somut delillere dayanmayan kurgulardan öte değildir

Osman Kavala’nın avukatları, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın “Anayasal düzeni ortadan kaldırmak” ve “casusluk” suçlamasıyla hazırladığı iddianame hakkında yazılı açıklamada bulundu.

09 Ekim 2020 Cuma 22:13
Kavala'nın  Avukatları: İddianame somut delillere dayanmayan kurgulardan öte değildir

 Kavala’nın avukatları, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın “Anayasal düzeni ortadan kaldırmak” ve “casusluk” suçlamasıyla hazırladığı iddianame hakkında yazılı açıklama yaparak, “Somut delillere dayanmayan ‘varsayımsal kurgular’dan öte değildir ve tarafımızca herhangi bir hukuki değer taşımamaktadır, kaldı ki yasanın aradığı ‘suçun işlendiğine dair yeterli şüphe’ iddianamenin en önemli yoksunluğudur” dediler.

İş insanı Osman Kavala’nın avukatları, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın “Anayasal düzeni ortadan kaldırmak” ve “casusluk” suçlamasıyla hazırladığı iddianame hakkında yazılı açıklama yaparak, “Somut delillere dayanmayan ‘varsayımsal kurgular’dan öte değildir ve tarafımızca herhangi bir hukuki değer taşımamaktadır, kaldı ki yasanın aradığı ‘suçun işlendiğine dair yeterli şüphe’ iddianamenin en önemli yoksunluğudur” dediler.

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı halen tutuklu olan iş insanı Osman Kavala hakkında “Anayasal düzeni ortadan kaldırmak” ve “casusluk” suçlamasıyla hazırladı. Kavala’nın avukatları Köksal Bayraktar, Tolga Deniz Aytöre ve İlkan Koyuncu iddianame hakkında yaptıkları ortak yazılı açıklamada, “Somut delillere dayanmayan ‘varsayımsal kurgular’dan öte değildir ve tarafımızca herhangi bir hukuki değer taşımamaktadır, kaldı ki yasanın aradığı ‘suçun işlendiğine dair yeterli şüphe’ iddianamenin en önemli yoksunluğudur” değerlendirmesinde bulundu.

loading...



MAHKEME TUTUKLULUK MADDESİNİ BİLE KARIŞTIRDI

‘İddiaların tamamının dayandırıldığı ve Osman Kavala’ya ait olduğu ileri sürülen görüşmelere dair herhangi bir iletişim tespit ya da fiziki takip tutanağının dahi iddianamede yer almadığını’ vurgulayan avukatların ortak açıklamasında şu noktaların altı çizildi:

“İddianame, çareyi İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/74 No’lu Gezi Dosyasına sarılmakta bulmuştur. Vahim olan husus, bu dosyadan verilen beraat kararı adeta saklanarak, Gezi Dosyasının iddianamesinin sistemli bir şekilde Ağır Ceza Mahkemesinin beraat kararının önüne geçirilerek, sanık lehine olan hükümler ve deliller gizlenmek suretiyle savcılık görevi gereğinin yerine getirilmemiş olmasıdır.”

İstenilen cezayla ilgili olarak bu suçların unsurlarını ortaya koymayarak, suç nitelemesinde keyfilik ve hukuka aykırılık kavramları hayata geçirilmiştir.

Ayrıca iddianame incelendiğinde görüleceği üzere, iddiaların yegâne delili ‘örtüşen HTS baz istasyonu sinyalleridir. Bu konuda ulusal yasal düzenlemeler bir yana, AİHM’nin oybirliğiyle aldığı ve kesinleşen hak ihlali kararında yer alan ‘HTS kayıtlarının ve aynı baz istasyonu verilerinin delil niteliğinde olmadığı’ yönündeki kararı göz ardı edilerek, sanık lehine olan bir diğer yasal delil özenle iddianameden uzak tutulmuştur. Tarafımızca anlaşılamayan bir diğer husus, İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bu yetersizlikte bir iddianameyi kabulünden ötedir. Zira Ağır Ceza Mahkemesi, bugün itibarı ile imza altına almış olduğu tensip zaptının 1. maddesinde Osman Kavala’nın ‘TCK 309. maddeden tutukluluğunun devamına’ karar vermiştir, oysa ki Osman Kavala hakkında TCK 309. maddeden verilen bir tutuklama kararı bulunmamaktadır.”

Anahtar Kelimeler:
Osman KavalaAçıklama
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.