Erdoğan Toprak'tan '50+1' açıklaması: 'Kendi başlattıkları tartışmayı noktaladı'

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Başkoordinatörü ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, haftalık değerlendirme raporunda, "TBMM’ye öneri getirmenin muhalefetin görevi olduğunu, kendilerinin bir yıl önce anayasa değişikliğiyle yüzde 50+1’i halka sorup onay aldıklarını, şimdi bunu yeniden değiştirmeye kalkmalarının 'siyasi ciddiyetle' bağdaşmayacağını söyleyerek kendi başlattıkları tartışmayı noktaladı" ifadelerine yer verdi.

07 Ekim 2019 Pazartesi 17:47
Erdoğan Toprak'tan '50+1' açıklaması: 'Kendi başlattıkları tartışmayı noktaladı'

CHP Genel Başkanı Başkoordinatörü ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, hazırladığı haftalık değerlendirme raporunda "MHP’nin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığının kaldırılması, yargılanması, bir başka partiyle ilişkilerinin soruşturulması için komisyon kurma vb. içeren açıklaması, en hafif tabirle siyasi nezaketsizliktir" dedi.

'YOK OLMAYI GECİKTİRME GAYRETLERİNİN SON HAMLESİ'
Toprak, "Cumhur İttifakı partilerinin, muhalefet liderlerini yargıyla, hapse attırmakla tehdit etmeleri yeni bir şey değildir. Hatırlanacağı gibi, 31 Mart yerel seçimleri sırasında muhalefet ittifakını, illet-zillet-ihanet ittifakı olarak nitelendiren, terör örgütlerinden talimat almakla suçlayan, bu partilere oy verecekleri teröristlikle itham eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu söylemlere tepki gösteren muhalefet liderlerini aynı şekilde tehdit etmişti. Anlaşıldığı kadarıyla bu Cumhur İttifakı’nın ortak paydasını oluşturan bir stratejidir.

Bütün bunlar tükenişin, çaresizliğin, yok olmayı geciktirme gayretlerinin son hamleleridir. Anayasamıza göre siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partiler hakkında tahkikat komisyonu kurmak, soruşturma yürütmek bir başka siyasi partinin değil ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı’sının görevi, yetkisi dahilindedir" dedi.

Hazırladığı raporda son günlerde gündeme gelen 'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi' ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Toprak, "12 Temmuz’da birinci yılını dolduran Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin aksayan yönleriyle ilgili bir çalışma başlatılması yönünde alınan karar doğrultusunda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay Başkanlığı’nda yürütülen hazırlıklar sürerken, bazı AK Parti yöneticilerinden gelen açıklamalar iktidarın mevcut modelden pişmanlığının ve yeni çıkış arayışlarının işareti olarak görülmelidir" ifadelerine yer verdi.

'KENDİ SÖZLERİNİ TEKZİP ETTİLER'
Toprak, "AK Parti eski milletvekili, eski Bakan Faruk Çelik’ten yeni yönetim sisteminin seçim boyutuyla ilgili kritik bir açıklama geldi. Çelik, yeni sistemin yüzde 50+1 koşulu nedeniyle siyasetin yorulduğunu öne sürerek, Türkiye ekonomisi ve toplum sosyolojisinin bu oranı kaldıramayacağını, ilk turda yüzde 40+1 alan adayın Cumhurbaşkanı seçilmesi önerisini gündeme getirdi. Son dönemde hemen tüm anketlerde hızla oy ve taban kaybettiği ortaya çıkan AK Parti ve Erdoğan’ın, MHP ile ittifakı sürdürse de yeni bir seçimi kazanmasının güç olduğunun açığa çıkması üzerine Faruk Çelik’in bu öneriyi gündeme getirerek, toplumda ve muhalefet partilerinde tartışma zemini hazırlamayı hedeflediği anlaşılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, öneriyle ilgili olarak hazırladıkları ön taslağı TBMM’ye getirip tartışmaya açabileceklerini, anayasa değişikliği gerektiren bu düzenlemenin muhalefetin de desteğini zorunlu kıldığını dile getirdi. Bu sözler, muhalefetin nabzını tutmak için Çelik’e açıklama yaptırıldığının itirafıydı. Birkaç saat içinde kendi sözlerini tekzip ederek, TBMM’ye öneri getirmenin muhalefetin görevi olduğunu, kendilerinin bir yıl önce anayasa değişikliğiyle yüzde 50+1’i halka sorup onay aldıklarını, şimdi bunu yeniden değiştirmeye kalkmalarının 'siyasi ciddiyetle' bağdaşmayacağını söyleyerek kendi başlattıkları tartışmayı noktaladı" dedi.

loading...

‘ERTELEME SÖZ KONUSU’
Toprak hazırladığı raporda, "2018’in Aralık ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Fırat’ın doğusuna girileceği açıklamasının hemen ardından ABD Başkanı Trump ile gerçekleşen telefon görüşmesinde Trump’ın “Suriye’den tamamen çekiliyoruz. IŞİD’le mücadeleyi tamamladık. Askerlerimiz evlerine dönüyor” açıklaması geldi. IŞİD’le mücadeleyi de Türkiye’nin üzerine yıkan bu yaklaşım, iktidarı hazırlıksız yakalayınca, harekât ertelendi. ABD’nin çekilmesi ve boşaltacağı alanları TSK’ya devretmesinin bekleneceği dile getirildi.ABD ne askerlerini çekti ne de bir alanı boşalttı. Türkiye Menbiç’e giremediği gibi, ABD-YPG işbirliği devam etti. TSK-ABD askerleri Menbiç’te ortak devriye turu attı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sürekli yinelemesine rağmen Türkiye, Fırat’ın doğusuna girmedi. İktidar “gireriz” dedikçe, ABD yeni bir yöntemle, ya da yerine göre yaptırım tehdidiyle geldi. Bu defa da güvenli bölge mutabakatı diye bir metin imzalandığı açıklandı. ABD askerleri Şanlıurfa’ya yerleşti. İktidar imzaladığı bu mutabakattan mutlu değil. Şu ana kadar Güvenli Bölge Mutabakatı’nınnereleri kapsadığı bilinmiyor. ABD 5 kilometre derinlik derken, iktidar 30 kilometre derinlik ve 2 milyon Suriyeli’ye iskân diyor. İçerde kamuoyuna sert çıkışlar yapan iktidarın kendi medyasında yazdırdıklarına ve yalanlanmadığına bakılınca yeni bir ertelemenin söz konusu olduğu anlaşılıyor."

‘TÜRKİYE’YE YAPTIRIMLARI ONAYLAMASINI İSTEYEBİLİR’
"Şayet iktidar harekât için Trump’ın azil süreciyle ilgili gelişmeleri beklemek niyetinde ise bunun anlamı Fırat’ın doğusuna operasyonların en az 6-7 ay daha ertelenmesidir. Trump’ın azli senatoda reddedilir ve mağdur başkan olarak seçimi kazanacağı görüşüyle yeniden aday gösterilirse yine farklı bir senaryo gündeme gelebilir. Cumhuriyetçiler yeniden adaylık karşılığında Trump’tan Türkiye’ye yaptırımları onaylamasını isteyebilir." ifadelerine yer verdi.

Son Güncelleme: 07.10.2019 17:52
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.