'Gericilikle müzakere edilmez, mücadele edilir'

Gazeteci-yazar Enver Aysever bugünkü köşe yazısında cumhuriyet tarihinin en büyük gerici kalkışması olan Sivas Katliamı'nı ele aldı.

01 Temmuz 2019 Pazartesi 20:02
'Gericilikle müzakere edilmez, mücadele edilir'

Gazeteci-yazar Enver Aysever Cumhuriyet'te yayınlanan bugünkü köşe yazısında cumhuriyet tarihinin en büyük gerici kalkışması olan Sivas Katliamı'nı ele aldı.

Aysever yazısında, 2 Temmuz 1993'de gerçekleşen katliamı gerici kalkışma olarak niteleyenlerin ve kılıf arayanların ikiye ayrıldığını söylerken, özellikle Millet İttifakı'nın ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun açıklamalarının ne yönde olacağını merak ettiğini ifade etti.

Katliamda Cumhuriyet, Aydınlanma, Sosyalizm, Laiklik, Aleviler ve tüm ötekilerin hedef alındığını söyleyen Aysever, “Gericilikle müzakere edilmez, mücadele edilir” ifadelerini kullandı.

Enver Aysever'in "Sınav günü geldi yine" başlıklı yazısı şu şekilde:

Cumhuriyet tarihinin en büyük gerici kalkışması 2 Temmuz 1993 yılında Sivas’ta gerçekleşti. Bunu bu kadar yalın biçimde söyleyenler ve kılıf arayanlar olarak ikiye ayrılmış durumdayız. AKP’nin dayattığı ittifaklar çağında göreceğiz bakalım, kim ne kadar dürüst olacak yarın? Cumhur İttifakı ne diyecek belli de, Millet İttifakı ve çevresi ne der meraktayım. Özellikle gözler Temel Karamollaoğlu’nda olacak.

loading...

***

Geçen yazımda “kucaklaşma” kavramı üstüne fikrimi söyledim, ısrarcıyım. Eğer toplumun tüm kesimlerini kucaklamaktan kastedilen, “kimse hiçbir konudan sorumlu olmasın, hesap vermesin” türünde bir önermeyse, bunu kabul etmek mümkün değildir. Gerçek bir kucaklaşma için yüzleşme olmalı, yaralar sarılmalıdır. Bunun adı kincilik değildir, adalet isteğidir.

***

Sivas’ta sadece Aleviler katledildi sanısı yaygın. Elbette Alevilere yönelikti bu saldırı esas olarak, ancak yakılanlar içinde ülkenin değerli sanatçıları, düşünürleri vardı ön safta. Bu insanların çoğu Alevi değildi, kimi inançsızdı. Hedef alınan Cumhuriyet, Aydınlanma, Sosyalizm, Laiklik, Aleviler ve tüm ötekilerdi.

***

“Sivas Katliamı Davası” yıllarca, sulandırılarak sürdürüldü. Sonunda “zamanaşımı” denerek tarihin tozlu rafına kaldırıldı. Hakikat şudur; bu tür insanlık suçlarında zaman aşımı olmaz, bu bir. Davayı dönemin ruhuna uygun biçimde sonlandıran hâkimler gün gelir unutulur, ama bu tür davalar muhatapları “bitti” demeden bitmez, iki. Dönemin siyasal iktidarının dava bitirildikten sonra, “hayırlı olsun” söylemi kara lekedir, unutulmaz, üç!

***

Yukarıda “kılıf arayanlar” dedim, ne zaman Sivas desek; “Başbağlar katliamını da kınıyor musun” sorusuna maruz kalmak ayıltır, hatta alçakçadır. Bir acının başka biriyle yarıştırılması büyük tuzaktır. Hele ki Sivas’ta yakınları katledilen insanlara bu sorunun yöneltilmesi kasıtlıdır, neredeyse intikam almak için Başbağlar’ı bu inşalar yapmış gibi algı yaratmaya çalışmak ucuz siyasi ayak oyunudur. Vicdanı olan her insan bu iki katliamı da kınar, acı çeker. Bunun hesabının Sivas ailelerinden sorulması düşündürücüdür bir yanıyla, zihniyet göstergesidir.

***

“Sivas Katliamı” sanıklarına avukatlık yapanların, destek verenlerin AKP’nin kuruluşundan bu yana devletin en üst düzeyinde görev yaptıkları sır değil. Bu ideolojik bakış, tercihtir. Demek devlet halkına bu gözlüklerle bakmaktadır. Sivas yangını harlanarak sürmektedir.

***

“Vesayeti bitiriyoruz” diye AKP’ye destek veren liberaller, bugün birçok konuda sorumlu oldukları gibi, bu meselede de benzer durumdadırlar. Eğer özeleştiri verme niyetleri varsa, sanmıyorum ama, yarın başlasalar iyi olur. Her yargılama mahkemelerde yapılmaz, vicdanlarda çoktan suçlu olanlarla yan yana düşmemek için son şanslarıdır belki de bu!

***

Her şeyin güzel olması için toplumların tarihleriyle yüzleşmesi, arınması gerekir. Tüm devletlerin tarihinde savunulması imkânsız olaylar bulunmaktadır. Önemli olan gelecek kuşaklara nasıl bir ülke, ne tür bir hikâye aktarılacağıdır. O gün katledilenler yaşasaydı “kindar nesil” istemezlerdi, ailelerde böyle bir kin gütmemektedirler. Ancak acının kavranması, paylaşılması önemlidir. Yarın çıkacak ses bu bağlamda önem taşımaktadır.

***

Siyasiler maalesef pragmatizm (yararcılık) esareti altında ezilmektedir. En azından aydınlar, sanatçılar, duyarlı insanlar bu tür yüzleşme gerektiren konularda cesur olmalı, görevini yerine getirmelidir. Hep söyledim: Geçici iktidar arayışı adına göz ardı edilen hakikat, gün gelir herkesi vurur. Gördük ki Sivas’ta ağzından salyalar akarak saldıran gerici grup Çubuk’ta ayağa kalkmış, bu kez Kılıçdaroğlu’nu katletmek istemiştir. Hep söyledim: “Gericilikle müzakere edilmez, mücadele edilir.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.