Bolivya'yı hatırlatmak isterim

Ahir ömründe  bir doktor dövmeden gidersen , adam saymayacaklar yakında insanı. Sadece doktor değil elbette. Kamu görevlisiysen, en kolay hedefsin şimdilerde. Kırşehir'de AKP milletvekilinin  akrabası olduğunu söyleyen zatın, trafik cezası kesen polisi nasıl tehdit ettiğini duymuşsunuzdur. “Yer beğen kendine”. Yeni tanışmıyoruz elbette bu tavırla.  Her dönemde korunup, kollanmadı mı bu edepsizlikler. Bu kez adı AKP olmuş, ne fark eder? Belki bu kez biraz daha şımardılar. Bırakın milletvekilini partiliysen, il ya da ilçe başkanına yakınsan suçtan muafsın sanki.  “Hepsi sütten çıkmış ak kaşık” diyeceğim, sütler de bozuk çıktı. Babam “Vatan Cephesi” dönemini anlatırdı. Ben de oğluma  “iktidar sarhoşluğunun” nasıl “terbiyesizliğe dönüştüğünü”  anlatacağım. Değişen bir şey yok yani  “Türkiye cephesinde.” Düşünen, üreten itiraz edemez, etse karşılığı, “cop ve gaz bombası.” “Vatandaş” demeye dilim varmıyor  ama TC kimliği taşıyan bu eşkıyalar, kendiliğinden çıkmaz ortaya. Genellikle iktidardan olmak üzere, güç alırlar bir yerlerden. Sağlık çalışanlarının Ankara yürüyüşünde bir polis “ne garip değil mi?, gerek ücret gerekse bu şiddet konularında, bizim de hakkımızı savunanların, yürüyüşünü engellemek görevi  bize veriliyor” dediğinde, umudum arttı, bir şeyler değişiyor diye bu ülkede. Ömründe vergi vermemiş, verse de ne anlama geldiğini bilmemişlerin, memurlara saldırırken, “benim vergilerimden maaş alıyorsun” sözleri de ayrıca bozuyor sinir sistemimi. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ”Bu saldırganlar normal değil. Ayrıca mahkeme de serbest bırakıyor. Özellikle doktoru  ya da sağlık çalışanını seçmiyor. Herkese bunu yapabilecek tipler” diyor ama Sayın Bakan'a şunu da iletmem gerekiyor. Hasta hakları  sağlık personeli dövme hakkına dönüştü. 184'ü isimli isimsiz kim arasa, dikkate alınıp hemen müfettiş gönderilmesi, Bakanlıkla sağlık çalışanları karşılıklı güven yitirme noktasına gelmiş. Artık doktorlar hayat kurtarmaktan öte  “top ayağımdan çıksın diye, bir an önce pas veren futbolcuya dönmüş.” Kazasız belasız evraklarımı tamamlayayım derdine düşmüş. Siz ve bizler karakola yansıyanları  görüyoruz. Bitlis'te bir sağlık çalışanı “darbe olmazsa aldırmıyoruz, yediğimiz küfür ve tehdidin haddi hesabı yok ”dedi  sohbet ederken. Bu vatandaş şımarıklığı  ve şiddet sadece darbe alana değil, hepimize yansıyor. Belki hükümete yakın sendikalar sizlere bunu yansıtmıyor  ama iyilik etmiyorlar. Öğretmenler işine hiç girmiyorum. Onlara yapılan ve yapılacak saldırılara  İçişleri Bakanı son noktayı koydu. Hatırlatmanın anlamı yok. Bizim sağlık çalışanlarımız, Bolivya’dakilerden daha onursuz değil.

Önceki ve Sonraki Yazılar