Siyasal İslam bir arada yaşamı inşa etme iddiasıyla yola çıkıp var olan düzeni yok etti; toplumu tamamen ayrıştırıp tüm kuralları bitirdi. Ve şimdi siyasal İslam intihar ediyor. Bu süreci çok acı çekerek, çokça bedel ödeyerek yaşadık belki ama bu son öyle muhteşem yaşanıyor ki izlemeye değer.
Siyasal İslam, kendi seçmen çevresinde de güvenirliğini kaybetti. Köyden kente göçen, uyum sorunu yaşayan, varlık mücadelesi veren kesim, iktidarlarında ortaya çıkan vadettikleri ve sundukları arasındaki müthiş uçurumu artık görmezden gelemiyor. Başlangıçta zenginleşmek, fikirsel değilse de ekonomik açıdan sınıf atlamak, pozitif ayrımcılığa tabi tutulmak tatlı geldiyse de yeni yaşam anlayışlarının eskiyle çatışması sorgulamalarına da neden oluyor. Fakat kendi aralarında yaşadıkları krizler, kendi içlerindeki sorgulama, sahicilik kaybı vs oylara yeterince yansımıyor. Bunun sebebi kısaca çamurdan olsun, bizden olsun anlayışı.

İktidar seçmeninin hiçbiri köyden göçtüğü o ilk zamana dönmek niyetinde değil. Zaten bu nedenle, sahip olduklarını kaybetme kaygısıyla sıkı sıkıya mevcut iktidar yapısına tutunuyor; ki AKP de bunu her zaman fırsata çevirmeyi bildi. Haram yerken haramı eleştirmek, haram saltanatının parçası olmak ve bu sayede elde edileni kaybetmek... Bu döngü içinde karar vermek ve kopmayı göze almak gerçekten zor. Lükse alışmış, en azından yoksulluktan kurtulmuş bir kesimi tekrar geldiği yere dönmekle tehdit etmek, mevcut düzene susup uyum sağlamasını da "tavsiye etmektir". Bu nedenledir ki geçmişte CHP belediyelerinin yaptıklarından çok yapamadıkları gündeme getiriliyor. Aradan geçen onca zaman, teknolojinin, sanayinin gelişmesi, en önemlisi AKP'nin Dünyadaki sıcak para akışına denk gelme şansı dillendirilmiyor. Bu etkenler sayılmadan CHP'yi beceriksiz göstermek ve "onların yönetiminde sen öteleniyordun ve payına düşen yoksulluktu, hizmetsizlikti" demek yeterince sahici bir açıklama mı?

Bu seçimde yarışan "onurlu sorgulama" ile "refah kaybetme" kaygısı. İki güçlü aday da partilerinden çok tam da bu kaygıları temsil ediyor. Ekrem İmamoğlu, haram saltanatının çemberinden onurlu bir çıkış arayanların; Binali Yıldırım ise her türlü suça gözünü kulağını kapatan ve mevcut zenginliğini korumaya/sürdürmeye çalışanların tercihi olacak.

Aslında karar vermek çok basit: Kalem mi, tesbih mi? Cevabını ver...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
gele me 2019-06-19 01:39:51

AKP Avrupada yasiyan TÜRKLERIN gözündende düstü AVRUPADA yasiyan Türkler AKP ye isyan ediyor

Avatar
deko 2019-06-19 01:43:32

ben tesbihi tercih ederim al tesbihi eline 99 peygamberin adini say dur Allah yukardan sana para yagdirir