Dostlarım ile bir araya gelmişim, o esnada iki Süper Lig maçı var, takımların durumlarını anlatarak maç açıyorum; kankim dedi ki "bu ne meslek aşkı böyle?!" Ben de şaşırdım kendime. Can dostlar varken hem de süper ötesi ligimizin maçlarını açıyorum...


        Bizim ligde ara ki öykülü sunum, detay taktikli oyun göresin; böyle bir durum yok. İnsiyatif ve risk görebileceğimiz maçlar küme düşmemeye çalışanların maçları... Pazartesi akşamı Kayseri'nin Beşiktaş'ı 3-1 yendiği maç harikaydı mesela. Ve tam tersi şekilde Kasımpaşa - Sivas maçı çok kötüydü. (Rıza Çalımbay'ı öven birçok yazım var ama sonsuza dek ve en fazla Sivasspor'da kalmalı. On kişilik rakibe oynattığı son 10 dakika futbolu utanç kaynağıydı...)


        Anlayışım üzerine daha detay düşününce korkunç bir sonuca ulaştım. Bakınız: Başlıktaki olay...


        Ben insiyatif almama, riskten kaçınma ve özellikle oyun içinde oyun kurmama olayına uyuz oluyorum. Tolunay Kafkas'tan Aykut Kocaman'a, Simeone'den Mourinho'ya alayını sevmeyişimi onlarca kez yazdım...


        Hatta lig karakteristiği olarak da premier ligi daha çok seviyor olmamdaki neden: İnsiyatif alınıyor. İtalya, İspanya, Fransa birkaç renk dışında robotize...


        Düşünmeye devam etmemeliydim... 30 yıldır şampiyonluk bekleyen Liverpool camiasına bu başarıyı getiren Klopp'un insiyatif futbolundan fersah fersah uzağa gitmesi ile dillendirmek istemediğim şu gerçeği yazmak istiyorum: Gelmiş geçmiş en iyi hoca, Guardiola'dır.


        Ben ki Dortmund'un başında küme düşmemeye çalışırken Klopp'u dâhi ilan etmişim, demeye hakkım var: Klopp Hocam, seni satıyorum! Seneye iyi bir stoper daha bulup hem premieri hem şampiyonlar ligini de alsan en iyisi Guardiola. Bu kararı aldığımda rotasyonlu City, Southampton'a 1-0 yenilmişti. Skor, kupa gerçeği örtmemeli...


                                                                ***


           14 yerli mecburiyeti artırılmış; iki güzel tepkiyi aktararak sonlandırayım:

Mehmet Demirkol: "Almanya'da büyük kutlamalar var şu an. Alman kulüpleri diyor ki, 'Burada 50 bin euro'ya zar zor oynattığımız futbolcuları Türk kulüplerine 500 bin euro'ya satacağız diyorlar." Göbek atıyor Alman kulüpleri."

Sergen Yalçın: “Benim merak ettiğim bu yabancı kararını kimler aldı? Kimler oturup bu kararı aldı. Altyapıdan oyuncu oynatma mecburiyeti koydular. Bunu koyarak genç oyuncuların yetişeceklerini mi sanıyorlar?"
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.