Bir direniştir gülmek
Müfit Can Saçıntı, tek kişilik yeni gösterisi İtiraz Ediyorum'da, kapitalizmin ve adaletsizliğin dayatmalarına mizahla direniyor.
Müfit Can Saçıntı; televizyon, tiyatro sahnesi ve sinemayı birlikte harmanlayabilen, komediyi direniş olarak gören, kalp gözü açık olanları uyarmayı görev addeden, gönül dostu bir sanatçı. Çocuklar Duymasın'daki kapitalizm karşıtı Mandıra Filozofu Mustafa Ali karakteri ile geniş kitlelerce tanınan Saçıntı, yazıp yönettiği Yaşamak Güzel Şey ve Babamın Ceketi adlı filmlerle, kendi üslubunca 'içi boş sulu komedilere karşıyım' demişti. Sanatçı, muhaliflik vazifesini tiyatro sahnesinde de devam ettirmekte. Lafını Esirgemeyenler adlı tek kişilik gösterisi 2 seneyi aşkındır seyirciyle buluşuyordu. Bu sezon yeni gösterisi İtiraz Ediyorum ile karşımızda.
Lafını Esirgemeyenler'de meddahlığı modernize eden sanatçı, 2 perdeden oluşan gösterinin ilk bölümünde kendi yaşamında karşılaştığı komik anıları anlatırken, ikinci perdede öğretici mizah tarzında Neşet Ertaş'tan Nazım Hikmet'e, Neyzen Tefik'ten Can Yücel'e şahsına münhasır sanatçılarla başrolü paylaşıyordu. Yine 2 perde olan yeni gösterisi İtiraz Ediyorum'un merkezinde ise kişilerden ziyade olaylar, daha doğrusu gündemimizden düşmeyen problemler var. Medyada kendisiyle ilgili çıkan saçma haberleri tiye alırken büyük resme odaklanıyor daha çok. Anayasa kitapçığında olup da gerçek yaşama yansımayanları, tecavüzcünün evlenmeyi kabul ettiği takdirde cezanın silinmesi, son 17 yılda iş kazalarında 22 bin kişinin hayatını kaybetmiş olması, eğitimdeki gel gitler gibi trajik gerçekleri kendi halimize güldürerek anlatıyor. Taksi şoförlerine 65 yaş sınırı getirilirken çoğu siyasetçinin bu yaşın üzerinde olması ama bir taksiye sığacaktan katbekat fazla insanın hayatının sorumluluğunu taşımasının neden normal sayıldığını sorguluyor örneğin. Her espiri, mizah anlayışınızla uyuşmayabiliyor. Bazı konularda ise zaten gülecek halinizin olmadığını anlıyorsunuz.
Önceki gösterisinden çok daha önemli dertlere değiniyor ve çok daha keskin bir dil kullanıyor Saçıntı. Örneğin anayasa kitapçığı üzerine söylediklerini muhalefet kanadından hiç duyduk mu, diye düşündürtüyor seyirciyi. Saçıntı'nın bu sefer daha keskin bir muhalefet anlayışıyla mizah yapmasında ülke gündemin de etkisi var elbette ama asıl ivmenin, sanatçının yakın dönemde hem televizyonda hem de çeşitli eğitim organizasyonlarında konuşmacı olarak yer almasından kaynaklandığını düşünüyorum. Bu tür katılımlar hem bakış açısını genişletiyor hem de insana daha fazla sorumluluk yüklüyor. Dolayısıyla sanatçı, gündeme göre gösterisinin içeriğini de tazeleyecektir muhtemelen.
Lafını Esirgemeyenler'de sahnedeki rol arkadaşı televizyondu. İtiraz Ediyorum'da televiyonun
yerini barkovizyon almış. Müzik de önemli bir yer tutuyor gösteride. Lafını Esirgemeyenler'e sonradan eklenmişti canlı müzik. Yeni oyunda yine Ateş Arya 'sahnedaşlık' yapıyor Saçıntı'ya. Bir İngiliz tarafından keşfedilen, bu şekilde Saçıntı ile yolları kesişen ve halen vapurlarda müziğini yapmaya devam eden Ateş Arya'nın ses performansı Farinelli'yi anımsatıyor. Ateş Arya, Müfit Can Saçıntı'nın birbirinden alakasız kelimelerden güfte yapması, sonra da farklı müzik türlerinde bunu söylemesi isteğini sanki çok kolaymış gibi anında çözümlüyor. Gösteride iki ilginç uyarlama da var. Biri Çav Bella, diğeri de Ben Kalender Meşrebim adlı kanto. İkisi de kapitalizmle dalga geçen sözlere uyarlanmış. Bununla birlikte Saçıntı'nın Lafını Esirgemeyenler'deki modern meddahlığının yerini, hareketli şovmenlik almış İtiraz Ediyorum'da. Koşuyor, dans ediyor, seyirciyi coşturuyor.
Müfit Can Saçıntı, sinemada popüler komediden farklı bir yol çizmek için nasıl gayret gösteriyorsa sahnede de popüler stand up'tan farklı bir üslup yakalamaya çalışıyor. 'Gül ve unut' değil 'gül ve itiraz et'in peşinde. Ülke sorunlarıyla bu kadar hemhal gösterilerin, oyunların çoğalması dileğiyle...
Müjde Işıl