'Erkek kültürü olamadan büyümedim'

Mükemmel oyuncu Leyla Lydia Tuğutlu ile hikâyesi değişen ‘Tatlı İntikam’ dizisi vesilesiyle buluştuk.

01 Ekim 2016 Cumartesi 14:17
'Erkek kültürü olamadan büyümedim'

Leyla Lydia Tuğutlu: 

O birçok farklı özelliğin mükemmel karışımı gibi; masum, seksi ve enerjik... Güzelliğine zaten diyecek yok, tescilli. Ama bütün bunlar bir yana, Leyla Lydia Tuğutlu iyi de bir oyuncu. Onunla hikâyesi değişen ‘Tatlı İntikam’ dizisi vesilesiyle buluştuk.

Dizideki Pelin karakteri geçmişte aldığı ahı silmek için eski aşkının peşine düşen bir kadın... Günümüz Türkiye’sindeki kadınların yaşadıklarına bakınca Pelin’in dertleri ufak değil mi?

- Bu ülkede kadınlar bölge, şehir, din, dil, kültür ya da eğitim fark etmeksizin çok ağır şeylere maruz kalıyor. Eminim ki, bildiklerimiz dışında bilemediğimiz birçok olay geliyor kadınların başına. İnsanın içinde büyük isyanlar kopuyor, sesin yettiğince ses çıkarmaya çalışıyorsun, bir şeyler yapabilmek istiyorsun ama yetmiyor.

Dizideki Pelin karakteri geçmişte aldığı ahı silmek için eski aşkının peşine düşen bir kadın... Günümüz Türkiye’sindeki kadınların yaşadıklarına bakınca Pelin’in dertleri ufak değil mi?
- Bu ülkede kadınlar bölge, şehir, din, dil, kültür ya da eğitim fark etmeksizin çok ağır şeylere maruz kalıyor. Eminim ki, bildiklerimiz dışında bilemediğimiz birçok olay geliyor kadınların başına. İnsanın içinde büyük isyanlar kopuyor, sesin yettiğince ses çıkarmaya çalışıyorsun, bir şeyler yapabilmek istiyorsun ama yetmiyor.

loading...

Geçen hafta gündemde otobüste şort giydiği için saldıraya uğrayan kadın vardı... Bu tür haberleri duyduğunuzda ne hissediyorsunuz?
- Burada sarf edemeyeceğim, senin de yazıya dökemeyeceğin şeyler. Hayatın adaletine inanıyorum. Er ya da geç vicdanını yolda kaybeden insanların yaptıklarının cezasını en ağır şekilde ödeyeceğini düşünüyorum.
Tanınır bir kadın olarak zorlandığınız, çaresiz hissettiğiniz zamanlar oluyor mu?

- Eğer sorduğun somut bir örnekse çok şükür öyle bir şey yaşamadım. Ama benim yaşamamış olmam bu ülkede kadınların yaşamadığı anlamına gelmiyor. Tabii onların yaşadığı acılar karşısında bir şey yapamamak çaresiz hissettiriyor. Bir olay yaşandığında ve bu duyulduğunda eminim birçok kişinin kafasında bir ceza beliriyor. “Buna şöyle yapmalı, böyle yapmalı” diye. Ve kafasındaki ceza yerine gelmeyince insanda ayrı bir çaresizlik hissi yaratıyor. “O an o hâkimin yerinde ben olsaydım keşke” diyorsun ister istemez.

Çözüm ne olabilir?
- Bir kalbi olduğunu unutanlar ya da vicdanını hayat yolculuğu sırasında bir yerlerde unutanlar onu geri almalı diye düşünüyorum. Ama bundan daha önemlisi, insanların kendi içlerinde bunu çözmeleri. İnsanlar kalp seslerini temizlemeli. 
Son dönemde oyuncuların çoğu kendilerine otosansür uyguladığını söylüyor...
- Konuşup konuşmamak, fikrini herkesle paylaşıp paylaşmamak bir tercih. Bence oyuncu bir toplumu peşinden sürekleyecek kişi değil. “Oyuncular konuşmazsa ne olur” gibi bir fikre kapılmak da doğru değil. “Bankacı konuşmazsa ne olur, garson konuşmazsa ne olur hangi meslekten olursa olsun insan düşüncelerini aktaramazsa ne olur”u düşünmek gerek.

Sinema ve ekranda işleriniz genelde aşkı anlatıyor. Ama günümüzde aşk sosyal medyadaki süslü sözlerden öteye gidemiyor... Neden bu hale geldik? 
- Hayatı yaşama şekli, değer yargıları değişti. Artık dünyanın çok büyük bir bölümü hayatlarını tüketim üzerine yaşıyor. Teknolojik ürünlerden giysiye, eşyaya kadar çabuk tüketilirken aşk nasıl olduğu yerde kalabilirdi ki? O da tüketim çılgınlığına kurban gitti maalesef.

Travmatik bir hikâyem yok

Anneniz Alman, babanız Türk... İki farklı kültür... Peki nasıl bir evdi?
- İki lisan konuşarak, iki kültürü birden öğrenerek büyüdüm. Küçükken elbet bazı zorlukları vardı ama daha çok artıları oldu. Onun dışında güzel, normal bir çocukluk geçirdim.

Anneniz ve babanız siz küçükken ayrılıyor... Siz anneniz ve kız kardeşinizle kalıyorsunuz. Erkek figürü olmadan büyümek, hayatı, erkeklere ve aşka bakışı nasıl etkiledi? 
- Annem ve babam ayrıldı ama erkek figürü olmadan büyümedim, babamla her zaman görüştüm. Dolayısıyla erkeklere ve aşka bakışımla ilgili travmatik hikâyelerim yok. Altı yaşıma kadar Almanya’da yaşadım. Babamın ailesi Türkiye’de yaşıyordu. Babam da onların yanına gelmek istediği için biz de geldik.

Alman filolojisi okudunuz. Peki neden oyuncu oldunuz? Tanınma arzusu mu sebep? 
- Hayır. Arkadaşlarımın ısrarıyla girdiğim güzellik yarışmasında ödül aldıktan sonra oyunculuk üzerine teklifler gelmeye başladı. Sonra içimi bir merak sardı. Denemek istedim ve yolculuk başladı. Şimdi iyi ki iç sesimi dinlemişim diyorum.

İntikam’ın tatlısı olur mu? 
- Tatlı intikam denen şey aslında gerçek anlamda intikam değil, bir ders verme ya da cezalandırma biçimi. Bence intikamın tatlısı olamaz. Bizim dizide de aslında Sinan, Pelin’den intikam aldığını düşünüp almıyordu çünkü hâlâ ondan hoşlanıyordu.
Sizin intikam aldığınız oldu mu?
- Düşündüğüm oldu ama hiçbir zaman yapmadım.

Dizideki gibi çirkin bir erkekle asla birlikte olmaz mısınız? 
- Birlikte olduğum insanı çirkin ya da yakışıklı olarak değerlendirmiyorum. Benim için dış görünüş hiç birinci sırada olmadı. Ben dış görünüşe değil zekâya hayran kalırım.

Tatlı İntikam’da Jennifer Aniston tadında başladığınız rol gitgide drama kraliçeliğine doğru evriliyor... Yenilenen hikâyede izleyici neler bekliyor? 
- ‘Tatlı İntikam’ da hayat gibi gidiyor. Gerçek hayatta insanın başına hep tatlı, eğlenceli şeyler gelmez, hep romantik durumlar yaşanmaz, bazen dram hayatımızın merkezine oturuverir ya... İşte biz de dizide bunu yaşayacağız. Pelin ve Sinan’ın da hayatları bu yolda nasıl değişecek, neler yaşanacak bunu yavaş yavaş göreceğiz.

Leyla Lydia Tuğutlu ve Furkan Andıç’ın başrollerini oynadığı ‘Tatlı İntikam’ yenilenen kadrosuyla her cumartesi saat 20.00’de Kanal D’de.

Son Güncelleme: 01.10.2016 14:17
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.