Ne günlere kaldık

Yurt Gazetesi yazarı Ergün Poyraz yazdı...

03 Mayıs 2020 Pazar 12:31
Ne günlere kaldık

Bir zamanlar, komşusunun acılarını paylaşan, komşusu açken tok yatamayan bir millettik. Son yıllarda ise bunun tam tersi olduk.

Komşunun açlığı, yokluğu ile ilgilenmeyen, acılarına karşı duyarsız bir toplum haline getirildik.

Düşünün; millet ekmek bulamıyor, belediyeler ekmek dağıtıyor, hoppp hükümet valileri, kaymakamları aracılığı ile hemen yasak koyuyor.

Kimse demiyor, “Yahu! Biz işgal mi edildik?”

Öyle ya, belediyeler ihtiyaç sahipleri için yardım kampanyaları başlatıyor, Yine hükümet burada toplanan paralara el koyuyor.

Bedava maske dağıtanlar gözaltına alınırken, parayla satanlar baştacı...

İslami marketlerde, mesela ŞOK’ta el içi kadar dezenfektan 19 TL

Ya belediyeler dezenfektan dağıtmasa vallahi bunlar şişesini bin TL’den aşağı vermezdi.

Bu marketler, sorsan hepsi halka hizmet için var.

Peki, neden maske dağıtmazlar?

Dezenfektan’ı neden bedava vermezler?

Bu nasıl hizmet?

Yerseniz!..

Hükümet 40 yakın ülkeye tıbbı malzeme yaptığıyla öğünüyor.

22.04.2020 tarihinde İsrail’e yüzbinlerce adet tıbbi malzeme gönderme kararı alındı.

2 uçak dolusu tıbbi malzeme gönderdiğimiz ABD aynı gün terör örgütüne yardım etti.

loading...




Türkiye'nin malzeme gönderdiği ABD'nin aynı gün terör örgütü PKK/YPG'ye yardım ettiği ortaya çıktı.

Kıçımızdaki dona kadar ABD finans kurumlarına borçluyuz. Sonra dönüp onlara yardım ediyoruz ve yok yoksulluk içinde yaşayan insanlarımızdan para istiyoruz.

Yahu İslam’da yardıma önce en yakından başlanması gerekmiyor mu?

Hırsızlar, tacizciler ve tecavüzler, katiller serbest bırakılıyor, bunlar eylemlerine kaldıkları yerden devam ediyorlar.

Bakın dün ülkemizde akla zarar bir olay yaşandı.

Samsun- Bafra’da kalp hastası bir kişi için çağrılan ambulans helikopterin ekili bir tarlaya hastanın komşuları tarafından inmesine izin verilmedi.

Hasta ölümle pençeleşirken komşuları helikopter ambulansın onu alıp hastaneye yetiştirmesini engellemek için insanüstü gayret gösterdiler.

Ve helikopter hastayı alamadan geri döndü. Olay, Samsun'un Bafra ilçesinin Altınkaya Mahallesi'nde 2 Mayıs günü meydana geldi.

Acil hastaneye yetiştirilmesi gereken kalp hastası bir kişi için ambulans istendi. Ancak hastanın Altınkaya Barajı'nın Sinop tarafında bulunması ve sokağa çıkma kısıtlaması dolayısıyla feribot çalışmadığından Samsun'dan ambulans helikopter talep edildi. Sağlık Bakanlığı 112 Acil ambulans helikopteri hastayı almak için Samsun'dan havalandı. Altınkaya Mahallesi'ne giden helikopter etraf yamaç olduğu için bir tarlaya inip hastayı almak istedi.

Ne garip ki; tarla sahipleri ambulans helikopterin tarlalarına inmelerine izin vermedi. Helikopterin ineceği yere toplanan tarla sahipleri el hareketleri ile ambulans helikopterin inmesine engel oldu. Pilot, helikopter ile tarlanın etrafından 10 tur atmak zorunda kaldı.

Vatandaşlar izin vermeyince pilot durumu 112 merkezine bildirdi.

Helikopter hastayı alamadan Samsun'a dönmek zorunda kaldı.

Hasta için ise barajdan geçiş olmadığı için Sinop'tan kara ambulansının sevk edileceği öğrenildi.

Tabii ki o zamana kadar dayanır, hayatını kaybetmezse...

İnsani değerlerimizin erozyona uğraması ile hergün onlarca haber okuyoruz.

Bu olay bile nereden nereye geldiğimizin bir göstergesi değil mi?

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Türker Kemal 2020-05-04 12:58:48

evet edildik. usları bir nedenle başlarından gitmiş on milyonların, on sekiz yıldır o partiye oy vermesiyle. bugün bir seçim olsa yine vermeyecekler mi? kendilerine altın tepside verilen "özgür, saygın yurttaş" olmayı, bırakıp, tek adamın kulu, tebaası olmayı seçtiler. onlar gibi olmayanları da kul, tebaa olmaya zorluyorlar. . bütün bunları anlatıyordum. biri anlayamamış ve sordu; sen ne de-din diye...