O başkan derhal istifa etmelidir

Bir Kızılay’ımız vardı. Orasını güvenilir bilirdik. Bu AKP onu da siyasallaştırdı. Kızılay’ı Halidi zihniyetli siyasi örgütlere para aktarmak için kullanmaya başladı.

Son örneğini ODA TV açıkladı:

Kızılay, Başkentgaz tarafından verilen bağış parasını AKP’ye yakınlığıyla bilinen ve yurtlarında kalan çocuk tecavüzü davasıyla gündeme gelen Ensar Vakfı’na aktarmış. 

Yayımlanan belgeye göre özel bir şirket olan Başkentgaz, Kızılay'a tam 8 milyon Dolar bağışlıyor. Fakat, şartı bağış gösterilerek bu paranın sadece 75 bin doları Kızılay’a veriliyor, geri kalan 7 milyon 925 bin dolar Ensar Vakfı’na aktarılıyor.

 

SAHTEK RLIK DEĞİL Mİ?

Gerçek ortada: Kızılay’ı Halidi tarikat zihniyetinden bir örgüte para aktarılması için kullanmışlar. Kızılay’a bağışlardan vergi alınmıyor ya… Adamlar Ensarcılara yardım için parayı önce buraya veriyorlar. Kızılay da bu parayı Ensar’a aktarıyor. Ensar sevicisi Başkentgaz’a helal olsun… Ama kullandığı yöntem devlete karşı tam bir hile… Bunun adı halk arasında sahtekârlıktır.

Kızılay Başkanı Bay Kerem Kınık, bu rezaleti savunmak için demiş ki: “Vergi kaçırmak başkadır, vergiden kaçınmak başkadır!” Böylece, yaptıkları bu hileyi “vergiden kaçınmak” diye savunmuş.

Şimdi ona soruyorum: Bay Başkan! O vergi devlete gitmeyecek miydi? Devlete para vermemek için kurulan bir planının aracı yapmadın mı bizim Kızılay’ımızı?

ANDIMIZ’A KARŞI İMİŞ

Bay Kınık’ın geçmişini araştırınca Kızılay’ı bu yoz yobaz Halidi örgütlere araç yapmasına şaşırmıyoruz. Kendisi, Fethullah Gülen’e çok hürmetli gözüküyor. Olabilir… AKP’de kim hürmetli değildi ki ona?

Ama Bay Kınık, bununla da kalmamış, okullarımızdan “Andımız”ın kaldırılması için çalışanların arasına katılmış. 

Peki kim istemişti Andımız’ın kaldırılmasını?

Bu sorunun ayrıntıları, “TARİKAT KUŞATMASINDAKİ TÜRKİYE/Halidi Cehennemi” adlı kitabımda yer alıyor.

Andımız’ın kaldırılması için kampanya açanlar, bir zamanlar insanları domuz bağıyla betona gömen Hizbullahçı örgütlenmelerin yeni örgütleridir. Ayrıca AKP’ye bağlı Halidi zihniyetli Eğitim Bir-Sen adlı gerici sendika da Andımız’ın kaldırılmasını istemiştir. Ve AKP iktidarı da kendisine uygun tipte insan yetiştirmek için Andımız’ı kaldırmıştır.

Son söz: Kızılay’ı AKP örgütüne çeviren, vergi kaçırılmasının aracı yapan, tarikatçı örgütlere rant sağlanmasında kullanan Kızılay Başkanı Kerem Kınık derhal istifa etmelidir.

O istifa etmez ise artık bu millet Kızılay’a yardım söz konusu olduğunda şöyle bir düşünecek, bu da göz bebeğimiz olan Kızılay’ı zayıf düşürecektir.

 

YARDIMM PARALARI İÇ EDİLMESİN

Kızılay gibi tarihsel bir kuruluşumuzu bile vergi kaçırmada kullananlar kimler?

AKP ile bağlantılı örgütlerin yöneticileri… Ensar Vakfı bu örgütler içinde başa güreşenlerden… Ve doğrudan Erdoğan ailesi ile ilintili. Bu bağı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın şu sözü çok açık gösterir: “Eşimden sonra en çok Ensar Vakfı başkanını görüyorum.”

Ensar ile ilgili söz konusu kitabımızda çok ayrıntılı bilgiler var.

Kızılay’ı bile kullanan bu siyasal örgütlenme, geçmişte yardım paralarını iç etmekle ünlenmişti.

Hatırlayalım: Bosna savaşı sırasında, 1995’te Milli Görüş’e bağlı IHH eliyle toplanan yardım paraları araya gitmişti. Bununla ilgili yargılamalar AKP iktidara geldikten sonra kapatıldı. O IHH bugün yine yardım işinde başa güreşenlerden…

Yine Deniz Feneri adlı örgüt Almanya’da topladığı yardım paralarını usulsüz kullanmış, bu yüzden yöneticiler Almanya’da hapis cezasına çarptırılmışlardı. Elbette ki AKP ile ilintili bu örgütün davası içeride cezasız kapatılmıştı.

Şimdi soru şu: Acaba halkın bağışlarıyla toplanan 100 milyon lira, hangi örgütlere verilecek? Bölgedeki tarikatlar, cemaat yahut STK diye gösterilerek bunlar mı beslenecek? Acaba bu yardımlarda bile mezhepçi bir tutumla Alevi köyleri yok mu sayılacak?

Vatandaş, yaptığı yardımın kimlere gittiğini sorgulamalıdır. Depremi bile çıkarları için kullananlara engel olmak insanlık görevimizdir.

İMAMOĞLU’NDAN ÇOK KORKUYORLAR

Elazığ depremi olunca, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hemen oraya gidiyor. Arkadaşlarına, bölgeye yardım için gerekli emirleri veriyor. Sonra da Erzurum’a geçiyor, ailesiyle kayak yapıyorlar.

Vay sen misin bunu yapan?

Bütün yandaş medya, gazeteleriyle, televizyonlarıyla, sosyal medyadaki paralı ajanlarıyla saldırıyorlar.

İmamoğlu’ndan öyle bir korkuyorlar ki onu kötü göstermek için her türlü alçaklığa kalkışıyorlar.

Ekrem Bey Elazığ’da kalıp da ne yapacaktı? Deprem yıkıntılarını o mu taşıyacaktı?

Peki, sizin belediye başkanlarınız neredeydiler? Deprem günü düğün yapanlar AKP’liler değil miydi?

Hem sizler değil misiniz muhalefet belediyelerinin oraya yardım yapmalarını engelleyenler?

Her türlü komployu kurarlar… Her türlü yalanı uydururlar… Her felaketin sebebi onlardır ama muhalefeti suçlu çıkarmaya kalkışırlar. Utanmasalar, depremi bile CHP’nin yaptırdığını söyleyecekler.

Umarım ki Sayın İmamoğlu, bundan sonra bu sahtekârlar korosuna malzeme vermemeye daha çok dikkat eder.

Haklı iken haksız çıkartılmak acı bir şeydir çünkü…

 

CİĞER İŞİ!!!

AKP Lideri Erdoğan, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun deprem bölgesine gitmemesini eleştirirken, “Bu bir ciğer işi!” diyerek onu korkaklıkla suçladı.

Korkacak ne vardı ki Sayın Erdoğan?

Yoksa CHP Lideri’ne Ankara Çubuk’taki şehit cenazesinde olduğu üzere bir komplo mu kuruldu? Sayın Kılıçdaroğlu böyle bir şey duydu da gitmedi diye mi kızıyorsunuz?

Siz gittiniz de ne oldu beyefendi? Küçük bir ilçenin depremzedelerini günlerce soğukta titretmediniz mi?

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Muhsin Salman 2020-01-31 22:29:56

İstifa kelimesi TDK den kaldıralı bir hayli oldu. Yürek yerine ciğeriyle konuşanlar onun yerine "Metal yorgunluğu" kelimesini koydu. Bilginize