CHP'den barış ve demokrasi konferansı: 'Ülkede eşit yurttaşlık, bölgede kardeşlik

CHP'den barış ve demokrasi konferansı: 'Ülkede eşit yurttaşlık, bölgede kardeşlik

CHP'nin İstanbul'da düzenlediği 'Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı'na MHP'li Feti Yıldız katılmadı. Kürt meselesinin konuşulduğu konferansta İmamoğlu, çözüm için "ülkede eşit vatandaşlık, bölgede kardeşlik ve refahı artırma" önerisini sundu.

CHP, İstanbul Kongre Merkezi'nde "Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı" düzenledi. Siyaset ve akademi dahil farklı toplumsal kesimlerden temsilcileri bir araya getiren konferanstaki oturumlarda, Meclisteki süreç komisyonunda yer alan partilerden temsilciler konuşmacı olarak yer aldı. Konferansta Kürt meselesi, barış, Suriye, İran, demokratikleşme, ekonomi ve adalet dahil birçok başlıkta görüş ve öneriler sunuldu. Program planında konuşmacı olarak yer alan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız konferansa katılmazken gerekçesine dair herhangi bir açıklama da yapmadı. Öte yandan TİP Milletvekili ve süreç komisyonu üyesi Ahmet Şık ise mazeret bildirerek konferansa katılmadı.

 Şahan: Barışa duyduğum sorumluluktan vazgeçemem 

Konferansın açılışında katılımcılara teşekkür eden CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP ve DEM Parti'nin yerel seçimlerdeki ittifakı olan "kent uzlaşısı"na yönelik soruşturmaların tek tutuklu belediye başkanı Resul Emrah Şahan'ın Silivri Cezaevinden gönderdiği mektubu okudu.

Bu konferans fikrini dile getiren isim olan, yerine kayyım atanan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, mektubunda hem tutukluluk sürecine hem de demokrasi ve barış mücadelesine dair mesajlar verdi. Yaklaşık 11 aydır Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile birlikte tutuklu bulunduğunu hatırlatan Şahan, bu süreci kişisel bir mağduriyetin ötesinde, Türkiye'nin geleceğinin sınandığı bir dönem olarak gördüğünü ifade etti. 

Buluşmanın kendisi için "derin bir nefes" olduğunu belirten Şahan, "Önümüzde iki yol var: Hak ve özgürlüklerin güçlendiği bir gelecek mi, yoksa belirsizlik ve güvensizlikle kuşatılmış bir gelecek mi" dedi. Şahan, mesajında özetle şunları kaydetti: "İlkesel olarak barıştan yana; stratejik olarak ise siyasal alanın genişlemesinin devleti güçlendireceğine inanan bir belediye başkanıyım. Bu nedenle, CHP'nin benimsediği 'İstanbul İttifakı/Türkiye İttifakı' fikrini, bir seçim taktiği olarak değil, cumhuriyetin kurucu aklına dayanan bir sorumluluk olarak gördüm. Demokrasi yerelden başlar. Yerelde kurmaya çalıştığımız anlayışın, yarın ülkenin tamamında demokratik bir iklime dönüşeceğine yürekten inanıyorum. Bugün özgürlüğümden mahrum bırakılmış olabilirim; ancak bu ülkenin barışına, demokrasisine ve birlikte yaşama umuduna duyduğum sorumluluktan; bir evlat, bir eş, bir baba ve cumhuriyetin yetiştirdiği bir yurttaş olarak vazgeçmem. Bu ülkenin geleceği, sözünü sakınmayanlardan kurulacaktır." 

 İmamoğlu'ndan üç öneri

Ardından CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun mesajı okundu. Dünyanın ve bölgenin bir "altüst oluş" yaşadığını belirten İmamoğlu, "Ülkemizi, sınırlarımızın haricinde yaşanan büyük değişimlerin olumsuz etkilerinden korumak ve kardeşliğimizi daim kılmak için Kürt meselesini çözmeli, bu alanda yeni ve cesur adımlar atmalıyız" dedi.

İmamoğlu, çözüm önerisini ise şöyle dile getirdi: "Kürt meselesini, ülkemizde eşit vatandaşlığı pekiştirerek, bölgemizde kardeşliğimizi geliştirerek, ülkemizde ve bölgemizde refahı artırarak çözelim." 

Kürt yurttaşların eşitlik anlayışının "kanun önünde eşitliğe" indirgenmesinden şikayetçi olduğunu söyleyen İmamoğlu, Kürtlerin, "Kürtleri kimlikleriyle, dilleriyle, kültürleriyle tanıyalım. Resmi ve eğitim dilimiz Türkçe kalmak şartıyla, okullarımızda Kürtçenin öğretilmesinin, Kürt tarihinin ve edebiyatının öğrenilmesinin önünü açalım" çağrısında bulundu. 

"Ayrı devletlerin vatandaşları olsak da sınırlarımızın haricindeki Kürtlerle kardeşliğimiz baki" diyen İmamoğlu, "Öyle bir bölgesel siyaset izleyelim ki, Irak'taki Kürt de Suriye'deki Kürt de esenliğini istediğimizden, kardeşliğimizden emin olsun. Yıkılan baskıcı rejimlerin yerini yeni baskı rejimlerinin değil, demokratik rejimlerin almasını istediğimizden kimsenin şüphesi olmasın" önerisini sundu.

İmamoğlu, son önerisini ise şöyle detaylandırdı: "Ülkemizin en geri kalmış illerinin Doğu ve Güneydoğu'daki şehirlerimiz olmasına artık son verelim. Sınır ötesi ticaretin önünü açalım. Daha çok sınır kapısı açalım. Hem bizim vatandaşımız kazansın hem de sınırlarımızın dışında yaşayan Kürt ve Arap kardeşlerimiz." 

Özel: Kürt meselesi hepimizin ortak meselesidir 

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yaptığı açılış konuşmasında, bu konferansın "Ortak Gelecek Buluşmaları" adlı serinin başlangıcı olarak gördüklerini söyledi. Kürt meselesinin çözümünde "tarihin doğru yerinde durduklarını ve bundan sonra da duracaklarını" söyleyen Özel, "Çünkü bu mesele hepimizin ortak meselesidir. Bu mesele kuşaklar boyunca taşınan ağır, toplumsal bir yüktür. Milletimiz artık bu yükten kurtulmak ve ferahlamak istiyor. Terörün bitmesini, barışın inşasını ve demokrasinin ayağa kalkmasını istiyor" diye konuştu.

Meselenin Meclis çatısı altında, toplumdan bir şey saklamadan samimiyet, şeffaflık, cesaretle çözülmesini istediklerini söyleyen Özel, "Önerimize uygun olarak Mecliste bir komisyon kurularak başlayan sürece destek verdik, veriyoruz. Bu bizim için bir siyasi çıkar konusu asla olmadı. Meseleyi bir siyasi ikbal olarak gören anlayışı da üzülerek takip ediyoruz. CHP'ye rol biçmeye, yön çizmeye çalışanları da dikkatle takip ediyoruz. Bizim Türkiye'nin meselelerine ve çözümlere dair kendi müstakil siyasetimiz vardır" dedi. 

Dünyadaki gelişmelere ve bunların Türkiye'deki yansımalarına dikkat çeken Özel, "Bu krizlerden çıkışın yol haritası aslında meydan meydan yükselttiğimiz bir sloganda vücut buluyor: Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz" ifadelerini kullandı.

'19 Mart darbesi sürece büyük bir sabotajdır' 

"AKP iktidarının sürece ilişkin ikircikli tutumundan, rakiplerine karşı başlattığı yargı savaşından ve sivil siyasete yönelik vesayet anlayışından vazgeçmelidir" çağrısında bulunan Özel, "Kayyım sistemi, sistematik olarak barış imkanını sabote etmektedir. Hâlâ süren kent uzlaşısı davaları, umutlara gölge düşürmektedir. Siyasi tutukluluklar devam etmekte, AİHM, AYM kararları yerel mahkemeler tarafından yok sayılmaktadır. Milletimiz barış isterken bu sürecin başarıya ulaşacağına güvenin düşük kalmasının da yegane sebebi budur. Sürece yapılan büyük sabotaj ise 19 Mart darbesidir" dedi.

Esenyurt ve Şişli belediyelerine 'kent uzlaşısı' nedeniyle kayyım atandığını, toplamda 13 belediyede kayyım bulunduğunu hatırlatan Özel, "Bu soruşturmalarda Kürtlerin belediye meclislerine girmesi suç olarak tarif edilmektedir. Ahmet Özer, daha geçtiğimiz hafta 'PKK terör örgütü üyesi' denilerek 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Şahan bu soruşturmadan tutukludur. İmamoğlu bu soruşturmadan da yargılanmaktadır. Bu soruşturmalar Türkiye'nin barışına karşı açıkça bir darbedir. Sayın Bahçeli dahi bu soruşturmalara açık tepki gösterirken, bu inatlaşmayı herkes iyi okumalıdır. CHP 19 Mart darbesine, kent uzlaşısı soruşturmalarına rağmen barışın yanındadır. Beklentimiz, komisyonun çalışmalarını bir an önce tamamlamasıdır. Komisyona zaman kaybettirmek, Türkiye'nin demokratikleşmesine ve barışına zaman kaybettirmektir" dedi. 

"Suriye'de yaşananlar Türkiye'nin barış sürecini hızlandırmalıdır" 

Özel ayrıca AKP iktidarının Suriye'de çatışmanın tarafı değil, barışın ve uzlaşının güvencesi olmak zorunda olduğunu söyledi. Özel, "Suriye'nin huzuru ve refahı Türkiye'ye de kazandıracaktır. Bu kez kazanan emperyalist devletler değil, bu toprakların evlatları, bu toprakların insanları olmalıdır. Suriye'den gelen uzlaşma haberleri hepimizi sevindirmiştir. Bunun tam bir mutabakatla sürekli hale gelmesi için hep birlikte çalışmalıyız, temel temennimiz budur. Suriye'de yaşananlar Türkiye'nin barış sürecini asla sekteye uğratmamalı tam tersine hızlandırmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.

 Birinci oturum: Ulusal ve bölgesel deneyimler 

Konferansın "Yurtta Barış, Dünyada Barış: Ulusal ve Bölgesel Deneyimler" başlıklı ilk panelinde moderasyonu Akademisyen Mesut Yeğen üstlendi. Bu oturumda DEM Parti Milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar ile birlikte İHH Mütevelli Başkan Vekili Hüseyin Oruç, araştırmacı Galip Dalay ve Ottawa Dialogue Araştırma Direktörü Esra Çuhadar konuşmacı olarak yer aldı. 

Komisyon üyeleri konuşmacı: AKP ve MHP yok 

İkinci panelde "Demokratik Bir Geleceğin İnşası: Yurttaş İradesi, Eşitlik ve Kapsayıcılık" başlığında TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun üyeleri konuştu. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve komisyon üyesi Sezgin Tanrıkulu moderatörlüğünde, DEM Parti'den Saruhan Oluç, Yeni Yol Grubundan Bülent Kaya, Yeniden Refah Partisinden Doğan Bekin ve Emek Partisinden İskender Bayhan söz aldı.