CHP'li Gülsever'den Dünya Gıda Günü'nde dikkat çeken açıklama: "Çocuklar okula aç gidiyor!"
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye'de derinleşen gıda yoksulluğuna dikkat çekti.
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye'de derinleşen gıda yoksulluğuna dikkat çekti. TÜİK verilerine göre her 100 çocuktan yaklaşık 37'sinin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olduğunu belirten Gülsever, "Üretici kazanamıyor, tüketici alamıyor. Bu zincirin en ağır bedelini ise yoksul aileler ve çocuklar ödüyor" dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, 16 Ekim Dünya Gıda Günü kapsamında yaptığı yazılı açıklamada, artan gıda fiyatları, tarımsal üretimde yaşanan sorunlar ve çocuk yoksulluğuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'de çiftçilerin artan üretim maliyetleri nedeniyle zor durumda kaldığını, vatandaşların ise temel gıda ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiğini belirten Gülsever, gıdaya erişimin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal adalet meselesi olduğunu vurguladı.
Gülsever, "Bir ülkede çiftçi ürettiğini satamıyor, üretici emeğinin karşılığını alamıyor, vatandaş sofrasına et koyamıyor ve çocuklar okula aç gidiyorsa ortada yalnızca ekonomik bir sorun değil, derinleşen bir gıda ve sosyal adalet sorunu vardır" ifadelerini kullandı.
"HER 100 ÇOCUKTAN 37'Sİ YOKSULLUK RİSKİ ALTINDA"
Açıklamasında Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine de yer veren Gülsever, çocukların yeterli ve dengeli beslenmeye erişiminde yaşanan sorunlara dikkat çekti.
TÜİK'in 2025 verilerine göre Türkiye'de her 100 çocuktan yaklaşık 37'sinin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olduğunu belirten Gülsever, 2024 yılı çocuk istatistiklerindeki maddi yoksunluk göstergelerinin de beslenme sorunlarını ortaya koyduğunu ifade etti.
Gülsever, "Bir çocuğun beslenme çantasının boş olması, yalnızca ailesinin yaşadığı yoksulluğun değil, kamusal politikaların da sorgulanması gerektiğinin göstergesidir. Hiçbir çocuk, ailesinin gelir durumu nedeniyle yeterli beslenmeden mahrum kalmamalıdır" dedi.
"ÜRETİCİ KAZANAMIYOR, TÜKETİCİ ALAMIYOR"
Çiftçilerin mazot, gübre, yem, enerji ve işçilik maliyetleri karşısında üretimi sürdürmekte zorlandığını dile getiren Gülsever, üreticilerin kimi zaman ürünlerini maliyetinin altında satmak veya üretimden vazgeçmek zorunda kaldığını belirtti.
Tarlada üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını, market ve pazarlarda ise tüketicinin yüksek fiyatlarla karşılaştığını söyleyen Gülsever, şu ifadeleri kullandı:
"Bugün Türkiye'de bir yanda üretim maliyetlerinin altında ezilen çiftçilerimiz, ürününü değerinde satamayan üreticilerimiz; diğer yanda temel gıda ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan milyonlarca yurttaşımız var. Tarlada emeği karşılık bulmayan ürün, pazarda ve markette vatandaşın ulaşamayacağı fiyatlarla satılıyor."
HAYVANCILIKTA ARTAN MALİYETLERE DİKKAT ÇEKTİ
Hayvancılık sektöründeki sorunlara da değinen Gülsever, yem ve diğer girdi maliyetlerinin yetiştiricileri zorladığını, artan et fiyatlarının ise dar gelirli ailelerin et tüketimini olumsuz etkilediğini söyledi.
İthalatın yerli üretimin yerini alan kalıcı bir çözüm olarak görülmemesi gerektiğini belirten Gülsever, çiftçileri ve hayvan yetiştiricilerini destekleyen, yem maliyetlerini azaltan ve yerli üretimi planlayan sürdürülebilir politikalara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Gülsever, "Kendi üreticisini koruyamayan, üretimini planlayamayan bir ülke gıda güvencesini kalıcı biçimde sağlayamaz" değerlendirmesinde bulundu.
GIDA DENETİMLERİ İÇİN ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI
Gıda güvenliği konusundaki denetim ve tağşiş iddialarına da dikkat çeken Gülsever, vatandaşların tükettikleri ürünlerin hangi koşullarda üretildiğini ve denetlendiğini bilme hakkına sahip olduğunu vurguladı.
Yerli veya ithal ayrımı yapılmaksızın tüm gıdaların aynı bilimsel ölçütlerle denetlenmesi gerektiğini belirten Gülsever, denetim sonuçlarının kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmasını istedi.
Gülsever, "Vatandaş ne yediğini bilmeli; devlet, vatandaşın güvenilir gıdaya erişimini güvence altına almalıdır" dedi.
CHP'DEN İKTİDARA 5 SORU
CHP Kadın Kolları adına iktidara beş soru yönelten Gülsever, şu konulara yanıt istedi:
Çiftçi üretirken zarar ediyor, vatandaş gıda fiyatları altında eziliyorsa üretimden sofraya uzanan zincirdeki sorunlar neden kalıcı biçimde çözülemiyor?
Hayvancılıkta üreticinin maliyetleri artarken et neden dar gelirli aileler için ulaşılması güç bir ürüne dönüşüyor?
Gıda denetimleri, izlenebilirlik ve halk sağlığını koruyacak önlemler neden daha güçlü ve şeffaf bir sistemle yürütülmüyor?
Çocukların yeterli ve dengeli beslenmesi neden hâlâ ailelerin ekonomik gücüne bağlı?
Bir annenin çocuğuna sağlıklı bir öğün hazırlayabilmesi neden gelir durumuna bağlı bir mücadeleye dönüşüyor?
"HİÇBİR ÇOCUĞUN OKULA AÇ GİTMEDİĞİ BİR TÜRKİYE MÜMKÜN"
Gıda politikalarının tarımın yanı sıra sağlık, eğitim, sosyal adalet ve çocukların geleceğini de ilgilendirdiğini belirten Gülsever, sağlıklı beslenmenin ailelerin gelir durumuna bağlı olmaması gerektiğini ifade etti.
CHP Kadın Kolları olarak üreticilerin, kadınların, ailelerin ve çocukların haklarını savunmaya devam edeceklerini belirten Gülsever, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Üreten çiftçinin emeğinin karşılığını aldığı, her ailenin sağlıklı gıdaya erişebildiği, hiçbir çocuğun okula aç gitmediği bir Türkiye mümkündür. Bunun için gıda, üretim ve sosyal politika anlayışının insanı merkeze alan bir yaklaşımla yeniden ele alınması gerekmektedir."