ABD öncülüğündeki Batı ittifakı ile Rusya’nın güç mücadelesine dönüşen Ukrayna’da uzun süredir devam eden kriz tehlikeli bir boyuta evrildi. Ukrayna’nın doğusunun tarihsel olarak kendilerine ait olduğunu ileri süren Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Donetsk ve Luhansk Halk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarını tanıdı. Batı’ya meydan okuyan Putin, Kiev yönetiminin "Donbass'ta askeri karar dışında hiçbir kararı tanımadığını" belirterek "Donetsk ve Lugansk’ın bağımsızlığını tanınmasını çok geç kalınmış bir karar” olarak değerlendirdi.
Kremlin Sarayı'nda önce bağımsızlık kararnamelerini imzalayan Putin ardından da 22.19’da Rus ordusunu 'barışı koruma' misyonuyla Donbass’a gitme emri verdi. Rusya ile bağımsızlıkları kabul edilen yönetimler arasında "dostluk" ve "iş birliği" anlaşmaları da imzalandı. Sözleşmenin 5'inci maddesinde her iki tarafına da “kendi topraklarında askeri altyapı, üsler ve diğer şeyler inşa etme, kullanma ve iyileştirme” hakkı verildi. Putin akşam saatlerinde de Minsk Anlaşması’nın artık geçerli olmadığını söyledi.
BATI’DAN YAPTIRIMLAR
Batı ittifakı da Putin’in bu tartışmalı adımı sonrası ayağa kalktı. Batılı liderler gerçekleştirdikleri yoğun görüşme trafiğinde ortak hareket etme kararı aldı. Yapılan açıklamalarda da ağır yaptırım kararları alındı, Moskova’nın bu adımının karşılıksız kalmayacağı kaydedildi. ABD, Almanya ve Fransa liderleri Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ve egemenliği konusunda taviz verilmemesi gerektiği konusunda hemfikir olduklarını belirtti.
Hollanda’dan İspanya’ya, Kanada’dan Avustralya’ya, Polonya’dan Güney Kore ve Baltık cumhuriyetlerine bütün Batılı ülkeler kararın geri alınmasını istedi.
İngiltere Dışişleri Bakanı Liz Truss, “Rusya'nın uluslararası hukuku ihlaline ve Ukrayna'nın egemenliğini ve toprak bütünlüğüne saldırısına karşılık olarak yeni yaptırımları bugün açıklayacağız” dedi. Washington Lviv'deki personelini Polonya'ya kaydırdı. BM Güvenlik konseyi de krizi görüşmek üzere acil toplanma kararı aldı.
YENİ CESUR DÜNYA ÇIKIŞI
Almanya ise Rus gazını Avrupa'ya taşıyan Kuzey Akım 2 Doğalgaz Boru Hattı projesinin sertifikasyonunu askıya aldı. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitry Medvedev yaptırım uygulayan Batı’yı tehdit etti. Berlin’in boru hattını durdurma kararına tepki veren Medvedev, "Avrupalıların çok yakında 1000 metreküp doğalgaz için 2 bin euro ödeyecekleri yeni cesur dünyaya hoş geldiniz!" ifadesini kullandı.
ÇİN VE İRAN’DAN ÇAĞRI
Kendileri de ABD’nin hedefinde olan Rusya’nın geleneksel müttefikleri İran ve Çin ise taraflara itidal çağrısı yaptı, gerilimi artırabilecek eylemlerden kaçınmaya çağırdı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatibzade "NATO'nun ABD eksenli müdahaleleri ve provokatif eylemleri bölgedeki durumu karmaşıklaştırdı" diye konuştu. Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi de Amerikalı mevkidaşı Antony Blinken ile yaptığı görüşmede, "Çin, bir kez daha tüm taraflara itidalle hareket etme, gerilimi düşürme ve güvenliğin bölünmezliği prensibini göz önüne alarak farklılıklarını diyalog ve müzakere yoluyla çözme çağrısı yapıyor" ifadelerini kullandı.
Suriye ise Rusya'ya desteğini açıkladı. Suriye Dışişleri Bakanı Faysal el-Mikdad, "Batı'nın bugün Rusya'ya karşı yaptığı, terör savaşı sırasında Suriye'ye yaptığına benziyor. ABD ve Batılı ülkeler Suriye'de Ortadoğu ve dünyayı tehdit eden terörü desteklemeye devam ediyor" dedi.
***
Taraflar ne istiyor?
Rusya’nın talebi ne?: NATO’nun sınırlarına doğru yayılmasına karşı çıkan Moskova, NATO’nun daha fazla genişlemeyeceğine dair yasal olarak bağlayıcı bir taahhüt istiyor. Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO üyeliğini savaş sebebi sayıyor. ABD ve Batı’dan 1990’ların başında kendilerine verilen “NATO Doğu’ya doğru bir cm bile genişlemeyecek” sözünün yerine getirilmesini talep ediyor. Bunların yanında NATO’nun Rusya sınırlarına saldırı silahları yerleştirmemesi ve 1997’den itibaren ittifaka katılan üye devletlerin güçlerini ve askeri altyapısını kaldırmasını istiyor. NATO’nun 1997 öncesi sınırlarına dönmesini istiyor.
NATO ne diyor?: NATO, ‘açık kapı politikası’yla Rusya sınırlarına doğru yayılmaya devam ederken her ülkenin ittifaka katılma özgürlüğüne sahip olduğunu ileri sürüyor. Rusya’yı Baltıklar’dan Orta Avrupa ve Karadeniz’e uzanan hatta çevrelemek isteyen NATO, Ukrayna, Gürcistan ve Moldova gibi ülkeleri de bünyesine katma arayışında.
Eski Varşova Paktı üyeleri Polonya, Çekya ve Macaristan 1999’da NATO’ya üye olmuş, 2004 yılında ise yedi ülkeyi içeren en büyük genişleme dalgası hayata geçirilmişti. Bu dalgada Bulgaristan ve Romanya ile Baltık ülkeleri Estonya, Letonya, Litvanya, Slovakya ve Slovenya’nın NATO’ya dahil olması Rusya’da büyük rahatsızlık yaratmıştı. 2009’da Arnavutluk ve Hırvatistan, 2017’de Karadağ NATO’ya üye olurken en son 2020’de Kuzey Makedonya 30’uncu üye olarak İttifak’a kabul edildi.
ABD ne yapıyor?
Kendi küresel politikalarını savaş örgütü NATO üzerinden hayata geçiren ABD yönetimi Rusya’yı çevrelemek için Kuzey Atlantik İttifakı’nı cepheye sürüyor. Washington, “düşman” olarak ilan ettiği Moskova’yı bu şekilde sıkıştırma peşinde.