Hong Kong'da olunca demokrasi, İspanya'da olunca şiddet!

İspanya'nın özerk bölgesi olan Katalonya'da şiddet eylemleri artıyor. Protestocular havalimanı işgal etti, karayolları ulaşıma kapatıldı, dükkânlar tahrip edildi. Şehrin her köşesinde polisle göstericiler arasında çatışmalar sürüyor.

Eylemciler açıkça Katalonya'yı "2. Hong Kong" yapmak istediklerini söylüyor.

İşin tuhaf tarafı, Hong Kong'daki şiddete destek veren İngiltere ve ABD hükümetlerinin Katalonya'daki kaos karşısında sessiz kalmayı tercih etmeleri. Bazı batılı medya organları Hong Kong'a dair kışkırtıcı haberler yaparken, Katalonya'da protestocuları kınıyor ve İspanya hükümetinin olayı bastırmak için harekete geçmesi çağrısında bulunuyor.

Benzer hadiseler Hong Kong'da "demokratik eylem" olarak nitelendirilirken İspanya'da "şiddet eylemi" olarak adlandırılıyor. Özgürlük ve demokrasi gibi kavramların Batılı ülkeler için nasıl çifte standart aracı olduğu bir kez daha görülüyor.

Bu ahlaksızca tavır Batılıların Hong Kong konusunda taktıkları maskeyi düşürdü.

Hong Kong'da şiddet olaylarının Haziran ayında başlamasından bu yana, İngiltere ve ABD hükümetleri şehirde kaosu körüklemekten geri durmadı. ABD'nin başkan yardımcısı ve dışişleri bakanı, Hong Kong eylemcilerinin liderlerini kabul etti. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, ABD Hong Kong Başkonsolosluğu'ndan diplomatların "Hong Kong bağımsızlığı" temsilcileriyle görüşmesini "takdir"le değerlendirirken, İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Rennie Raab, Hong Kong bölge amirini doğrudan arayarak baskı yaptı.

Bunlar elbette son derece kaba adımlar. Ne var ki sözde "Hong Kong tecrübesi"ni kopyalayan Katalonyalıların karşısında İngiltere ve ABD "sessizliği" tercih etti.

İnsan sormadan edemiyor, şimdi neden Katalonya'da "özgürlük ve demokrasi talep eden eylemcilerden" desteklerini esirgiyorlar?

Medyanın hali de farksız. İskoç Parlamenter Gavin Newlands, 17 Ekim'de sosyal medya hesabında şu mesajı paylaştı: "Sabah 7 oldu ve BBC halen Katalonya'daki gelişmelerle ilgili hiçbir haber girmedi. Bu esnada Hong Kong Yasama Meclisi'yle ilgili yeni bir haber yayınlandılar."

O BBC, Hong Kong'dan sokak sokak, dakika dakika yayın yapıyor ve "polis şiddeti"ne dikkat çekiyordu. Hong Kong protestocularının yılmaz destekçisi Alman medyası da, şu sıra İspanya hükümetinin gerekli önlemleri alması gerektiğini yazıyor.

Batılıların "çifte standart" ile başka ülkelerin içişlerini karıştırmalarının amacı, bunun kendi çıkarlarına hizmet etmesidir. Batılı ülkelerin Katalonya'da yaşanan kaosa göz yummasının sebebi, kaosun kendilerine sıçramasından endişe duymaları. Fakat Hong Kong'a döndüklerinde bambaşka bir dil kullanıyorlar. Görünüşte "Her şey daha iyi bir Hong Kong için" deseler de aslında Hong Kong'da şiddeti tırmandırarak Çin'in gelişmesine engel olmayı istiyorlar.

Katalonya ve Londra'daki çevre eylemlerinde, protesto taktiklerinin bir kısmının Hong Kong'dan öğrenildiği belirtiliyor. Destek verip övgü düzdükleri şiddet sarmalı, Avrupa şehirlerini kuşatmaya başladı. Batılı ülkeler ne ektilerse, onu biçiyorlar. Kamu düzenini tehdit eden şiddet eylemleri bir bumerang gibi kendilerine geri dönüyor.

Dünya Haberleri

ABD’den İran’a havayolu darbesi! Tarih verildi: Uçuşlar durma noktasına gelecek
Suudi Arabistan’da Saldırı Alarmı! Mekke Dahil 3 Kentte Tehlike Uyarısı
Avrupa'da 9 Ülke Giriş-Çıkış Sistemini Erteledi: Türk Yolcuları da İlgilendiriyor
BM 164 oyla kabul etti: Dünya haritalarında yeni dönem başlıyor
ABD: İran’a yönelik saldırı dalgası tamamlandı