YURT Gazetesi-Yorum-Analiz-Cihan ÖZDEMİR/ İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, her zamanki nezaketi ve beyefendiliği ile katılımcıları kapı da karşıladı.
Bali, toplantının açılış konuşmasına üstat Yaşar Kemal'in ona anlattığı bir fıkra ile başladı.
Vatandaşın biri arzuhalciye gider. Derdim 'falan filan' der.
Arzuhalci, vatandaşa '2-3 saat dolaş, gel' der.
Denilen saatte gelen vatandaşa, arzuhalci dilekçeyi okur.
O sırada vatandaş ağlamaya başlar.
Arzuhalci sorar 'Ne oldu?'
Vatandaş:' Baksana başıma neler gelmiş?' der.
Bali, Yaşar Kemal hatırası ile yaşanılan süreçte Türkiye'nin gerçekliği ve algısı arasındaki farkı çok net izah etti.
Dünya genelinde ve bölgesel olarak bir çok gerilimin Türkiye'nin yakasını bırakmadığını belirtti.
Ama temel makroekonomik göstergelere bakıldığında Türkiye'nin olumsuz bir tabloya sahip olmadığını vurguladı.
Uzun dönemdir başarı ile uygulanan kamu maliye politikalarının Türkiye'nin bu girdaptan çıkmasında hareket alanı bıraktığını belirten Bali, '"Bu bizim hükümetimizin, bürokrasimizin de yapmadığı bir şey değil.' dedi.
"Hiç döviz birikimim olmadı"
Bali, ‘kur ne olacak?’ ve 'paramızı dövize yatıralım mı?' sorularını kendi pozisyonunu söyleyerek cevapladı. Hazine kökenli bir bankacı olduğunu hatırlatarak, ‘Hiç döviz birikimim olmadı. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım, gelirim Türk lirası, harcamalarım da Türk lirası...’ dedi.
Vatandaşlara ve firmalara da aynı tavsiyede bulundu.
Kar da değil, feragat da yarışmalıyız
Vatandaşların sadece darbe sırasında canları pahasına tankları durdurmadığını, sonrasında da ekonomide de çok önemli refleksler gösterdiğini belirten Bali, ' Bu sadece vatandaşımızın yapacağı bir fedakarlık değil… Sorumluluğu olan büyük kurumlar olarak, bilançolarımızın, bu bilançoların sağladığı imkanların sadece kendi doğrumuz için değil, Türkiye'nin genel doğrusu için kullanılması gerekir. Eğer finansal kurumların bilançoları bir şeye lazım olacaksa, işte bugünlere lazım…Vatandaş, kurum olmak, sadece bir ülkenin refahını paylaşmak değildir. Onun zorluklarını da paylaşmak gerekir. Hepimiz elimizi taşın altına koymalıyız ve 2-3 nesilde zar zor bir araya getirilmiş Türk işletmelerin değerlerini koruyacak şekilde, bankacılık sistemi açısından da söylüyorum, asla acul kararlar alınarak bunların çarçur edilmesine neden olmamalıyız. Daha önce ifade ettim, tekrarında yarar görüyorum, eğer bugün yarışacaksak bankalar olarak kar yarışı değil, feragat yarışı yapmalıyız.’dedi.
İş Bankası'nın kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yakışır bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti'nin geçtiği bu süreçte ortaya koyduğu 'Milli Duruş' ile salondan büyük alkış aldı.
Özyeğin’in, Atatürk’ü anması ayakta alkışlandı
Fiba Yönetim Kurulu başkanı Hüsnü M. Özyeğin konuşmasına, 'bu muazzam kuruluşun kurucusu Atatürk'ü anarak başlıyorum.' dedi.
Yaklaşık 2000 kişinin doldurduğu salondan alkış tufanı koptu.
Özyeğin, 'Her zaman emirlere uyan biri olarak' diye esprili bir ima ile başladığı konuşmasında, iş hayatına başladığı 7 yaşından günümüze yaşadığı bazı anılarını ve tecrübelerini paylaştı.
'Bilmediğiniz işe girmeyin. Trene ilk binmek önemli. Başarısızlıktan çekinmeyin.' gibi önerilerde bulundu.
Şimşek, ‘fiyat istikrarı olmazsa, olmazdır’
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek konuşmasına İş Bankası'nın göstermiş olduğu 'Milli duruşun' önemine vurgu yaparak başladı.
Şimşek'in kendinden önceki konuşmacı Özyeğin için 'Çok hikaye anlattı. Çoğu da ders çıkaracağımız konulardı.' sözlerinde bir ima var mıydı ? Bilemiyorum.
Şimşek, rekabet gücümüzün arzuladığımız kadar iyi olmadığını belirterek, 'Fiyat istikrarı olmazsa olmazdır.' dedi.
Şimşek, AB ile ilişkiler ve rekabet gücümüz hakkında ,'Biz Batı ile ilişkilerimizi güçlendiriyoruz. Avrupa ile daha bütünleşeceğiz. Bakmayın siz Amerika'daki söyleme. Biz tam aksine rekabet gücümüzü artırmak için daha çok entegrasyon istiyoruz. Çünkü biz korkmuyoruz. Daha rekabetçi olacağız." ifadelerini kullandı.
Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın bir anlamda alanına da el atarak '“Kim ne derse desin enerji çok belirleyici bir faktördür. Yani rekabet gücü açısından hala çok kritik bir değişkendir. Enerjide de Türkiye’nin özellikle yenilenebilir, yerli kaynakları harekete geçirmesi, ki bu konuda ciddi bir ilerleme var, çok etkili olacak.” dedi.
Şimşek, 'ABD de yüzde 4,6 işsizlik oranı var. Aslında bu tam istihdam demek' dedi. Ve bunu ABD de kıdem tazminatının olmayışıyla ilişkilendirince, bende olay koptu. O noktadan sonra Mehmet şimşek ile olan konuşmacı-gazeteci ilişkimiz Nuri Bilge Ceylan filmleri gibiydi.
Uzun uzun bakışmalar. Ama aksiyon yok...
Gelecek Endüstri 4.0 da
Panel sonrası Bosch Türkiye ve Ortadoğu Başkanı Steven Young ile 'Endüstri 4.0' hakkında uzunca sohbet ettik.
Young, 'İnternetin bir ABD başarısı olduğunu, AB ve Almanya'nın bunu ıskaladığını' söyledi. 'Şimdi dijital teknolojiyi ıskalamamalıyız' diye ekledi. Endüstri 4.0’ ın ya bu ay ya Ocak da Bilim,Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından lansmanının yapılacağını aktardı.
'Başbakan, çılgın ve deli bir mühendistir'
Toplantıda, Türkiye dahil 8 ülkede askeri amaçla kullanılan yeni nesil yüzlerce Kaan sınıfı hücumbot tasarlayan ve üreten Yonca-Onuk Ortaklığı'nın Yönetim Kurulu Başkanı Yardımcısı Dr. Ekber Onuk ile sohbet ettim.
Onuk, yaptığı sunumda ‘koyu Atatürkçü’ aile büyüklerine ve talihsiz bir kaza sonucu kaybettiği uçak mühendisi oğlu Kaan’a da yer vermişti.
Onuk, Başbakan Binali Yıldırım için 'Binali Bey, mühendis meslektaşımızdır. Çılgın ve deli bir mühendistir' dedi.
‘Onuk Bey, o çılgınlık bende de var. Bakın yazarım' dediğimde gülümseyerek, “Binali Bey, 1992’den bu yana arkadaşımdır. Yazın. O da bana söylüyor. Binali Bey gibi büyük ve imkansız denilen projelere imza atıp başaran mühendisler ancak kalıpları ve sınırları aşacak kadar çılgın ve deli olanlardır” ifadelerini kullandı.
Sol baştan- sağa doğru ( KordSaGlobal Ceo Cenk Alper, Yonca-Onuk Ortaklığı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Ekber Onuk, HPE Türkiye Genel Müdürü Güngör Kaynak, Bosch Türkiye ve Ortadoğu Başkanı Steven Young, Moderatör Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ )