ASİM -SEN'liler eylemde: "Üvey evlat deği̇li̇z, Orduevi̇ bi̇zi̇m de evi̇mi̇z!"

Askeri İş Yerlerinde Görevli Kamu Çalışanları Sendikası (ASİM-SEN) üyeleri, orduevlerine sivil memurların alınmamasını protesto etti.

ASİM-SEN üyesi sivil memurlar, orduevlerini alınmamalarını protesto etti. ASİM-SEN Genel Başkanı Özgür Karaca, bu ayrımcılığın artık son bulması için mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.

Askeri İş Yerlerinde Görevli Kamu Çalışanları Sendikası (ASİM-SEN) üyeleri, orduevlerine sivil memurların alınmamasını protesto etti. Sıhhiye Orduevi önünde yapılan eylemde konuşan ASİM-SEN Genel Başkan Özgür Karaca, 6 ay önce yine buradan kamuoyuna seslendiklerini hatırlattı. Hala değişen bir 6 ay sonra yine değişen bir şey olmadığını belirten Karaca, “Ankara'nın bu ayazında gururla çalıştığımız kurumumuzun sosyal tesisinin kapısından 1 bardak çay içmek için dahi giremedik. Kurum yetkililerimize buradan sesleniyoruz; bu durumun bizi yıldıracağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz, hakkımız olanı alana kadar pes etmeyeceğiz. Gerekirse her ay, her hafta, her gün bu kapıların önüne geleceğiz ve ‘Üvey Evlat Değiliz’ diye haykıracağız. Ta ki bu kapılar sivil memurlara sonuna kadar açılana, yaşadığımız tüm ayrımcılıklar son bulana kadar” dedi.

20 BİNİN ÜZERİNDE SİVİLİ MEMUR HAKKINI İSTİYOR

Türk Silahlı Kuvvetleri kamuoyunda bilindiğinin aksine sadece operasyonel görevleri icra eden muvazzaf subay ve astsubaylar ile uzman erbaşlardan oluşmadığını kaydeden Karaca, aynı zamanda toplam sayıları 20 binin üzerinde olan her türlü yönetim, eğitim, sağlık, idari, mali, teknik ve destek hizmetlerini icra eden sivil devlet memuru personelini de bünyesinde bulundurduğunu dile getirdi.

Karaca, yine icra edilen vazifenin doğası gereği tamamı yüksek disiplin, stres, sağlık ve güvenlik tehdidi altında yaşayan tüm bu personelin ve ailelerinin moral, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarının güvenli şekilde karşılanabilmesi için ise “Orduevi”, “Özel Eğitim Merkezi”, "Kışla Gazinosu" ve "Vardiya Yatakhanesi" adı altında ve farklı kategorilerde çok sayıda sosyal tesisin de Türk Silahlı Kuvvetleri uhdesinde olduğunu ifade etti.

UZMAN ERBAŞLAR DA FAYDALANAMIYOR

Ancak en nitelikli, sağlıklı ve modern tesisler olan "Orduevleri" ve aslında yaz/kış tatil kampları olan "Özel Eğitim Merkezleri"nin öncelikle muvazzaf ve emekli subay statülü personele ve ailelerine, kısmen ise astsubay statülü personele ve aile fertlerine tahsis edildiğine dikkat çeken Karaca, kurumun asli unsurlarından olan sivil devlet memurları, uzman erbaşlar ve aile fertlerinin ise bürokratik engeller bahane edilerek bu tesislerin kapısından içeri dahi sokulmadığını söyledi.

Öte yandan kurum personeli ve aileleri "hak sahibi değilsiniz" diye kapıdan çevrilirken kurumla hiçbir ilişiği olmayan 10 binlerce kişiye "Tanınmış Kişi Kartları" dağıtıldığını vurgulayan Karaca, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hiç şüphe yoktur ki; sırf ebeveynlerinin statü farkı nedeniyle, aynı lojmanlarda büyüyen çocuklardan biri tüm sosyal imkanlardan faydalanabilirken, diğerinin sosyal tesis kapılarından geri çevrilmesi, çocuklar üzerinde kalıcı olumsuz etki bırakabilecek kadar tehlikeli uygulamalardır. Ayrıca bu tür ayrıştırıcı uygulamalar, ebeveynler arasındaki hiyerarşik düzenin sosyal yaşama taşınması ve ayrıcalığa dönüştürülmesi anlamına gelmektedir ki; kışla girişlerinde yer alan “Biz büyük bir aileyiz” ifadesiyle taban tabana zıt olan bu tablo, modern devlet anlayışıyla bağdaşmadığı gibi, toplumsal adalet duygusunu da ağır şekilde yaralamakta, TSK personeli arasında çalışma barışını bozmakta, hizmet verimliliğini düşürmekte ve kurumsal bütünlüğü derinden sarsmaktadır.

Türk Silahlı Kuvvetleri, milletimizin ortak değeridir. Bu değer içerisinde herhangi bir zümreye ayrıcalık tanındığı zannı oluşturan yaklaşımlar; kurumsal aidiyeti, personel moral ve motivasyonunu ve adalet duygusunu derinden zedelemektedir. Bu nedenle mevcut ayrımcı uygulamaların derhal gözden geçirilmesi, eşitlik ilkesine aykırı tüm düzenlemelerin tespit edilerek gecikmeksizin kaldırılması ve başta sosyal tesislerin personel arasında hiçbir ayrım gözetilmeksizin ortak kullanımına açılması gerekmektedir.

Sözlerimize burada son verirken tüm rütbe ve statülerde görev yapan TSK personeline; kurumsal adaletin, eşitliğin ve liyakatin tam anlamıyla tesis edilmesi için bu haklı çağrıya destek vermeye ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin itibarını örseleyen bu adaletsizliğin artık son bulmasının zaruri olduğunu kabule davet ediyoruz.”

Güncel Haberleri

LGS soru kitapçıkları ve cevap anahtarları yayımlandı
Memurlar İçin Tarihi 'Fazla Mesai' Kararı
Milyonlarca Öğrenci İçin LGS Maratonu Bitti: Sonuç Tarihi Belli Oldu
Kırmızı Bültenli Çete Üyeleri ve Zehir Tacirlerine Dev Darbe!
Ankara'da bir cadde ulaşıma kapatılıyor