Ülkenin mevcut yönetim sistemiyle ciddi bir tıkanıklık sürecine girdiğini ifade eden Üstün, hem millet hem de devlet adına en sağlıklı çıkış yolunun seçim olduğunu söyledi. Devlet kurumlarında partizanlaşmanın arttığını savunan Üstün, “Partili cumhurbaşkanlığı sistemiyle birlikte resmi kurumlarda tarafsızlık zedelendi. Kurumların, tabi oldukları siyasi anlayış doğrultusunda hareket ettiği bir tablo ortaya çıktı” dedi.
Ekonomide yaşanan sorunlara da değinen Üstün, enflasyonun istenilen seviyeye düşmediğini, emekli maaşları ve ücretlerin vatandaşın geçimini karşılamakta yetersiz kaldığını belirtti. Mevcut tablo karşısında vatandaşın ciddi geçim sıkıntısı yaşadığını dile getiren Üstün, “Milletimizin bu sorunlarına karşı hassasiyetini yitirmiş, güç zehirlenmesi yaşayan bir iktidar anlayışı görüyoruz. Temennimiz, yöneticilerin kuruluş değerlerine dönerek halkın sorunlarına çözüm üretmesidir. Eğer bu sağlanamıyorsa, ilk seçimde iktidarın millet eliyle ehline teslim edilmesi en doğru yol olacaktır” ifadelerini kullandı.
Şeffaf yönetim vurgusu yapan Üstün, devletin tüm kurumlarında hesap verebilir ve açık bir yönetim anlayışının hâkim olması gerektiğini belirterek, “Bizler gençliğimizden beri benimsediğimiz ilke ve değerler doğrultusunda, bulunduğumuz her noktada milletimize hizmet etmeye devam edeceğiz” dedi.
Geçmişte milletvekilliği yaptığı döneme de değinen Üstün, o süreçte hem ülke hem de kendi çalışmaları açısından işlerin daha sağlıklı ilerlediğini ifade etti. Ancak gelinen noktada ülkenin pek çok alanda sorunlarla mücadele ettiğini vurgulayan Üstün, “Tek adam ve partili yönetim anlayışının doğurduğu sorunlar nedeniyle ülke, tükenmişlik ve tıkanmışlık sürecine girmiş durumda. Yargıdan ekonomiye, toplumsal sorunlardan kurumsal işleyişe kadar pek çok alanda yaşanan problemler ülkemizi adeta bir çıkmaza hapsetmiş vaziyette” diye konuştu.
Görevleri gereği toplumun farklı kesimleriyle temas halinde olduklarını belirten Üstün, sahada yaşanan sorunları yakından gözlemleme fırsatı bulduklarını söyledi.
Feramuz Üstün, röportajını “Temennimiz, milletimizin bir an önce huzura ve refaha kavuşmasıdır” sözleriyle tamamladı.