Millet İttifakı İstanbul mitingi sona erdi! İşte tüm konuşmalar...

Millet İttifakı, seçimlere 8 gün kala Büyük İstanbul Mitingi için Maltepe Etkinlik Alanı'nda bir araya geldi.

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş ile İYİ Parti lideri Meral Akşener, Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal ve Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, Maltepe'de yurttaşlarla buluştu.

Konser havasında başlayan mitingde yurttaşlar DJ'in müzikleri eşliğinde ellerindeki bayraklarla yaşanan coşkuya ortak oldu.

Akabinde mitinge katılan isimler tek tek vatandaşlara aktarıldı.

TEMEL KARAMOLLAOĞLU: "DEPREMDE SIRF BAŞKANLIK SİSTEMİNDEN DOLAYI 2 GÜN GECİKİLDİ"

Coşkulu miting Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu'nun vatandaşlara seslenmesiyle başladı. İlk olarak kürsüye gelen Karamollaoğlu şunları söyledi:

"Biz 6 siyasi parti olarak bir araya geldik. Sırf ülkemizin son 21 yıldır içine sürüklenmiş olduğu sıkıntılardan kurtulabilmek için. Sizin sıkıntılarınızı biliyorum. Onlara derman olacak projeleri, ilkeleri de son 1,5 yıldır hazırladık ve inşallah 15 Mayıs'tan sonra da bunları tatbikata başlayacağız. Bizim derdimiz belli bir makama, mevkiye gelmek değil. Derdimiz, sizin derdinizle dertlenebilmek. Sizin içine düştüğünüz problemlerden kurtulmanızı sağlayabilmek. Hislerimiz değil, aklımız, vicdanımız, tecrübelerimiz, bu ülkenin içinde bulunduğu problemlerden nasıl kurtulacağımızı bize gösterecek. Bizim her konuda KHK mağdurları, atanamayan öğretmenler, bunun dışında farklı sebeplerle mahkemelere gidip haklarını almalarına rağmen haklarını mahkemede alıp, devlet nezdinde alamayanların derdi de bizim derdimiz. Her mağdur insanın derdiyle dertlenmeyi ilke kabul ettik. Elbette toplum kesimlerinin her birinin birbirinden farklı dertleri var. Esnaf, toplumun belkemiğini oluşturur. Milyonun üzerinde esnaf kardeşimiz var. Esnafımız aslında toplumun temel direklerinden bir tanesi ama derdiyle dertlenenler maalesef şu an yok. İktidarda bulunanlar onların derdini kendine sadece hatırlatmak için bir vazife olarak görüyorlar ama 21 yıllık iktidarları esnasında esnafın problemini çözmediler, tam tersi arttırdılar. Bundan dolayıdır ki söz gelimi esnafın derdi ile dertlenmek, onun kredi problemlerini, ödeyemedikleri vergi problemini halletmek en önemli görevimiz olacak. Biz sadece vaatte bulunmuyoruz. Çok farklı programları olan 6 siyasi parti genel başkanları olarak bir araya geldik. Meselelerimizi birlikte mütaala ettik. Komisyonlar kurduk. Arkasından da bu problemlerin üstesinden nasıl geleceğimizi kamuoyuna deklare ettik. Gizli kapaklı bir şeyimiz yok. O yüzden mağdur olan kim olursa olsun, siyaseten bizimle aynı duygu ve düşünceleri paylaşmasa bile onun derdini biz, kendi derdimiz bileceğiz. Herkesin dert babası olacağız. Mutlaka dertli olan insanlarla dertleşeceğiz. Mutlaka her kesimin problemlerini çözeceğiz. Türkiye'yi bir bütün olarak görüyoruz. Diyarbakır'dan Edirne'ye kadar. Kars'tan ta Muğla'ya kadar her bölge bizim derdimiz.

Bir deprem yaşadık. 11 ilimiz yerle bir oldu. Sırf bugünkü başkanlık sisteminden dolayı müdahaleye bu iktidar 2 gün geç teşebbüs edebildi. Bir depreme bile bugünkü sistemden dolayı 2 gün geç müdahale eden bu iktidar mutlaka değişmesi icap eden bir yapı haline geldi. 

Bütün dertler sıralandı. Adalet başta olmak üzere her konuya el atacağız. Mutlaka sanayide bir devrim yapacağız. Neye ihtiyacınız varsa, ihtiyacımı varsa mutlaka onu gidereceğiz. Ülkemizin her bölgesinde her ilinde yatırımlar gerçekleştirilecek. Herkes iş bulmak, karnını doyurmak için İstanbul'a gelmek mecburiyetini hissetmeyecek. Biz herkes kendi iline dönsün demiyoruz ama her ilde yaşayan insan kendi karnını, kendi ilinde mutlaka gidersin, doyursun istiyoruz. 

MANSUR YAVAŞ: "SORUNLAR GÖRÜLMESİN İSTİYORLAR"

Karamollaoğlu'nun ardından ise platforma adımını atan isim Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş oldu. Yavaş, eşi Nursen Yavaş ile birlikte miting alanındaki yurttaşları selamladı. Daha sonra kendisini heyecanla karşılayan kalabalığa seslenen Mansur Yavaş şunları söyledi:

"Seçime gidiyoruz fakat nasıl bir seçim anlamadık. 21 yıllık iktidar yaptıklarını anlatıp, yeni vaatler ileri sürmesi gerekirken tankları tüfekleri gösteriyor, gemileri gösteriyor, seçim mi yapıyoruz savaşa mı hazırlanıyoruz belli değil. Diyorum ki bu eserlerin hepsi bizim eserlerimiz, gurur kaynağımız ama 14'ünden sonra insanlar şununla karşı karşıya kalacak. Kiracı-ev sahibi, kredi kartları, pahalılık, enflasyon, uyuşturucu, mülteci... Bu sorunlarla karşı karşıya kalacak. Ama bunların konuşulmasını istemiyor. Seçim zamanı mevsimlik biraz milliyetçilik sosu, birazcık muhafazakarlık sosu, insanlar bununla tartışsın, başka şey konuşulmasın istiyorlar. Sorunlar görülmesin istiyorlar.

"9 MİLYAR DOLARLIK YOLSUZLUK DOSYASI SAVCILIKTA BEKLİYOR"

Korkuyorlar. Neden? Hesap vermekten. Ankara'da da aynısı. Biz 15 Mayıs'ı bekliyoruz. Orada 9 milyar dolarlık yolsuzluk dosyası savcılıkta bekliyor. 16 katrilyonluk Ankapark dosyası halen bekliyor. Onların konuşulmasını engellemek için bu iddiaları attılar. İstanbul'da da benzer hadiseler var. Türkiye'nin her yerinde var. Bunların konuşulmasını istemiyorlar. İnşallah 14 Mayıs'tan sonra hukukun üstünlüğü de yerini bulacak ve hukuk herkese adil işleyecek. 

"HÜDA-PAR İÇİNİZDE"

6 siyasi parti genel başkanı yan yana geldi. 6'sı da 2 yıldır uğraştı ve uzlaştı. Uzlaşmak çok güzel bir kelime. İnsanlar farklı fikirde olabilirler ama kavga edecekleri yere uzlaşırlar. Bununla ilgili epey lafını işittik. 6 tane birbirine benzemez yan yana geldi. Ama sonuç itibarıyla kendileri de 6'yı buldular. Fakat Millet İttifakı'ndaki 6'lı parti uzlaşmış, bir araya gelmiş. Öbür taraftakiler hakikaten bir acayip. HÜDA-PAR var. diyorlar ki ittifakta bir kısmı değil diyor. E berabersiniz. Dün Sayın Binali Yıldırım'a sordular 'yok ittifakta değil'. Spiker çok güzel cevap verdi. 'İçinizdeler' dedi. 

"MEVSİMLİK MİLLİYETÇİLER, MEVSİMLİK MUHAFAZAKARLAR"

Mevsimlik milliyetçiliklerinizin, mevsimlik muhafazakarlıklarınızın hepsini reddediyoruz. 31 Mart'ta başka 25 yıldır hiçbir yönetim görmeyen, eskilerinin  de belediyecilik yaptığını sanan halk, 11 Millet İttifakı belediye başkanını göreve getirdi ve aradaki farkı anladı. İnşallah şimdi Türkiye'de de bu fırsat verilirse Türkiye nasıl yönetilir, tatlı dille yönetilir hepsini göstereceğiz.

"14 MAYIS'TA SANDIĞA GİDİYORU VE BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANIYORUZ"

Sayın Cumhurbaşkanı ta başından beri Millet İttifakı'nın tüm mensuplarını, fertlerine kadar suçluyor. Dün akşam bir akşam birden bire bir twit. Biz 31 Mart'ta bekledik o twiti. Yarından itibaren bize düşen hep beraber ülkemiz için çalışmak sözünü cumhurbaşkanından beklerken, 'topal ördek' ithamlarıyla karşı karşıya kalmıştık. Bugün seçime giderken ilk defa hepimizi kucaklayan bir mesaj attı. Oy versin vermesin herkes vatandaşımız gibi bir şey oldu. Çok şaşırdık. Uzun zamandır cumhurbaşkanının ağzından böyle şefkatli bir cümle duymamıştık. Aydın'da söyledim bunu sonra uçağa bindik gelirken gördük ki hepimizi sandıkta mezara gömecekmiş, ne diyeyim ben! Yani, artık biz tatlı dilli, azarlamayan herkesi kucaklayan, oy versin vermesin herkesin cumhurbaşkanı olacak bir cumhurbaşkanına ihtiyacımız var. O da geldi. Evet, az kaldı. Gençlere iyi telefonu layık gören, onları azarlamayan, dinleyen, onlardan akıl alan, en iyisini layık gören, en iyisini talep etmelerini hak gören, vatandaşa konforlu yaşamı istemesini hak gören anlayışla inşallah 14 Mayıs'ta sandığa gidiyoruz ve birleşe birleşe kazanıyoruz."

EKREM İMAMOĞLU: "KAZANIYORUZ, KAZANIYORUZ, KAZANIYORUZ"

Mansur Yavaş'ın ardından sahneye çıkan isim ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu oldu. İmamoğlu eşi Dilek İmamoğlu ile halkı selamlayarak platforma geldi. Ev sahibi İmamoğlu, Maltepe'de vatandaşlara seslendi:

Kurtuluş Savaşı'nın Sultanahmet Mitingi, o ayağa kalkışın o büyük simgesi, bu milletin en güçlü ve gür sesi her zaman İstanbul'dan yükselmiştir. Yükselmeye devam edecek. İstanbul mitingleri Türkiye'nin tarihini değiştirmiştir, değiştirmeye devam edecek. Bugünkü buluşma anı hepinizin şahitliğinde yıllar sonra arkadaşlarınıza anlattığınızda size diyecekler ki 'keşke ben de orada olsaydım' diyecekler.

Tarihi bir buluşma yaşıyoruz. Bu muhteşem tablo gösteriyor ki Türkiye değişiyor dostlar. Türkiye değişiyor. Aramızda kalsın, kazanıyoruz! Kazanıyoruz! Türkiye kazanıyor. Milletimiz kazanıyor. Birliğimizi, kardeşliğimizi, geleceğimizi, barışı, sevgiyi kazanıyoruz. İşte onun için bugün başka bir zaman. Başka bir an. Bugün Türkiye tarihinin unutulmaz 6 Mayıs'larından birini yaşıyoruz. 

"BU KARARI ALANI YUHALAYIN KARDEŞİM"

Bundan 4 yıl önce 6 Mayıs 2019 günü yargı darbesi ile karşı karşıya kalmıştık. Ben genelde yuhalamayın derim ama bu kararı alanı yuhalayın kardeşim. Bu demokrasi tarihine o kara lekeyi vuranları yuhalayalım ki bir daha buna kimse cesaret edemesin, edemesin! İstanbulluların iradesini beğenmeyenler seçimi iptal ettirmişlerdi. O gün utanmadan sandıktan biz çıkmazsak o seçim geçerli sayılmaz dediler. Sonra millet, onlara öyle bir demokrasi tokadı attı ki tam bir Osmanlı tokadı. Yerle bir etti. 

"MİLLET 806 BİN OY FARKINI TEK TEK TEK SAYDIRDI"

Hem milletin kararına saygı göstermeyi öğrendiler hem de milletin kararının önünde hiçbir şey olmadığını öğrendiler. Hem de biz onlara neyi öğrettik biliyor musunuz? Tek tek oyları saymayı öğrettik, saymayı. Tek tek! Saygı duyacaksınız. 23 Haziran'da 806 bin oy farkını millet onlara böyle tek tek tek saydırdı.

"MİLLETİN İRADESİNE SAYGI DUYULACAK"

14 Mayıs'ta milyonlarca oy farkını onlara tek tek saydırmaya hazır mıyız? Milletin iradesine saygı duyulacak. İktidarı millete teslim edecekler, millete. Kıymetli İstanbullular... Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir sözü altı dolu dolu bir sözdür. Bu millet canını feda etmiştir egemenliğin millete ait olması için.

"KÖTÜ DİLLERİNİ MİLLETİ BÖLMEK İÇİN KULLANIYORLAR"

Tarihin en büyük ekonomik krizini unutturmak için o kötü dillerini fütursuzca milletimizi bölmek için kullanıyorlar. Buna müsaade etmeyeceğiz. Sanıyorlar ki bu milleti kandıracaklar. Yemek kardeşim yemez. Artık bu numaralarınızı yemiyor. Millet uyandı. Millet her gün yaratıcı bir slogan buluyor maşallah. Patates-soğan. Ben bir şey demiyorum siz söylüyorsunuz. (Kalabalık: Güle Güle Erdoğan)

"EY KÖTÜLÜKLERİN BENZERSİZ SAHİBİ..."

Güle güle kardeşim, güle güle... Evine yollayacağız sizi, evinize yollayacağız. Şu sol yanımız var ya kalbimiz, vicdanımız burası. İşte bu gönül gözü tertemiz olmalı, pırıl pırıl. Kötülüğü buradan uzak tutacaksın. Bunlar kötülüğü o kadar büyüttüler ki artık miting alanlarında eşlerimizin görüntülerini yayınlayarak oy kapma ucuzluğunu başlattılar. Bunlar, oy için her şeyi yaparız ahlakını temsil eden bir avuç insan. Ama buradan söyleyeyim. Biz size benzemeyiz. Ey kötülüklerin benzersiz sahibi... Biz kutsal saydığımız aileleri oy uğruna seçim meydanlarına asla katmayız. Oy için her şey yapmanın büyük bir ayıp olduğunu Allah ona hissettirsin. Allah senin iyiliğini versin be kardeşim ne diyeyim.

ALİ BABACAN: "200 LİRA İLK ÇIKTIĞINDA 134 DOLAR EDİYORDU ŞİMDİ 10 DOLAR"

İmamoğlu'ndan sonra Ali Babacan eşi Zeynep Babacan ile yurttaşları selamlayarak sahneye geldi. Maltepe Etkinlik Alanı'nda halka seslenen Babacan şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye'de demokrasi kazanacak. Bütün dünyadaki demokratlar umutlanacak. Sağcı solcu demeden, sünni alevi demeden, Türk-Kürt-Laz demeden hep beraber daha fazla demokrasi diyecek miyiz? Hep beraber Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nu 13. Cumhurbaşkanı yapacak mıyız? Hep beraber TBMM'de çoğunluğu sağlayacak mıyız? Sözümüzü aldık.

"YAZIK"

Siz bu ülkenin ekonomisini en iyi bilenlersiniz. Pahalılığı da yoksulluğu da yolsuzluğu da en iyi bilenlerdensiniz. Hey gidi İstanbul. 2010'da İstanbul Avrupa Kültür Başkenti olmuş muydu? Tek haneli enflasyonla AB standartlarına ulaşmak için yaptığımız reformlarla yapmıştık bunu. Şimdi ülkeyi getirdikleri hale bakın. Yazık! 

CEBİNDEN 200 TL ÇIKARDI

2009 yılında 200 TL'lik banknot tedavüle çıktı. 134 dolar ediyordu. Bugün ne kadar ediyor? 10 dolar bile etmiyor. Döviz bürosuna gidin bakın kur 20,50 oldu mu? Ben şimdi soruyorum. Herkesin cebindeki bu 200 liranın 134 dolar ederken, 9 dolara düşerken, yani, tam 124 doları kim çaldı ya? Herkesin cebindeki 200 liranın 124 dolarını kim çaldı? 

"ENFLASYON BAŞ BELASIDIR"

Bu enflasyon tam baş belasıdır. Ekonomiyi kötü yönetirseniz yüksek enflasyona mahkum edersiniz ülkeyi. Şu an Türkiye'de kurum murum kalmadı. Patates-soğan diyoruz biz. Patates-soğan, gerisini siz tamamlıyorsunuz. 

"EN GEÇ 2 YILDA ENFLASYONU TEK HANEYE İNDİRECEĞİZ"

Merkez Bankasıymış, BDDK'ymış, SPK'ymış. Bu kurumlar yok hükmüne geldi. Devlet kadroları tek bir kişinin oyuncağı oldu. Ama endişeye mahal yok. Bu güzel ve güçlü ülkeyi hızla düzlüğe kavuşturacağız. 2002'de ülke çok kötü durumdayken başarmıştık. Şimdi çok çok iyisini yapacağız. İlk 1 ayda kurumları ayağa kaldıracağız. 6 ayda kriz iklimini sona erdireceğiz. En geç 2 yılda da enflasyonu tek haneye indireceğiz. Hep beraber başaracağız.

GÜLTEKİN UYSAL: "BİR DÖNEMİ KAPATMAYA VAR MISINIZ?"

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Babacan'dan sonra sahneye eşi Hatice Uysal ile çıkarak halkı selamladı. Mikrofonu eline alan Uysal şunları söyledi:

"Çağların açılıp çağların kapanmasına şahitlik etmiş İstanbul, bir dönemi kapatmaya var mısınız? Aziz İstanbul... Gençlerimiz, kadınlarımız, yarınlarımızı alın teriyle, emeğiyle oluşturmaya çalışan vatandaşlarımız, tarihi bir kavşağa doğru ilerliyoruz. 14 Mayıs 2023, milletin yeniden kaderine hakim olacağı bir gün olacak Allah'ın izniyle. 

Kendi varlıklarını kaçınılmaz bir kadere dönüştürmek için Türkiye'yi risklere mahkum edenlere, büyük ülkemizin kaynaklarını 85 milyona değil de bir avuç insana sunanlara karşı elbette ne diyeceğiz? 'Yeter' diyeceğiz 'Yeter!' Çünkü dünya hızla değişiyor. Zaman hızla akıyor. Bu 14 Mayıs'ı çağın ritmini yakalayacağımız bir gün haline getirmek durumundayız. Bugüne bir günde gelmedik. Bir söz var. Bir anın arkasında asırlar vardır diye. İşte bu noktaya yürüne yürüne, mücadele edile edile, emek verile verile, alın teri akıta akıta sizler getirdiniz. İşte bugün, bu an bunu taçlandırma günüdür. Sadece 4-5 yıllık siyasi dönemi değil, 20 yıllık iktidar dönemini değil, 1,5 asırdır sürdüregeldiğimiz gelişim çizgisi içerisinde bir devri kapatıyoruz.

Demokrasimizi, cumhuriyetimizin değerlerini kaybetmeye yüz tuttuğunda mücadele ede ede, birleşe birleşe içselleştireceğiz. Kazanç haline getireceğiz. Demokrasiyi bu ülkenin yegane temeli haline getireceğiz."

AHMET DAVUTOĞLU: "ESKİ BİR BAŞBAKAN ÇOK KONUŞUYOR, BİR ARA SUSMUŞTU"

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Uysal'ın ardından eşi Sare Davutoğlu ile sahneye gelerek vatandaşları selamladı. Davutoğlu vatandaşlara hitap ettiği konuşmasında şunları söyledi:

"Mücadele toprağa bereket diye bakan, aslını toprak diye görenlerle, toprağı rant görenler arasında. 2017 ile 2020 arasında 370 bin dekar tarımdan uzaklaştırıldı. Sadece geçen sene 1 milyon büyükbaş, 1 milyon 300 bin küçükbaş hayvanımızı kaybettik. Siz niye pahalı et yiyorsunuz biliyor musunuz? 300-400 liraya kıyma eti yiyorsunuz? Hayvancılığı öldürdüler.

Bir eski Başbakan çok konuşuyor, bir ara susmuştu. Dedi ki seçimlerde yabancı istilacılara karşı 14 Mayıs'ta bu ülkeyi bırakmayacağız. İstanbullular siz ona 2 kez ders verdiniz. Bir yetmedi 2 kere. Geçen hafta İzmirlilere seslendim. Onlar da bir ders verdiler. Girdiği her seçimi kaybeden, başbakanlık makamını gasp eden bir adam bizi işgalcilerle bir arada tutuyor. Haddini bil haddini!"

MERAL AKŞENER, ALİ YEŞİLDAĞ'IN İDDİALARINI SESLENDİRDİ

İYİ Parti lideri Meral Akşener, torunu Pars ile İstanbul'da yurttaşların karşısına çıkarak milleti selamladı. Akşener, Maltepe'de yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:

"14 Mayıs elbette burası gösteriyor ki Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı Sayın Kılıçdaroğlu'nun 13. cumhurbaşkanı olarak seçildiği ve alkışlarla Çankaya Köşkü'ne beraber götürdüğümüz bir akşam olacak. Helal oylarınızla Kılıçdaroğlu 13. cumhurbaşkanımız olacak.

"1 OY KEMAL'E 1 OY MERAL'E"

Oylarınızla Başbakan olmak istiyorum. Dolayısıyla bizim Anadolu'da yaptığımız tüm mitinglerde İYİ Parti seçmeninden, İYİ Parti yöneticilerinden tek bir şey istiyorum. 1 oy Kemal'e 1 oy Meral'e. Birleşe birleşe kazanıyoruz. Ama minicik isteğim var sizden. Her CHP'li aileden sadece tek bir oy istiyorum. Bi'tanecik. Ama biz tüm İYİ Partililer çok çalışıp tüm oylarımızı Sayın Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanlığı için oraya şak diye basacağız.

"BU KADAR REZİL BİR SEÇİME İLK DEFA GİRİYORUZ"

Siyasi bir ailenin kızıyım. 30 yıldır kendim siyaset yapıyorum. 50 yıllık hafızam var hayatımda bu kadar rezil bir seçime ilk defa gidiyoruz. Hakaretin, tehdidin, küfrün havada uçuştuğu bir seçim. Milletine ilk defa işgalci diyen, Türk milletine işgalci, darbeci diyen bir dil. Allah'ım Ya Rabbim tüm psikiyatrları bu abileri tedavi için davet ediyorum. Cezai ehliyetleri kalmadı. En tepesinden, bugün bakanlık makamına oturanlara kadar hepsi aynı.

"RECEP BEY RECEP BEY..."

İki de bir kasetten bahsediyor. Recep Bey, Recep Bey. Var mıdır yok mudur ortada belli olmayan bir kasetten bahsediyorsun da yahu dün sizin en yakın aile dostunuz, seninle beraber başına bir iş gelmesin diye hapse giren Yeşildağ ailesinin ferdi bir kaset yayınladı. O kasette nasıl hırsızlık yapıldığını anlatıyor. Diyor ki Ali Yeşildağ, Antalya Havalimanı, yıl 2007'de işletmesi satışa çıkıyor. Bir firma 5 milyar veriyor. O firmanın dosyasından evrak çalınıyor yakınlardan birine 3 milyar euroya veriliyor. 1 milyar dolar cepellezi. Bu iddia bizatihi Recep Bey tarafından 1 milyar dolar alındığını söylüyor. 

"RECEP BEY HAZIR KASET VAR, SORUŞTURMAN GEREKİYOR"

Recep Bey hazır kaset ve video orada. Bu iddiaları soruşturman gerekiyor. Bize sövmen yerine bize iftira atmak yerine sen bu videoyu bir sor, sorgula bu 1 milyar dolar kimin cebine girmiş. Ali Yeşildağ'ın iddiasına göre senin cebine girmiş. 

"DÜRÜSTLÜĞÜNE HEPİMİZİN KEFİL OLDUĞU KILIÇDAROĞLU'NU SEÇECEKSİNİZ"

14 Mayıs günü, cebinizden giden paraların, çocuklarınızın geleceğinden giden paraların devam etmesini istiyorsanız ki istemiyorsunuz, harama el uzatmayan, hakkında bu tarz asla dedikodu çıkmamış, dürüstlüğüne hepimizin kefil olduğu 13. cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nu seçeceksiniz.

KEMAL KILIÇDAROĞLU: "DEĞİŞİME HAZIR MISINIZ?"

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, son konuşmayı yapmak üzere sahneye eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile birlikte geldi. Kılıçdaroğlu daha sonra şunları söyledi:

TÜRKİYE'YE DEĞİŞİMİ GETİRMEYE HAZIR MISINIZ?"

Değişime hazır mısınız? Türkiye'ye değişimi getirmeye hazır mısınız? Bu ülkede hiçbir çocuğun aç girmediği bir Türkiye'yi inşa etmeye hazır mısınız? Hiçbir yoksulun ailenin elektriği, suyu, doğal gazı kesilmeyecek. Bu ülkeyi cennet gibi yapacağız ve birlikte huzur içinde yaşayacağız. 

"SÖZ VERİYORUM"

85 milyonun cumhurbaşkanı olacağım. Hiçbir ayrım yapmadan. Kimseyi ötekileştirmeden, kimliğini, inancını, yaşam tarzını sorgulamadan. 85 milyon insanın cumhurbaşkanı olacağım ve 85 milyon insana hakkıyla, hukukuyla, adalet içinde hizmet etmeye ben de size söz veriyorum.

"GENÇLER, BURADA MISINIZ?"

Çok kamplaştırdılar. Türkiye'yi buradan çekip çıkaracağız. Sizlerle beraber yola çıkacağız. Gençler, burada mısınız? Yaklaşık 800 bini aşkın genç, İstanbul'da ilk kez gidip sandıkta oy kullanacak ve sizler otoriter bir yönetimi demokratik yollarla değiştireceksiniz. Sadece bizim değil, dünya siyasi tarihine de önemli bir armağan bırakacaksınız. Bu onur size yeter. 

"HUZURU VE BAHARI GETİRECEĞİZ"

Türkiye Cumhuriyeti'ni bir kişiye teslim etmeyeceğiz ve bir kişinin iki dudağından çıkanı kimse kabul etmeyecek. Bilgiyle, akılla, birikimle yöneteceğiz. Bu ülkeye sözüm söz. Bu ülkeye baharı getireceğim baharı. Huzuru getireceğim. Kimseyi mağdur etmeyeceğiz. 

"YERİMİZ ÇANKAYA OLACAK"

Benim saray merakım yok. Ben sizler gibi yaşıyorum. Sizler gibi mütevazi bir hayatım var. Saraya gitmeyeceğiz. Allah nasip eder sizlerin oyuyla cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduğumuzda yerimiz Çankaya olacak.

"SURİYELİ VE AFGANLARI 2 YIL İÇİNDE ÜLKELERİNE GÖNDERECEĞİZ"

En geç 2 yıl içinde Suriyeli ve Afgan kardeşlerimizi ülkelerine yollayacağız. Her hakkı teslim edeceğiz. Asla ve asla birilerinden yana tavır almayacağız. 

"CUMHURBAŞKANI OLMAMI İSTEMEYEN İKİ KESİM VAR"

Benim cumhurbaşkanı olmamı istemeyen iki kesim var. Birincisi beşli çeteler, onlar istemiyorlar. 5'li çetelerin yurt dışına kaçırdıkları paraları biliyorum. Nerelere götürdüklerini biliyorum. Amerika'da gökdelenler yaptıklarını biliyorum. Londra'da paraları nerelere yatırdıklarını biliyorum. Tamamını son sentine kadar getireceğim ve bu millete vereceğim. 418 milyar doları götürdüler. Onların tamamını 418 milyar dolarını kuruşu kuruşuna getirip, size, bu halka vereceğim. Kul hakkı yemem ve kul hakkı yedirmem. 

Ben onların neler yediğini biliyorum. Kul hakkı yiyenin burnundan fitil fitil getireceğim. İki, beni istemeyen ikinci bir grup daha var. Uyuşturucu baronları. Söz veriyorum onların kökünü kazıyacağım. Uyuşturucu baronlarına da bir şey diyemiyorlar. Neredeyse kucaklaşacaklar. Bu ülkeyi aydınlığa çıkaracağız."

Gündem Haberleri

DEVA Partili Danış: “Türkiye’nin Asıl İhtiyacı Temiz Siyaset”
Kılıçdaroğlu’nun iddialarının araştırılması Meclis ve yargı gündeminde
Kılıçdaroğlu MYK Listesini yarın açıklıyor: A Takımı'nda Kimler Var?
Kılıçdaroğlu'ndan milletvekillerine yazı: Talimatım olmadan grup toplantısı yapılmayacak
Bayramda sofralara dikkat: 'Kontrolsüz et tüketimi kalp krizi riskini artırabilir’