Elazığ'da Doğu Anadolu Kırığı üzerinde meydana gelen depremin derinlik ve büyüklüğünü, deprem konusunda uzman iki kurumun farklı değerlendirmesi vatandaşların kafasını karıştırdı. Kandilli Rasathanesi depremin 5.4 kilometre derinlikte ve 5.6 büyüklüğünde olduğunu açıklarken, AFAD ise depremin 16 kilometre derinliğinde ve 5.3 büyüklükte olduğunu duyurdu. Bu çelişkinin iki kurumun kullandığı yazılımlardan kaynaklandığını söyleyen Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, hiçbir ülkede böyle bir şey yaşanmadığını ve kısa sürede düzeltilmesi gerektiğini vurgulandı.
Depremlerin artık elle değerlendirilmediğini söyleyen Prof. Dr. Ercan, “Artık yazılımlar var. İki kurum farklı yazılım kullanıyor. Elazığ depremi Kandilli'ye göre 5.4 kilometre derinlikte, 5.6 büyüklüğünde olmuş. AFAD'a göre ise 16 kilometre derinliğinde 5.3 büyüklüğünde. İkisi arasındaki aykırılık çok büyük. Biri diğerinden üç kat daha derin diyor. Fark bu kadar büyük olamaz. Sadece vatandaşın kafası karışmıyor, biz deprem yorumu yapanlar da çelişkiye düşüyoruz” ifadesinde bulundu.
Derin depremlerin çok uzaklardan duyulmadığını söyleyen Prof. Dr. Ercan, “Elazığ depremi Diyarbakır'da bile hissedildiğine göre depremin 5.4 kilometre derinlikte, 5.6 büyüklüğünde olması mantığa daha uygun. Derin deprem bu kadar uzakta duyulmaz” diyerek Kandilli Rasathanesi ile AFAD arasındaki çelişkinin ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.
Jeofizik Yüksek Mühendislerinin taraf olmadıklarının altını çizen Ercan, “AFAD bir kamu kuruluşu ve doğrudan Cumhurbaşkanına bağlı olduğu için siyasi bir kuruluş. Böyle olunca tüm TV'ler AFAD dışında değer açıklamıyor. Kandilli Rasathanesi de ikinci Abdulhamit'in kurduğu, Üniversite kurumu. Basın sürekli AFAD'ı öne çıkardığı için, haksız olarak saygınlığını yitiriyor. Hiçbir ülkede böyle bir şey yok. Olacak iş değil, çok büyük bir ayıp çabucak bu çelişkinin düzeltilmesi gerekiyor” dedi.
Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, daha büyük bir deprem beklemediğini belirtti. Ercan, Kandilli Rasathanesi'ne göre 5.6, AFAD'a göre 5.3 büyüklüğündeki depremin orta büyüklükte bir deprem olduğunu belirtti.
Depremin, 24 Ocak 2020 tarihinde Elazığ’da meydana gelen 6.8'lik depremin artçılarından birisi olduğunu söyleyen Ercan, “Bu deprem bu yıl içinde olan 6.8 büyüklüğündeki depremin artçılarından birisidir. Ardında daha büyük bir deprem olması beni şaşırtır. Artçı depremler henüz bitmemiş, bunların oluşumu 2021 yılına, hatta 2022 yılına sarkmış olup, gelecek yıllarda sarsmayı sürdürecektir. Artık Elazığ'da hem yapılar, hem de onların yüklerini taşıyan toprak aşırı yorgundur” ifadesinde bulundu.
Bölgede korkuya neden olan depremin ardından SÖZCÜ'ye konuşan Fırat Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Feyzi Bingöl, meydana gelen bu depremin bir artçı değil kendine bağımsız bir deprem olduğunu kaydetti.
İlerleyen günlerde 5 altında depremlerin meydana gelebileceğini belirten Prof. Dr. Feyzi Bingöl, şunları söyledi;
“Bu depremde Doğu Anadolu fay zonu içerisinde ancak ana fay üzerinde değil. Ana fay üzerinde olmayan ki Doğu Anadolu Fay zonu Palu ilçesinden başlayarak üç kola ayrılıyor. Bunlardan biri kolu da bugünkü depremin olduğu Uluova fayı dediğimiz ve Elazığ'a en yakın olan fay. Bu fay ana fay olmadığı için 6'nın üzerindeki bir depremi oluşturmasını beklemiyoruz. AFAD'a göre 5,3 olan Kandilli'ye göre 5,6 büyüklükte olan bu deprem söylediğimiz bu fayın üretebileceği büyük depremlerden birisi.
Dolayısıyla bu fay üzerinde daha büyük bir deprem beklemiyoruz. Aynı yerde dün 4,1 büyüklüğünde bir deprem olmuştu. Dün meydana gelen 4,1 büyüklüğündeki deprem 24 Ocak'ta meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremin artçısı olabilir diye yorumlarda yapılmıştı. Ben bugün meydana gelen depremin artçı değil kendine bağımsız bir deprem olduğunu tahmin ediyorum. Bundan sonra bu bölgede buna bağlı olarak 5'in altında küçük depremler meydana gelebilir. Vatandaşlarımızın korkmasına gerek yok.”