Tupac Shakur'un cinayet davasının ilk gününde savcılar, eski çete lideri Duane "Keffe D" Davis'i, efsanevi rapçiyi öldüren silahlı saldırıyı planlamadan önce intikam peşinde olan bir isim olarak gösterdi.
Tanıklar, Las Vegas'taki jüriyi 30 yıl öncesine, Shakur'un vurulduğu geceye götürdü. O dönemde çeteler 90'ların hip-hop'una hükmediyordu ve polise duyulan güvensizlik nedeniyle işbirliği yapılmadı ve ve bu da geçen yüzyılın en ünlü çözülememiş davalarından birine neden oldu.
63 yaşındaki Davis, Shakur'un cinayetinden suçlanıyor.
Savcılar, Davis'in efsanevi rapçiyi öldüren silahı ateşlememiş olmasına rağmen, cinayeti planladığı iddiasında. Davis ise bu iddiaları reddederek suçsuz olduğunu savundu.
Açılış konuşmalarında savcılık, Davis'i silahlı saldırıdan sorumlu grubun elebaşı olarak gösterdi ve saldırı gecesini ayrıntılı olarak anlattığı bir anı kitabına işaret etti.
Başsavcı Yardımcısı Binu Palal jüriye, "Açıkça belirtelim, Duane Davis tetiği çekmedi. Ancak yeğeninin dövülmesine misilleme olarak bu silahlı saldırıyı planladı" dedi. "İlginç bir şekilde, bunu Duane Davis'in kendisinden öğreneceksiniz."
Davis'in avukatları, anlatıyı "kurgu" olarak nitelendirerek, davanın kusurlu, onlarca yıl süren bir soruşturmanın ürünü olduğunu savundu. Davis ise anı kitabından uzaklaştığını belirterek, tamamını kendisinin yazmadığını ve daha fazla satış yapmak için bazı bölümlerinin kurgusallaştırıldığını söyledi.
Avukatı Michael Sanft, "30 yıl sonra ellerinde hangi kanıtlar var?" diye sordu.
Savcılığın ilk tanığı, Eylül 1996'daki silahlı saldırı sırasında Las Vegas Polis Departmanında çalışan Garry Dale idi.
Polis memuru, Shakur'un vurulduktan sonra ambulansta onunla birlikte gittiğini ayrıntılı olarak anlattı. Rapçinin olayla ilgili ve kendisini kimin vurduğu konusunda bilgi vermeyi reddettiğini söyledi. Polis memurunun ifadesine göre Shakur, "Biz hallederiz" dedi.
Davanın özünde, 1990'larda rap şarkı sözlerinde ve haberlerde ölümsüzleştirilen Doğu Yakası ile Batı Yakası rap rekabeti ve Bloods ile Crips sokak çeteleri arasındaki bölge savaşları yatıyor.
Polis uzun zamandır, davada işbirliği eksikliğinin soruşturmalarında çıkmazlara yol açtığını söylüyor. Ancak rapçinin çevresindekiler, yetkililerin başlangıçta kendilerine şüpheli muamelesi yaptığını ve önemli ipuçlarını takip etmediğini iddia ediyor.
Pazartesi günü boyunca savcılar jüriye bu tabloyu çizerek, silahlı saldırıyla ilgili resmi bir suçlama olmamasının nedeninin, silah ve çete dünyasında "sessizlik hayatta kalmak demektir" şeklindeki anlayış olduğunu açıkladılar.
Ancak savcılar, sessiz kalmakta zorlanan "bir kişinin" sanık olduğunu belirterek, Davis'in 1998 ile 2003 yılları arasında dava hakkında "birçok" ifade verdiğini kaydetti.
Savcılar, Davis'in yeğeni Orlando Anderson'ın saatler önce Las Vegas'ta Shakur ile kavga etmesinin ardından bu saldırıyı planladığını iddia etti. Savcılar, Davis'in yeğenine yapılan saldırının "cevapsız kalmaması" gerektiğine inandığını savundu.
Efsanevi rapçi, 7 Eylül 1996'da Mike Tyson'ın boks maçının ardından silahlı saldırıya uğradığında henüz 25 yaşındaydı. Saldırıdan altı gün sonra hayatını kaybetti.
Savcılar, eskiden South Side Compton Crips sokak çetesinin lideri Davis'in, Shakur'un ölüm emrini veren "sahada görevli komutan" olduğunu iddia ediyor.
Cinayet davası, Davis'in 2019'da yayınladığı anı kitabına kadar büyük ölçüde çözümsüz kalmıştı. Davis, kitabında ve çeşitli röportajlarında, o gece Shakur'un arabasına ateş eden araçta yolcu olduğunu iddia etti.
Kitabında, cinayette kullanılan silahı yeğeni Anderson'a verdiğini ve rapçiyi onun vurduğunu söyledi.
Avukatları, kitabın kurgu olduğunu ve 30 yıl öncesine ait bir davayla ilgili ceza yargılamasında delil olarak kullanılmaması gerektiğini savundu, ancak bir hakim kitabın mahkemede kullanılabileceğine karar verdi.
Savunma ekibi, kayıp polis raporlarına, tartışmalı delillere ve "önyargılı, özensiz ve eksik" dedektiflik çalışmalarına işaret etti.
Savcıların "sabıka kayıtları olan, mali motivasyonları bulunan ve tutarsız ifadeler veren güvenilmez kişilere" dayandığını iddia ettiler.
Savunma ayrıca, tanıkların zaman içinde ifadelerini değiştirdiklerini ve para, medya ilgisi veya soruşturmacılar tarafından sağlanan bilgilerden etkilendiklerini savundu.