“Iskalanmış Hayatlar: DOMLAR” ödülle taçlandırıldı!

Hatay’da çekilen ve Dom topluluğunun yaşam mücadelesini anlatan “Iskalanmış Hayatlar: DOMLAR” belgeseli, Berlin’de düzenlenen uluslararası festivalde “En İyi Film” ödülünü kazanarak uluslararası alanda büyük bir başarı elde etti.

ÖZEL RÖPORTAJ – BERMAL BAKIR

Hatay’da çekilen ve Dom topluluğunun yaşam mücadelesini konu alan “Iskalanmış Hayatlar: DOMLAR” belgeseli, Almanya’nın Berlin kentinde düzenlenen Ake Dikhea Uluslararası Berlin Roman Film Festivali’nde “En İyi Film” ödülünü kazanarak uluslararası alanda önemli bir başarıya imza attı.

Yönetmenliğini Mehmet Kuyumcu, görüntü yönetmenliğini Ferman Erol’un üstlendiği belgesel, Dom topluluğunun kimlik arayışı, toplumsal görünmezliği ve hayatta kalma çabasını etkileyici bir şekilde ekrana taşıyor. Festival jürisi, filme “insani yaklaşımı ve öznenin tüm doğallığıyla güçlü anlatımı” nedeniyle övgüde bulundu.

Berlin’deki ödül töreninde, filmin yalnızca bir topluluğun yaşadığı zorlukları değil, aynı zamanda dayanışma ve kimlik mücadelesini evrensel bir dille anlattığı vurgulandı.

Belgesel, 27 Ekim’de İstanbul Taksim Karşı Sanat Çalışmaları Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak. 28-29 Ekim’de fotoğraf sergisi, 30 Ekim’de belgesel gösterimi ve söyleşi, 1 Kasım’da ise sergi gösterimi devam edecek.

YÜZYILLARDIR SÜREN BİR VAR OLMA MÜCADELESİ

Yönetmen Mehmet Kuyumcu, röportajımızda filmin sadece topluluğun yaşadığı zorlukları anlatmadığını, aynı zamanda görünmez kılınan bir kimliğin ve kültürün yeniden ses bulma çabasını konu aldığını söyledi:

“Dom topluluklarının hikâyesi, yüzyıllardır süren bir var olma mücadelesi. Deprem süreci, bu toplulukların kırılgan yaşam koşullarını daha da zorlaştırdı. Konteyner ve geçici barınma alanlarında hayatta kalmaya çalışırken, toplumsal dışlanmanın yüküyle de mücadele ettiler. Bu film, afetlerin yalnızca fiziksel değil toplumsal yıkımlar da yarattığını gösteriyor.”

Kuyumcu, filmin kültürel hafızayı koruma amacına da dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Film, geçmişi anlatmakla kalmıyor; geleceğe kalacak bir hafızayı da inşa ediyor. Berlin’de aldığımız ödül, Hatay’dan, konteyner kentlerden yükselen bir sesin dünyaya ulaşması anlamına geliyor. Hem dayanışmanın hem de hafızanın bir zaferi bu.”

 

 

GÖRÜNMEYEN HİKAYELER KAMERA ARKASINDA

Görüntü yönetmeni Ferman Erol, belgeselin kolektif bir çalışmanın ürünü olduğunu belirtti:

“Film, göz ardı edilen bir topluluğun varoluş hikayesini ortaya koydu. Gösterimlerde fark ettik ki artık insanlar bizi görmeye başladı. Festivale katılım davetimiz geç ulaştığı için uzaktan takip etmek zorunda kaldık, ama ödül haberi bizde büyük bir mutluluk yarattı.”

Sosyolog Aytaç Kayacık da projeye teorik katkısını şöyle aktardı:

“Popülist söylemlere bulaşmadan, kalbimizle konuştuğumuz bir iş yaptık. Bu projede emeği geçen herkesin katkısı çok değerli; hem akademik hem de toplumsal açıdan önemli bir anlatı ortaya koyduk.”

Hatay yapımı bu belgesel, Dom topluluğunun görünmez kalan hikâyelerini görünür kılarken, uluslararası alanda Türkiye belgesel sinemasının sesini de duyurmuş oldu.

Kültür Sanat Haberleri

Aydın’ın kalbinde ‘Run Nysa’ etkinliği başlıyor
Başkan Çerçioğlu Aydın’ın kapılarını dünyaya açıyor: Proje yabancı turistlerden tam not aldı
Göktürk bölgesine değer katan kurum...
8 yeni film bu hafta vizyona girecek
Antrasit — Müziğin Karanlık Tonlarından Doğan Bir Ses