Cengiz Semercioğlu: Dünyadaki moda haftalarında da ünlü isimler onur konuğu olarak ünlü markaların defilelerinde podyuma çıkıyor. Lady Gaga’dan Rihanna’ya, Miley Cyrus’tan Ben Stiller’a kadar... Tabii orada adamların tasarımları o kadar güçlü ki, podyuma çıkardıkları ünlünün altında ezilmiyorlar. Bizde ise modacılar işlerini tanıtmaktan çok haber ve reklam peşindeler.
Onur Baştürk: Eğer defilenin konsepti, temasıyla o ünlü isim bağlantılıysa tamam. Ama değilse sadece o ünlü isimden yararlanarak daha fazla konuşulmak ve medyada yer almak amaç. Sinan Akçıl’ın Afffair defilesinde yer alması böyle bir şey mesela. Ama Rüzgar Erkoçlar’ın DB Berdan defilesinde çıkması mantıklıydı. Çünkü defilenin konsepti zaten “Cinsiyet ayrımcılığına hayır” olarak belirlenmişti. Ben her zaman şundan yanayım: Koleksiyonuna güveniyorsan hiçbir ünlü ismi podyumuna çıkarmaz, dikkatleri başka yöne çekmezsin. Mesela Bora Aksu öyle yaptı.
Ömür Gedik: Podyuma ünlü çıkarma kafası daha çok, aynı anda çıkan sosyal medya paylaşımlarına ve ertesi gün defileyle ilgili çıkacak haberlere hizmet ediyor. Sinan Akçıl’ın podyuma çıkıp, bir de piyano çalması şık bir hareketti bence. Reklamı olmayan, haberi çıkmayan modacının defilesinin başarısız geçmiş sayıldığı bir ortamda podyuma ünlü çıkarma trendi devam edecektir.
Melike Karakartal: İstanbul Moda Haftası’nda modacılar koleksiyonlarını sadece podyum mankenleriyle gösterseler, sadece modellerin yürüdüğü bir defile yapsalar haberinin yapılmayacağını biliyorlar. “Esas iş”i göstermek için maalesef ünlü desteğine ihtiyaç var, bizde işler hep böyle... Podyumda yürüyen ünlü desteği ve toplumsal mesaj birlikteliği çok konuşulacak bir defilenin garantisi haliyle. Bu şekilde moda konusu giderek amaç değil araca dönüşüyor. Öte yandan şöyle bir durum da var: Sırf koleksiyonların sergileneceği bir defile de zamanın ruhuna pek uymuyor. Markalar sosyal sorumluluk yönü olan projelerle yürüyorlar artık, modacılar da öyle. Bakın Deniz Berdan mesela, defilesinde cinsiyet eşitliği mesajı verdi, muhteşemdi, en çok da o konuşuldu.