Cumhuriyet'ten İklim Öngel'in haberine göre, CHP Genel Merkezi’nde geçen hafta gerçekleşen toplantıya, milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri, akademisyenler ve sendika, sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı. Toplantıda 22 Kasım itibarıyla tüm Türkiye’de Emek Büroları kurulması kararı alındı. Ağbaba, Türkiye’de sendikalaşma oranının yüzde 10’larda olduğu bu dönemde, Emek Büroları’nın asıl amacının örgütsüz emekçileri örgütlemek olduğunu vurguladı.
"Korkunç tablo"
Dünyada ve Türkiye’deki krizlerde en büyük mağduriyeti emek kesiminin yaşadığını anlatan Ağbaba, “AKP’nin iktidarı ile birlikte emeğe yönelik saldırı, tarihimizin en korkunç tablosunu ortaya çıkarmıştır. Bir taraftan katliamlara dönüşen işçi ölümleri, diğer taraftan sendikasız, toplusözleşmesiz, grevsiz ve taşerona mahkûm edilen çalışanlar karşımıza insanlık dışı bir manzara çıkarmaktadır. İşçi ölümlerini normal karşılayan, bunu işin fıtratında var diyerek aklamaya çalışan bir zihniyet, emeğin ve emekçinin hakkını veremez” dedi.
"Büyük dayanışma"
Demokratik bir ülkenin örgütlenmeden geçtiğini söyleyen Ağbaba, bu nedenle her ilde emeği örgütleyeceklerini belirtti. “Her ilimizde emeğe, emekçiye, çalışana yönelik saldırıların karşısında olacağız” diyen Ağbaba, iş kazaları sonucunda yaşamını yitirenlerin aileleriyle dayanışacaklarını söyledi.
Ağbaba, “Çok çalışır, sağlam bir örgütlülük kurarsak bu ülkenin kaderinin değişiminde çok büyük rol oynarız. Çünkü bu sömürü ve zulüm koşullarını artık işçi, emekçi ve çalışan kaldıramıyor. Buna dur demenin zamanı gelmiştir ve bunu yapacak iradeye sahibiz” diye konuştu.
Ecevit örneği
Ağbaba, din, mezhep, etnik kimlik ekseninde boğulan siyasete nefes aldırmanın, Türkiye’yi yaşanır bir ortama kavuşturmanın yolunun emek mücadelesinden geçtiğini kaydetti. 1970’lerde Ecevit’in bütün emekçi kesimlere yönelik tavrını örnek gösteren Ağbaba, bu sahiplenmenin partiyi iktidara taşıdığını ve emeğin örgütlü mücadelesine güç verdiğini kaydetti. Ağbaba, “Bugün Türkiye’nin emek mücadelesine, güçlü bir sendikal harekete ve buradan çıkan enerjiyi iktidara taşıyacak bir atmosfere ihtiyacı vardır” dedi.