Anayasa değişikliğine tepki olsun diye genel başkanlık yardımcılığından istifa eden MHP İstanbul Milletvekili Atilla Kaya, “Türk milliyetçileri, milletimizin en karanlık günlerinde, büyük bedeller ödeyerek ülkesine ve devletine sahip çıkmışlardır. Bugün de aynı irade ve kararlılıkla bir ve beraber olmak, vatanımıza ve nesillerimize karşı reddedemeyeceğimiz borcumuzdur. Bu amaçla, mevcut anayasa değişikliğine tarihi, siyasi ve ahlakî gerekçelerle ‘HAYIR’ diyerek, irade birliğimizi ve kararlılığımızı göstermek gayesiyle bu çağrıyı yapıyoruz” dedi.
Kaya yaptığı yazılı açıklama ile; TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeleri devam eden ve başkanlık sistemini öngören anayasa değişikliği teklifine bir kez daha hayır diyeceklerini duyurdu.
Türkiye’nin dünyada örneği bulunmayan bir rejim değişikliği ile karşı karşıya olduğunu belirten Kaya şöyle dedi:
“Cumhurbaşkanlığı Sistemi denilerek yumuşatılmaya çalışılan bu rejim değişikliğinin amacı doğrudan ‘Tek Adam’ yönetimidir. İktidar, başlangıçta parlamenter sistemdeki kuvvetler ayırımının yeterli olmadığı gerekçesiyle, sert kuvvetler ayrılığı prensibine dayanan ‘Başkanlık Sistemi’ni savunuyordu.
Geldiğimiz noktada, iktidar kendi gerekçesini de yok sayarak, egemenliğin ‘Tek Adama’ devredildiği bir rejimi dayatmaktadır. Mevcut iktidar, başlangıçta Başkanlık, Yarı-Başkanlık veya Partili Cumhurbaşkanlığı sistemlerinden herhangi birine razı iken; yapılan düzenleme ile her üçündeki yönetim yetkilerinin tamamını talep etmekte ve her üçündeki denetim unsurlarını reddetmektedir.Ülkemiz içeride PKK, FETÖ ve DEAŞ terör örgütlerinden kaynaklı devasa sorunlarla boğuşmaktadır. Aynı şekilde ülkemiz dışarıda da Ortadoğu’daki etnik ve mezhepsel yangının etkisi altına girmektedir.”
Atilla Kaya, partili cumhurbaşkanı ile ilgili anayasa değişikliği teklifine eleştirilerini şöyle sürdürdü:
“Yapılan anayasa değişikliğinin bir büyük tehlikesi de Cumhurbaşkanının “Partili” olmasıdır. Partili demek, aynı zamanda ‘Taraf’ demektir. ‘Partili Cumhurbaşkanı’ taraf olacağına göre, O'nun kontrolüne girecek olan Yargı da taraf olacaktır.Yargının taraf olduğu hangi yönetim biçimi adil olabilmiş, hangi devlet ayakta kalabilmiştir?
Denetlenemeyen ve mukadderatı ‘Tek Adamın’ iki dudağının arasına hapsedilen bir Türkiye'de, zaten var olan toplumsal gerilim daha da pekişecek, ülkemizi ateşe atılmış bölge ülkelerinin akıbetine sürükleyecektir.” Milliyetçiliği ayaklar altına almakla övünenlerin, kendi ideolojileri ve çıkarları doğrultusunda yeni bir rejim inşa etmelerine ‘EVET’ demeyeceğiz.”