Referandum kıskacı

Terör saldırıları, ekonomik kriz ve dış politikadaki hataların sarmalındaki Türkiye şimdi de belirsizliğe hapsedildi

Başkanlık sistemini getiren anayasa değişikliğiyle ilgili referandum süreci, bir çok belirsizliği de beraberinde ülke gündemine taşıyacak. Olağanüstü hal şartlarında yapılacak referandum sürecinden, ekonomi ve dış politikanın da etkilenebileceği belirtilirken, siyasi olarak da birçok soru cevap bekliyor.


Türkiye’nin gündemindeki cevap bekleyen sorular şöyle:


Referandum süreci ne olur?


Türkiye, anayasa değişikliğinin Cumhurbaşkanı’nca onaylanmasının ardından iki ay sürecek bir referandum sürecine girecek. AKP-MHP bloğu ile Cumhurbaşkanı Erdoğan “evet” için yoğun bir kampanya yürütecek. CHP ise “hayır” için mücadele verecek. Türkiye, nisan ayı başlarında yapılması planlanan referanduma kilitlenecek, siyasi tansiyon yükselecek.


‘Evet’ çıkarsa ne olacak?


Türkiye’nin parlamenter rejimi değişecek ve başkanlık sistemine geçilecek. Partili cumhurbaşkanı dönemi başlayacak. Cumhurbaşkanı AKP’ye önce üye sonra Genel Başkan olacak. Erdoğan hemen Genel Başkan olmak isterse AKP, olağanüstü kongresini toplayabilir. Kulislerde bu senaryonun uygulanabileceği belirtiliyor. Erdoğan Genel Başkanlık için acele etmezse, AKP olağan kongre sürecini başlatacak. Bu durumda da Erdoğan, önümüzdeki yılın başlarında Genel Başkanlık koltuğuna oturabilecek.


Erken seçim olasılığı


Anayasa değişikliğinin kabul edilmesi halinde hemen “partili cumhurbaşkanı” uygulamasına geçilecek. Ancak cumhurbaşkanı birçok yetkisini ancak 3 Kasım 2019’da yapılması planlanan seçimlerden sonra kullanmaya başlayacak. Bu durumda Erdoğan, yetkilerini kullanmak için yaklaşık 20 ay gibi bir süre beklemek zorunda kalacak. 

 

Kabinede MHP’li bakanlar olacak mı?


AKP-MHP anayasa işbirliğinden sonra Başkent kulislerinde önümüzdeki günlerde bir kabine değişikliği olabileceği konuşuluyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, iddialar ilk gündeme geldiğinde “karanlıkta göz kırpmışlar” ifadesini kullanmıştı. Referandum sürecinde AKP ile birlikte görüntü vermek istemeyen Bahçeli’nin kabineye bakan vermeyeceği, ancak AKP içindeki MHP kökenlilerin kabineye alınarak MHP’ye bu yolla mesaj verileceği de dile getiriliyor.

 

Ekonomi ne olacak?


CHP’li Selin Sayek Böke, ekonominin AKP’nin 14 yıldır yarattığı düzenin ağır sonuçlarını yaşadığını söyledi. Ekonomideki kötüleşmenin artarak sürdüğünü vurgulayan Böke, “AKP’nin, doların ucuzluğu sayesinde yarattığı hormonlu büyüme masalı artık, siyasi belirsizlikle yaşanan kurlardaki bozulma, sıcak paranın gemiyi terk edişi ve ülke içindeki güvensizlik ortamıyla artan sorunlar nedeniyle artık sona ulaştı” dedi. Böke, ekonomideki kötü gidişe OHAL ve rejim değişikliği ısrarı ve referandum süreci de eklenince ciddi bir şekilde sürüklenmeyle karşı karşıya kaldığına işaret etti.


‘Hayır’ çıkarsa


REFERANDUM sonucu “hayır” olursa, başkanlık sisteminin gündemden tamamen kalkıp kalkmayacağı da merak konusu. Kulislerde halk tarafından reddedilen bir başkanlık sisteminin ülke gündeminden tamamen çıkacağı değerlendirmeleri yapılıyor. Bir başka görüş ise referandumdan “hayır” çıksa bile Erdoğan’ın bundan vazgeçmeyeceği şeklinde. AKP’nin referandumdan sonra yapılacak ilk seçimlerde Meclis’te anayasayı değiştirecek üçte iki çoğunluğu yakalamayı hedefleyip, başkanlık sistemini de yeniden revize ederek Meclis’ten geçirme ısrarını koruyacağı dile getiriliyor.

 

Hayır MHP'yi nasıl etkiler?


ANAYASA referandumundan “hayır” çıkması durumunda bundan en çok MHP’nin etkileneceği belirtiliyor. AKP ile yaptığı anayasa işbirliği nedeniyle parti tabanında oluşan rahatsızlıkların, sonucun “hayır” çıkması durumunda Bahçeli’nin koltuğuna kadar gelebilecek bir dalgaya dönüşebileceği ifade ediliyor.


Dış politikada ne olur?


TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi ve İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, referandum sonucunun dış politikayı etkileyeceğini belirterek, “Referandumdan başkanlığa ‘Hayır’ çıkarsa bu AKP’nin yürüttüğü dış politikaya da tek adam rejimine de ekonomi politikalarına da hepsine birden karşı cevap olacak” dedi. Böyle bir durumda Türkiye’nin bölgede yaptığı yanlışlardan dönme konusunda diğer ülkeler tarafından da geleneksel dış politikasına doğru itileceğini belirten Salıcı, “Türkiye Yurtta sulh, cihanda sulh politikasına doğru itilecek” değerlendirmesi yaptı.

Politika Haberleri

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul Programını Neden İptal Etti? Yazılı Açıklamayla Duyurdu
TBMM Adalet Komisyonu'nda 12. Yargı Paketi kabul edildi
AKP'li isimden 'siyasi transferlere' tepki: 'Seçimde görürüz'
Emniyet, vergi ve basın mevzuatındaki değişiklikler Meclis'ten geçti
CHP'li Balçova ve Seferihisar Belediyesi'ne operasyon: Başkanlar gözaltına alındı