*KÜRESELCİLER ve ULUSALCILAR*
Küreselciler
İle
Ulusalcılar,
Arasındaki gerilim,
Modern Dünya'nın,
En köklü
"*Kimlik*
Ve
*Düzen"*
Çatışmalarının kavgasından ibarettir..
Bu duruma felsefi bir perspektiften baktığımız da,
İnsanlığın varoluşundan beri,
Süregelen iki temel dürtünün,
Çatışması olarak okumamızda,
Bir yanlışlık olmaz;
*Bütünleşme arzusu ( *Logos*
*Kozmopolitizm)*
İle
*Yerel aidiyet ve güvenlik ihtiyacı*
( *Nomos*
*Tözcülük).*
Tröstler var,
Oligarklar var,
Bankalar var,
Silah var,
İlaç var,
Medya var,
Enerji var;
Dünya'yı bir masa gibi paylaşmışlar;
Biz de o masanın kenarında,
Kendilerinden;
Fikir edinen,
Emir bekleyen,
Düstür takınan,
Kırıntı toplayan;
Ellerindeki iplerin seyrine göre,
Oynayan kuklalarız..
Bu iki akımı tanımlayalım;
*Küreselciler (Globalistler)*
*Neyi Savunur?*
Küreselcilik,
Dünya'yı tek bir,
Birbiriyle bağlantılı sistem olarak görür
Ve
Uluslararası iş birliğini önceler..
Ekonomik Entegrasyon:
Serbest ticaret anlaşmalarını,
Gümrük vergilerinin kaldırılmasını
Ve
Sermayenin Dünya genelinde,
Özgürce dolaşımını savunurlar..
Uluslarüstü Kurumlar:
Sınır ötesi sorunların (iklim krizi,
Pandemiler,
Küresel finans) çözümü için,
BM,
NATO,
DSÖ,
IMF
Ve
AB
Gibi kurumların,
Yetkilerinin artırılması gerektiğini düşünürler..
Açık Sınırlar ve Göç:
İnsanların,
Fikirlerin
Ve
Kültürlerin serbestçe yer değiştirmesinin,
Dünya'yı zenginleştirdiğine inanırlar..
Çok Kültürlülük:
Ulusal kimlikler yerine,
Evrensel insan haklarını
Ve
Küresel vatandaşlık bilincini,
Ön plana çıkarırlar..
*Ulusalcılar*
(Milliyetçiler,
Egemenlik Yanlıları)
*Neyi Savunurlar?*
Ulusalcılık,
Bir devletin kendi kaderini tayin etme hakkını,
Yerel kültürünü
Ve
Vatandaşlarının çıkarlarını her şeyin üstünde tutarlar..
Ulus-Devlet Egemenliği:
En üst karar merciinin uluslararası örgütler değil,
Halkın seçtiği ulusal hükümetler olması gerektiğini savunurlar .
Korumacı Ekonomi:
Yerli üretimi,
Yerel çiftçiyi
Ve
İşçiyi korumak için,
Gümrük vergilerini
Ve de
Stratejik ekonomik kısıtlamaları desteklerler..
Sınır Güvenliği
Ve
Kontrollü Göç:
Ülkenin güvenliği,
Demografik yapısı
Ve
Ekonomik dengesi için,
Sınırların sıkı bir şekilde,
Kontrol edilmesi gerektiğini,
Söylerler..
Milli Kimlik
Ve
Kültür:
Küresel kültürün,
Yerel değerleri erittiğini savunarak,
Tarihi,
Dini
Ve
Milli geleneklerin,
Korunmasına odaklanırlar..
Diyeceğim odur ki;
Bu tartışma günümüzde,
Ticaret savaşlarından,
İklim anlaşmalarına,
Göçmen politikalarından,
Uluslararası kuruluşların meşruiyetine kadar,
Pek çok jeopolitik krizin,
Temelini oluşturmaktadır
Ve
Günümüzdeki bütün Avrupa
Ve
İskandinav Ülkelerindeki sokak kavgalarının temelinde de,
Bu iki ayrışmalı fikrin,
Kamplaşmış ayak izlerini,
Görmek mümkündür..
Ekonomik Neticeler
İle
Ticaret Savaşları;
Küreselcilik
İle,
Ulusalcılık
Arasındaki,
En sert çatışmalar,
Ekonomik politikalar da,
Özellikle de,
Üretim lokasyonları
Ve
Gümrük vergileri üzerinde yaşanır..
Küreselci Ekonomik Yaklaşım:
Şirketlerin üretimi en ucuz maliyetli ülkelere (örneğin Asya ülkelerine) kaydırmasını destekler.
Bu durum batılı ülkelerde,
Ucuz tüketim malı erişimi sağlarken,
Gelişmekte olan ülkelere sermaye aktarır.
Ancak gelişmiş ülkelerdeki,
Mavi yakalı (fabrika) iş kollarının,
Yok olmasına yol açabilmete..
Ulusalcı Ekonomik Yaklaşım:
Yerli sanayiyi korumak için,
İthal ürünlere yüksek gümrük vergileri (tarife) koyar.
Amaç, üretimi ülke içine geri getirmek
Ve
İstihdam yaratmaktır.
Ancak bu durum ithal ham maddelere bağımlı sektörlerde,
Maliyetleri artırır
Ve de
Tüketiciler için,
Enflasyona (fiyat artışlarına) neden olabilir..
Küresel Entegrasyon: Dünyayı devasa bir fabrika olarak görür.
Bir teknoloji ürünü tasarlanırken,
Parçaları 10 farklı ülkeden gelebilir.
Bu sistem barış dönemlerinde,
Cok verimlidir,
Ancak kriz anlarında kırılgandır..
Kendi Kendine Yetebilme (Otarşi):
Ulusalcılar;
Gıda,
İlaç,
Enerji
Ve
Savunma sanayisi gibi stratejik sektörlerin,
Tamamen yerli olmasını savunur.
Pandemi
Veya
Savaş gibi küresel krizlerde,
Tedarik zinciri kopsa bile,
Ülkenin ayakta kalmasını hedeflerler..
Bu iki ideolojinin çatışması,
Modern demokrasilerdeki geleneksel;
*"Sağ-Sol"* ayrımını değiştirerek,
Siyaseti;
"Açık (Küreselci)
Ve
Kapalı (Ulusalcı)"
Eksenine taşımıştır..
☆
Kâinat devasa bir sahne,
İşıklar loş,
İnsan dedikleri bir gölge,
Peşinde koş.
Cepte üç beş kuruş,
Akılda binbir hile,
Sorsan herkes feylesof,
Lakin idrak boş..
*
Gün, ışık saça????