Hiçbir suyun derinliğini,
İki ayağımızla,
Birden yoklamayalım..
Kederde de
Ve
Mutlulukta da,
“Bu da geçer” demeyi
Ve ya
Hatırlanmasını unutmayalım..
Her durum da;
“Daha fazlası,
Daha iyidir”
Diye bir düşünceyle,
Kendimize zorluk oluşturabiliriz..
“Her gecenin,
Bir sabahı olduğunu”
Daima hatırlayalım..
Hayat maçını kaybettiren golleri,
En çok,
“Kendimizi en güçlü hissettiğiniz anlarda”
Yiyebileciğimizi aklımızdan çıkarmayalım..
Konuşmaya başlamadan önce,
Şu dört cümleyi
Ve ya
Dört hususu anımsayalım lütfen;
A- Söylediklerimin gereği var mı?
B- Anlattıklarım iyilik
Ve ya
Şefkat içeriyor mu?
C- Söylediklerim birini incitiyor mu?
D- Söz ettiklerim,
Sessizliği bozacak kadar,
Değerli mi?
Huzurlu bir yaşam için,
Dinleten değil dinleyen,
Yargılayan değil anlayan,
Eleştiren değil hoş gören
Ve
Kavga eden değil,
Affeden olalım..
Hakiki dost;
İyi günde davetle
Ve
Kötü günde de,
Kendiliğinden gelendir..
Yıllarımızı nasıl geçirdiğimiz,
''O yıllarımızın içine,
Ne kadar çok hatırlanabilir
Ve
Güzel an ile,
Anı sığdırdığımız'';
Bizim kaç yıl yaşadığımızdan,
Çok daha önemli ayrıntılarıdır..
Kaybettiklerimizin, bazen,
Kazancının da olabileceğini,
Unutmamamız gerektir..
Mutluluk;
Küçük şeyleri,
Büyük fırsatlara çevirebilme becerisidir..
Sabır öfkeden
Ve
Nezaket de,
Nefretten evladır..
Basit
Ve
Anlaşılabilir şekilde,
İfade edemiyorsak eğer,
Yeteri kadar anlamamışız demektir..
Her tohum,
Kendi toprağında yeşerir.
Tohum çiçeğini
Ve
Çiçek de,
Meyvesini göremez..
Geçmiş pişmanlık,
Gelecek endişedir
Ve
Huzur ise,
Sadece şu andadır..
☆
"Takdirden gelene,
Tedbir kılınmaz.."
*
Hevesli gün ola????????